Table Of ContentTÜRKİYE’YE YÖNELİK TÜRKMEN GÖÇÜ
VE TÜRKİYE’DEKİ TÜRKMEN VARLIĞI
KOMŞULUKTAN
STRATEJİK İŞBİRLİĞİNE:
TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ
TURKMENS' MIGRATION TOWARDS TURKEY
AND TURKMEN POPULATION IN TURKEY
ОТ СОСЕДСТВА К СТРАТЕГИЧЕСКОМУ
СОТРУДНИЧЕСТВУ:
ТУРЕЦКО-РОССИЙСКИЕ ОТНОШЕНИЯ
#4-+% 5ـ)1 ن#/-+&.ا ة+ـ(ـ2
TURKISH-RUSSIAN RELATIONS: FROM
#4-+% 6, 61#/-+&.ا د5ـ'5.او
NEIGHBORHOOD TO STRATEGIC
COOPERATION
Rapor No: 19
Eylül 2010
ORSAM Rapor No: 18
ORSAM Avrasya Stratejileri Rapor No: 3
Mayıs 2010
ISBN: 978-605-5330-65-1 ISBN: 978-605-5330-64-4
© 2010
© 2010 Bu raporun içeriğinin telif hakları ORSAM'a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek
Bu raporun içeriğinin telif hakları ORSAM'a ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak makul alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz,
kısmen yapılacak makul alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, yeniden yayımlanamaz. Bu raporda yer alan değerlendirmeler yazarına aittir; ORSAM’ın kurumsal görüşünü yansıtmamaktadır.
yeniden yayımlanamaz. Bu raporda yer alan değerlendirmeler yazarına aittir; ORSAM’ın kurumsal görüşünü yansıtmamaktadır.
Stratejİk Bİlgİ Yönetİmİ, Özgür Düşünce Üretİmİ
ORSAM
ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
Tarihçe
Türkiye’de eksikliği hissedilmeye başlayan Ortadoğu araştırmaları konusunda kamuoyunun ve
dış politika çevrelerinin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla, 1 Ocak 2009 tarihinde Ortado-
ğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) kurulmuştur. Kısa sürede yapılanan kurum, çalış-
malarını Ortadoğu özelinde yoğunlaştırmıştır.
Ortadoğu’ya Bakış
Ortadoğu’nun iç içe geçmiş birçok sorunu barındırdığı bir gerçektir. Ancak, ne Ortadoğu ne de
halkları, olumsuzluklarla özdeşleştirilmiş bir imaja mahkûm edilmemelidir. Ortadoğu ülkeleri,
halklarından aldıkları güçle ve iç dinamiklerini seferber ederek barışçıl bir kalkınma seferber-
liği başlatacak potansiyele sahiptir. Bölge halklarının bir arada yaşama iradesine, devletlerin
egemenlik haklarına, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine saygı, gerek ülkeler arasında gerek
ulusal ölçekte kalıcı barışın ve huzurun temin edilmesinin ön şartıdır. Ortadoğu’daki sorunla-
rın kavranmasında adil ve gerçekçi çözümler üzerinde durulması, uzlaşmacı inisiyatifleri ce-
saretlendirecektir. Sözkonusu çerçevede, Türkiye, yakın çevresinde bölgesel istikrar ve refahın
kök salması için yapıcı katkılarını sürdürmelidir. Cepheleşen eksenlere dâhil olmadan, taraflar
arasında diyalogun tesisini kolaylaştırmaya devam etmesi, tutarlı ve uzlaştırıcı politikalarıyla
sağladığı uluslararası desteği en etkili biçimde değerlendirebilmesi, bölge devletlerinin ve halk-
larının ortak menfaatidir.
Bir Düşünce Kuruluşu Olarak ORSAM’ın Çalışmaları
ORSAM, Ortadoğu algılamasına uygun olarak, uluslararası politika konularının daha sağlıklı
kavranması ve uygun pozisyonların alınabilmesi amacıyla, kamuoyunu ve karar alma mekaniz-
malarına aydınlatıcı bilgiler sunar. Farklı hareket seçenekleri içeren fikirler üretir. Etkin çözüm
önerileri oluşturabilmek için farklı disiplinlerden gelen, alanında yetkin araştırmacıların ve en-
telektüellerin nitelikli çalışmalarını teşvik eder. ORSAM, bölgesel gelişmeleri ve trendleri titizlikle
irdeleyerek ilgililere ulaştırabilen güçlü bir yayım kapasitesine sahiptir. ORSAM; web sitesiyle,
aylık Ortadoğu Analiz ve altı aylık Ortadoğu Etütleri dergileriyle, analizleriyle, raporlarıyla ve
kitaplarıyla, ulusal ve uluslararası ölçekte Ortadoğu literatürünün gelişimini desteklemektedir.
Bölge ülkelerinden devlet adamlarının, bürokratların, akademisyenlerin, stratejistlerin, gazete-
cilerin, işadamlarının ve STK temsilcilerinin Türkiye’de konuk edilmesini kolaylaştırarak, bilgi
ve düşüncelerin gerek Türkiye gerek dünya kamuoyuyla paylaşılmasını sağlamaktadır.
İçindekiler
Sunuş ........................................................................................................................................................... 4
Giriş .............................................................................................................................................................. 5
1. Bölüm: Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçü ...................................................................................... 7
1.1. Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçünü Etkileyen Tarihsel Sebepler ............................ 7
1.2. Siyasal ve Sosyal Sebepler ................................................................................................... 9
1.3. Türkiye’de Yaşayan Türkmenlerin Toplumsal Yapısı ..................................................... 12
2. Bölüm: Türkiye’deki Türkmen Kuruluşları ....................................................................................... 17
2.1. Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği (ITKYD) ............................................... 17
2.1.1. ITKYD Ankara Şubesi ............................................................................................ 18
2.1.2. ITKYD Konya Şubesi .............................................................................................. 19
2.1.3. ITKYD İzmir Şubesi ............................................................................................... 20
2.2. Türkmen Aydınlar Derneği ................................................................................................ 20
2.3. Antalya Irak Türkmen Birliği ve Dayanışma Derneği ................................................... 20
2.4. Türkmeneli İnsan Hakları Derneği ................................................................................... 21
2.5. Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği (ITKAD) ............................................. 21
2.6. Irak Türkleri Adalet Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ITYAD) ......................... 22
2.7. Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı (TİKV) .................................................................. 22
2.8. Kerkük Vakfı .......................................................................................................................... 23
2.9. İhsan Doğramacı Erbil Vakfı .............................................................................................. 23
2.10. Türkmen Danışma Meclisi ............................................................................................... 24
3. Bölüm: Türkiye’de Türkmen Medyası ................................................................................................ 24
3.1. Kerkük Haber Ajansı ........................................................................................................... 25
3.2. Türkmen Basın Konseyi ...................................................................................................... 25
3.3. Türkmenlerle ilgili İnternet Siteleri .................................................................................. 26
3.4. Türkmenlerle İlgili Kitaplar ve Dergiler ........................................................................... 28
3.4.1. Kitaplar..................................................................................................................... 28
3.4.2. Dergiler..................................................................................................................... 32
4. Sonuç ........................................................................................................................................................ 33
Ekler :
Ek–1: Türkiye’de Yaşayan Türkmenlerin Yerleşim Bölgeleri ....................................................................... 35
Ek–2: Proje Kapsamında Mülakat Yapılan Kimseler ................................................................................... 36
Sunuş
Göç çalışmaları, dünyada özellikle akademik çevrelerde giderek daha yoğun biçimde ilgi gören bir alandır.
Batı’nın Doğu’dan aldığı yoğun göçü inceleme, anlama, yönlendirme ve önleme çabası, göç çalışmalarını
her açıdan teşvik eden başlıca nedendir. Göç yollarının kavşak noktasında bulunan Türkiye’de ise bu
konu Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde daha popüler bir hal almıştır. Oysa iç ve dış göçün ülkemiz
üzerinde oldukça karmaşık ve derinlemesine sosyal, siyasi, ekonomik ve güvenlik etkileri vardır. Üstelik
Türkiye, binlerce yıldır göçlerin kavşak noktası olan bir coğrafya üzerindedir. Bu nedenle de Türkiye’de
AB süreci gibi dinamiklere bağımlı kalmadan kapsamlı göç çalışmaları yapılması gerekmektedir.
ORSAM bu düşünceyle, önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yönelik Ortadoğu kaynaklı göçün
dinamiklerini inceleyen çalışmalar yayınlayacaktır. Çalışmaların ilk halkasını, komşumuz Irak ve Iraklı
Türkmenler oluşturmaktadır.
Görüş ve önerileri almak için yaklaşık 3 ay internet sitemizde taslak metnini yayınladığımız “Türkiye’ye
Yönelik Türkmen Göçü ve Türkiye’deki Türkmen Varlığı” isimli bu raporumuzda, Irak’ın kuruluşundan
günümüze kadar Türkiye’ye yönelik gerçekleşen Türkmen göçü ve Türkiye’de oluşan Türkmen varlığı
irdelenmiştir. ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman tarafından Türkiye’deki Türkmen kuruluşlarında
yapılan arşiv çalışmaları ve mülakatlar ışığında hazırlanan bu rapor 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci
bölümde Türkiye’ye yönelik Türkmen göçünün arka planı incelenmektedir. Süreci etkileyen tarihsel,
sosyal ve siyasal nedenler aydınlatılarak göçün arttığı dönemler, tercih edilen yerleşim alanları,
Türkiye’nin tercih edilme nedenleri gibi konular ele alınmaktadır. Ardından Türkiye’deki Türkmen
toplumunun yapısına, Türkmenlerin Irak’ın hangi vilayetlerinden geldiklerine, medeni hallerine ve
Türkiye’ye entegrasyon süreçlerine dair ilginç detaylara yer verilmektedir. Türkmenlerin Türkiye’ye
entegrasyon süreçleri konusunda değerli veriler paylaşılmaktadır.
Raporun ikinci bölümünde, Türkiye’deki Türkmen kuruluşlarının kuruluş amaçları ve faaliyetleri
anlatılmaktadır. Bu bölüm, tüm Türkmen kuruluşlarını kapsaması nedeniyle özelikle Türkmen toplumu
dışındaki ilgililer için derli toplu veriler sunmaktadır. Türkiye’de Türkmenler tarafından kurulan sivil
toplum kuruluşlarının gelişim seyri, ilgilendikleri konular ve yöneticileri hakkında birinci elden alınmış
bilgiler verilmektedir.
Raporun üçüncü bölümünde incelenen Türkmen medyası, üzerinde titizlikle durulması gereken bir
konudur. Çünkü raporda da görüleceği üzere, bu konuda yeterince güçlü bir medya altyapısından
bahsetmek halen mümkün değildir. Umarız, Türkmen medyasının profesyonelleşme ve kurumsallaşma
noktasındaki eksikleri yakın zamanda giderilebilir. Bu bölümde ayrıca, Türkmen toplumunun meselelerini
konu alan ve Türkiye içinden-dışından yönetilen internet sitelerinin bir dökümü yer almaktadır. Aynı
bölümünde, Türkmen siyaseti, edebiyatı, kültürü ve benzer konularda Türkçe yayınlanmış kitapların
listesi de verilmektedir. İleride yapılacak çalışmalarla farklı dillerdeki kitap, makale ve benzer yapıtların
da bu listeye eklenmesi mümkündür.
Raporun sonuç bölümünde önemli tespit ve önerilere yer verilmektedir. Bunlar arasında en önemlisi
kuşkusuz, Türkmen kurum ve kuruluşlarının ortak bir çatı altında toplanarak aralarındaki işbirliğini
artırmaları, ortak hedefler belirleyerek toplumun maddi ve manevi kaynaklarını bu amaçlar için seferber
edebilme ihtiyaçlarıdır. Şüphesiz bunun olup olmayacağı ya da nasıl olacağı konusunda karar verecek
olan Türkmen toplumunun kendisidir. Ancak unutulmamalıdır ki, Irak’ta ve bölgemizde yaşanan
gelişmelerinin baş döndürücü hızı, karar alma süreçlerinin zaman kaybını hoş görmeyecektir.
Her eser ve çalışma gibi bu raporun da eksikleri olabilir. Yeni çalışmalarda eksiklerin giderilmesinin,
okurlarımızdan gelecek görüş ve önerilere bağlı olduğu düşüncesindeyiz. Raporun hazırlanması sırasında
bilgi ve belgelerini paylaşan Türkmen kuruluşlarıyla, değerli görüşleriyle çalışmaya katkıda bulunan
herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu çalışmamızın, Türkiye’de Türkmen göçü üzerine daha kapsamlı
ve farklı boyutlara ışık tutan zengin akademik araştırmalar yapılmasını teşvik etmesini arzu ediyoruz.
Saygılarımla,
Hasan Kanbolat
ORSAM Başkanı
Rapor No 19, Eylül 2010
ORSAM
Hazırlayan:
Bilgay Duman,
ORSAM Ortadoğu Uzmanı
TÜRKİYE’YE YÖNELİK TÜRKMEN GÖÇÜ
VE TÜRKİYE’DEKİ TÜRKMEN VARLIĞI
Özet
* Türkiye’ye yönelik Türkmen göçü, Irak’ın kurulusundan bugüne kadar devam eden ve devam etmesi
beklenen bir süreç olarak karsımıza çıkmaktadır. Kriz dönemleri yoğun olmakla birlikte, Türkmen gö-
çünün süreklilik arz ettiği söylenebilir. Türkiye’de Türkmenler, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere
İzmir, Konya ve Antalya’da yoğun olarak yasamaktadır.
* Türkiye’ye yönelik Türkmen göçü farklı özelliklere sahiptir. Özellikle kriz dönemlerinde toplu göçler
yaşanırken, zaman zaman bireysel ve kaçak göçler de görülmektedir. 1990’dan önce Türkiye’ye göç
eden Türkmenler genellikle bireysel ve küçük gruplar halinde gelmiştir.
* Irak’taki rejimlerin Türkmenlere yönelik baskıcı politikalarıyla birlikte, Irak’taki savaş ve çatışma
dönemleri, Türkmen göçünü tetikleyen en büyük etkenler olarak gösterilebilir. Bu göçün Türkiye’ye yö-
nelmesindeki en önemli sebepler ise, Irak’ta yasayan Türkmenlerin Türkiye’de çok sayıda akrabasının
bulunması, Türkiye’nin Osmanlı mirası topraklar üzerinde kurulması, sınırın hemen ötesinde dili,
dini, kültürü, gelenek ve görenekleri aynı olan bir devletin olması, Türkiye’nin Türk soylulara göster-
diği ilgi olarak ifade edilebilir.
* Öte yandan Türkmenlerin savasın getirdiği şartlar neticesinde, istihdam, daha iyi bir gelir ve zengin-
lik elde etmek amacıyla da Türkiye’ye göç ettikleri bilinmektedir. Ülkedeki siyasi baskının, başka se-
beplere de yol açtığı ve bu nedenlerle Türkmenlerin yurt dışına göç ettiği bilinmektedir. Özellikle Türk-
menler, Türkçe eğitim alamama, kamu sektöründeki islerden uzak tutulma, çalışılan işlerde etnik
ayrımcılık yapılması, ekonomik olarak zor şartlarda çalışma gibi nedenlerle Türkiye’ye göç etmektedir.
* Diğer taraftan Türkiye’deki yasal prosedürlerin Türk soylu yabancılara kolaylık sağlaması Türkmen
göçünü arttıran nedenlerden biri olarak gösterilebilir.
* Türkiye sadece Türk soylu yabancılara sağladığı kolaylıklar açısından değil, bir geçiş ülkesi olmasın-
dan dolayı da önem taşımaktadır. Daha önce anlatıldığı gibi Türkiye’nin sadece Avrupa ülkelerinden
sığınmacı ve mülteci kabul etmesi, Türkmenlerin üçüncü ülkeye iltica etmeleri ve Türkiye üzerinden
yasal olmayan yollarla da Avrupa’ya geçmeleri açısından kolaylaştırıcı bir rol oynamaktadır.
* Yapılan incelemelere göre, Türkiye’de yasayan Türkmenlerin yaklaşık yüzde 87’si Kerküklüdür. Bu
durum, Türkiye’de geçmişten bugüne kadar Irak Türklerinin “Kerkük Türkleri” olarak algılanmasını
anlaşılabilir kılmaktadır.
* Türkiye’de yaşayan Türkmenlerin toplumsal yapısı incelenirken dikkate alınması gereken en önemli
verilerden biri de kadın-erkek oranıdır. Buna göre Türkiye’ye göç eden Türkmenlerin yüzde 80’den
5
ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
fazlası erkektir. Diğer taraftan Türkiye’ye bekâr olarak gelen Türkmen erkeklerin genellikle Türki-
yeli bir kadınla evlendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Yapılan görüşmeler sonucu elde edilen
verilere göre, Türkiye’ye gelen her 10 bekâr Türkmen erkekten 8’i Türkiyeli bir kadınla evlenmiştir.
Aynı zamanda Türkiye’ye gelen bekâr Türkmen kadınların da Türkiyeli erkeklerle evlendiği bilin-
mektedir. Buradan hareketle Türkiye’de doğan ya da Türkiye’ye küçük yaşta gelen Türkmenlerin
“Türkiyelileştiği” ifade edilebilir.
* Türkiye’de yaşayan Türkmenlerin en çok ticaretle uğraştıkları bilinmekle birlikte, okuma yazma
oranı Irak ortalamasının üstündedir.
* Türkiye’ye yönelik Türkmen göçüyle birlikte, Türkiye’de yerleşik bir Türkmen toplumu oluşmuş-
tur. Bu toplum hem bölgedeki akrabalarının sorunlarıyla ilgilenmek hem de aralarındaki iletişimi
güçlendirmek için çeşitli kuruluşlar kurmuştur.
* 1990 yılına kadar sadece, 1959’da kurulan Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin
(ITKYD) çatısı altında yürütülen faaliyetler, daha sonra birçok kuruluşun oluşturulmasıyla de-
vam etmiştir. Yeni kuruluşların yönetim kadrolarına bakıldığında daha önce ITKYD’de görev al-
mış kişilerden oluştuğu görülmektedir. Diğer taraftan kuruluş amacı kültürel ve sosyal faaliyetler
yürütmek olsa da 1991’e kadar siyasetten kültüre kadar bütün Türkmen faaliyetlerinin ITKYD
tarafından yürütüldüğünü söylemek mümkündür.
Giriş bağın dönem dönem zayıflasa da hiçbir zaman
kopmadığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Irak devleti kurulduğundan bu yana burada ya-
şayan Türkmenler, çeşitli dönemlerde ve farklı Irak devleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuru-
sebeplerden dolayı, zaman zaman bireysel ola- luşundan bu yana geçen yaklaşık doksan yıllık
rak zaman zaman da toplu şekilde Irak’a sınır süreç içerisinde Türkiye’de büyük bir Türkmen
komşusu olan ve anavatan olarak gördükleri varlığı oluşmuş ve bu varlık Türkiye’nin Irak’a
yönelik politikasında bir etken teşkil etmiştir.
Türkiye’ye göç etmiş, yerleşmiş, vatandaşlık
Özellikle ABD’nin Irak işgalinden sonraki sü-
almış, Türkiye üzerinden Batı ülkelere iltica
reç içerisinde Türkiye’nin Irak politikasındaki
etmeye çalışmıştır. Zamanla Türkiye’de önem-
Türkmen faktörü daha da ön plana çıkmıştır.
li bir Türkmen varlığı oluşmuştur. Türkiye ve
Bu noktada Türkiye’de yaşayan Türkmen sayı-
Türkmenler arasındaki güçlü tarihsel, etnik,
sının ortaya çıkarılması, bu nüfusun toplum-
dinsel ve kültürel bağlar, her iki tarafa da dö-
sal yapısının incelenmesi doğrultusunda milli
nemsel olarak çeşitli avantajlar sağladığı gibi,
kimliklerine bağlılıktaki bilinç seviyesinin or-
dezavantajlar da yaratmıştır. Irak’taki rejim-
taya çıkarılması, Türkiye’deki Türkmen kuru-
ler tarafından Türkiye, Türkmenleri korumak,
luşlarının durumu ve faaliyetlerinin Irak’taki
yönlendirmek ve onları ajan olarak kullanmak;
Türkmen politikasına katkısı ve bu faaliyetlerin
Türkmenler de Türkiye’nin politikalarının
Türkmenlik ve Iraklılık kimliğine yönelik bilin-
Irak’taki aracı olmak ve Türkiye’ye tabi olmak
ce etkisi ile Türkiye’deki karar alıcı mekanizma-
gibi suçlamalara maruz kalmıştır. Bu suçlama- larını etkileme kapasitesine sahip bir Türkmen
lara rağmen Türkiye ve Türkmenler arasındaki topluluğunun olup olmadığının incelenmesi
6 www.orsam.org.tr
Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçü ve Türkiye’deki Türkmen Varlığı
Irak’taki Türkmen varlığı ile yurt dışında yaşa- vatandaşı olmaları, Türkiye’de ikamet etmele-
yan Türkmenlere örnek olma ve Türkmenlerin ri, çalışma izni almaları konusunda kolaylıklar
birlikte çalışabilme kapasitesi açısından olduğu sağlamıştır. Bu ayrıcalıklar 1951 Sözleşmesi im-
gibi Türkiye’nin Irak politikasının belirlenmesi zalandıktan sonra da devam etmiş, ancak Tür-
noktasında da faydalı olacaktır. kiye sözleşmeye koyduğu çekinceyle Avrupa
ülkelerinin haricinden mülteci ve sığınmacı ka-
Çalışmamız literatür taraması, yetkili makam- bul etmemiştir. Diğer taraftan Türkiye, 1994’te
lardan bilgi toplama ve Türkmenlerle birebir Avrupalılar gibi Avrupalı olmayan sığınmacıla-
görüşülerek ortaya çıkarılmıştır. Yapılan çalış- rın da girişlerini ve hukuksal durumlarını içe-
ma üç temel konuya indirgenmiştir. İlk olarak ren bir sığınma yönetmeliğini kabul etmiştir.1
Türkmenlerin toplumsal yapısı incelenmiş, Bu yönetmelikle, Türkiye’ye Avrupa dışındaki
Türkmen göçünün tarihsel ve toplumsal se- ülkelerden gelenler mülteci statüsünde değil,
bepleri, göç dönemleri, göç ve yerleşim böl- sığınmacı statüsünde kabul edilmiştir. Böylece,
geleri, Türkmen kimliğine bağlılık ve asimile Avrupa sınırları dışındaki ülkelerden gelen sı-
olma durumu, göç hareketlerinin devam seyri ğınmacılara birtakım sosyal haklar verilmiştir.
ve göç eden Türkmenlerin sayısal oranları or- Yönetmeliğe göre, Türkiye’ye Avrupa dışından
taya konmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise, gelen kişilerin sığınmacı başvuruları kabul edil-
Türkmenlerin birlikte hareket edebilme potan- mekte ve daha sonra üçüncü bir ülkeye mülteci
siyelleri ve ülkedeki karar alma mekanizmaları olarak yerleştirilmektedir.
açısında etkili olan/olabilecek Türkmen kuru-
luşları hakkında bir araştırma yapılmış, bu ku- Öte yandan yapılan ikili anlaşmalarla da Av-
ruluşlar hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca med- rupa devletlerinin dışındaki bazı ülkelerin va-
yanın lobi faaliyetleri üzerindeki etkisi de göz tandaşlarına Türkiye’de ikamet etme ve çalışma
önünde tutularak, Türkmen medya kuruluşları, konusunda kolaylıklar sağlanmıştır. Örneğin
Türkmenler hakkında çıkan kitap ve dergiler ile 1932 yılında Türkiye ve Irak arasında imzala-
internet siteleri araştırılmış ve Türkmenlerin nan anlaşma neticesinde iki ülke vatandaşları-
Türk medyasında ne ölçüde yer aldığı incelen- na karşılıklı olarak ikamet ve çalışma konusun-
meye çalışılmıştır. da ayrıcalıklar tanınmıştır. Türkiye-Irak İkamet
Sözleşmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce
1. Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçü 4 Haziran 1932 tarihinde 2003 sayılı kanunla
onaylanmış, 6 Temmuz 1933 tarihinde yürür-
1.1. Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçünü Et- lüğe girmiştir. Böylece Irak’ta yaşayan Türk-
kileyen Tarihsel Olgular menlerin Türkiye’ye gelişi kolaylaşmış, Türkiye
ile komşu Irak arasında geliş gidişler artmıştır.
1920’lerden günümüze kadar Osmanlı ba- Irak vatandaşlarının kimliğini muhafaza ede-
kiyesi toplulukların Türkiye’ye göçü devam rek Türkiye’de oturma, çalışma, iş kurabilme,
etmiş, çeşitli dönemlerde toplu göçler yaşa- mal mülk edinme, ticaret yapma ve çocukları-
nırken, zaman zaman da kaçak ve bireysel na Türkiye’de eğitim aldırmaları gibi imkânlar
yollarla Türkiye’ye giriş yapılmaya çalışılmış- sağlanmıştır. Bu noktada birçok Irak vatandaşı
tır. Türkiye’nin de bazı çekincelerle imzaladığı Türkmen’in Türkiye’ye geldiği bilinmektedir.
1951 Cenevre Sözleşmesi mülteci hukuku dü-
zenlemeleri açısından bir ilk sayılabilir. Sözleş- Diğer taraftan 1946’da imzalanan Türkiye
me öncesinde mültecilere yönelik hukuk ku- ile Irak Arasında Dostluk ve İyi Komşuluk
ralları daha çok teamüllerden veya bazı önemli Antlaşması’na eklenen Eğitim, Öğretim ve Kül-
ülkelerin iç hukukuna dayanan hukuksal dü- tür İşbirliği Protokolü neticesinde, Irak okulla-
zenlemelerden oluşmuştur. Türkiye’ye özellik- rının verdiği diplomaların Türkiye’de geçerlilik
le Türk soylu yabancı ülke vatandaşlarına bazı kazanmasıyla birlikte Türkmenler, bu tarihten
ayrıcalıklar tanımış ve Türkiye Cumhuriyeti sonra Türkiye’ye yoğun olarak gelmeye başla-
www.orsam.org.tr 7
ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
mıştır. O dönemde İstanbul Teknik Üniver- Bu hareketler ve Baas rejiminin artan baskısı
sitesi ile Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler nedeniyle birçok Türkmen’in Türkiye’ye göç et-
Fakültesi’nin dışındaki üniversitelere sınavsız tiği bilinmektedir.
girilmesi, Türkmen öğrencilerin Türkiye’ye ge-
lişini kolaylaştırmıştır. Ancak özelikle 1950 ve 1980’de başlayan Irak-İran savaşı neticesinde
1960’lı yıllarda Türkiye’ye gelen öğrencilerin Irak’ın sınırlarını kapatması ve eli silah tutan
Irak’ta üniversiteye girmek için yeterli ortala- herkesin silah altına alınması nedeniyle Irak’tan
mayı tutturamayan zengin ailelerin çocukları yurt dışına çıkış neredeyse durma noktasına
olduğu bilinmektedir. Öte yandan Türkmen- gelmiş, yine de yurt dışına kaçak göç bireysel
lerin dil konusunda da yetersiz kalması ve ve küçük topluluklar halinde sürmüştür. Irak-
Arapça’yı yeterli derecede öğrenememelerinin, İran savaşının sürdüğü 1980-88 yılları arasında
Türkiye’ye yönelik öğrenci hareketinde etkili Türkiye de Irak sınırı kapatmış ve bölgesel ola-
olduğu söylenebilir. rak Irak-İran dengesini korumaya çalışmıştır.
Yine de bu dönemde Türkiye’ye kaçak girişlerin
1950’lerin sonlarına doğru Irak’taki siyasi süreç yapıldığı bilinmektedir. Ayrıca Türkiye sınırına
parçalanmaya başlamış, iktidar mücadelesi ön nazaran İran sınırının daha korunaksız olma-
plana çıkmıştır. Diğer taraftan Arap dünyasın- sı, Türkiye’ye göç edemeyen birçok Türkmen’i
da da Nasırcılığın yükselişe geçmesine bağlı İran’a yönlendirmiştir. 1980’den sonra İran’a
olarak Arap milliyetçiliğinin artması Irak’ı et- giden Türkmenlerin Türkiye’deki Irak Türkleri
kilemiş ve Irak’taki Arap olmayan unsurları ra- Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin vasıtasıyla
hatsız etmiştir. Bu rahatsızlık Türkmenlere de Türkiye’ye getirttirildiği bilinmektedir. Ancak
yansımış ve göç hareketlerini arttıran bir faktör Türkiye’ye getirilen Türkmenlerin sayısına iliş-
olarak ortaya çıkmıştır. 1959’da Türkmenlere kin bir veriye ulaşılamamıştır.
yönelik Kerkük’te gerçekleştirilen katliamın da
Türkmenlerde bir travma yarattığı bilinmekte- Irak-İran savaşının etkileri ve savaş nedeniyle
dir. Bu nedenle Türkmenlerin Türkiye’ye geliş verilen kayıplar, kaybedilen insan gücü nede-
sürecinin hızlandığını söylemek yanlış olma- niyle, Irak’ta yurt dışına çıkış yasağı devam et-
yacaktır. 1968’de Baas Partisi’nin Irak’ta ikinci miş, ancak kaçak yollarla yurt dışına çıkılmış-
kez iktidara gelmesiyle Arap olmayan unsurla- tır. 1990’daki Körfez Savaşı Krizi ve sonrasında
ra yönelik baskı artmıştır. Artan baskı ve Kürt yaşananlar Türkmenlerin tarihte neredeyse ilk
grupların ayrılıkçı isyanlarına karşı başlatılan kez toplu olarak göç etmesine neden olmuştur.
mücadelenin zararını Türkmenler de görmüş Yurt dışına göç eden Türkmenlerin yaklaşık
ve Türkmenler üzerinde de büyük baskı yara- yüzde 80’inin 1991’den sonra Irak’ı terk ettiği
tılmıştır. Bu baskı nedeniyle silahlı mücadele bilinmektedir.2 Bilindiği üzere Irak’ın Kuveyt’i
kültürü olmayan Türkmenler, Molla Mustafa işgaliyle birlikte Birleşmiş Milletler Güven-
Barzani ile dönem dönem birlikte çalışmalar lik Konseyi Irak’a ambargo kararı almış ve sa-
yapmış ve Türkmen davası için mücadele ver- vaştan sonra da ambargo sürmüştür. Bunun
miştir. Bu noktada en belirgin örnek İzzettin neticesinde doğal olarak ülkede ekonomik ve
Kocava’dır. Saddam döneminde “Türkiye’ye ca- sağlık sorunları başta olmak üzere ciddi sosyal
susluk yaptığı” iddiasıyla idama mahkum edil- ve toplumsal sorunlar, kıtlık, buna bağlı olarak
miş, ancak İngiltere’ye siyasi mülteci olarak il- aşırı pahalılık, salgın hastalıklar gibi olumsuz-
tica etmiş ve idamdan kurtulmuştur. Türkmen luklar baş göstermiştir. Bütün bu olumsuzluk-
milliyetçiliği 1970’lerden sonra bir hareket ha- lar, Irak’ta yaşayan insanların yaşamlarını daha
line dönüşmüş ve bu hareketin başını Necdet iyi koşullarda devam ettirebilecekleri başka
Koçak, Abdullah Abdurrahman, Rıza Demirci ülkelere gidip sığınmalarına neden olmuştur.
gibi kişiler çekmiştir. Ancak bu kişiler Saddam Birleşmiş Milletler tarafından 1996’dan 2003’e
rejimi tarafından yakalanarak idam edilmiştir. kadar uygulanan “Gıda Karşılığı Petrol Prog-
8 www.orsam.org.tr
Türkiye’ye Yönelik Türkmen Göçü ve Türkiye’deki Türkmen Varlığı
ramı” biraz olsun Irak’taki şartları hafifletse de risinde Türkiye’ye gelen öğrencilerin, refakatçi
insanların yurt dışına göçü devam etmiştir. izniyle ailelerini de Türkiye’ye getirdiği görül-
mektedir.
Saddam Hüseyin’in ülkenin kuzeyine yönelik
baskı politikası, genellikle ülkenin kuzeyinde 1.2. Siyasal ve Sosyal Sebepler
yaşayan Türkmen toplumunu da olumsuz ola-
rak etkilemiş ve Türkmenler 1991’den sonra Uluslararası göç literatürü, siyasi çatışma, sa-
Türkiye’ye yönelik toplu göçe katılmıştır. Özel- vaş, etnik gerilimler, yönetim baskısı gibi ne-
likle 1991’den sonra Irak’ın kuzeyinde oluştu- denlerle yurt dışına göçün hızlanabileceğini
rulan güvenli bölge, Türkmenler için bir geçiş öngörmektedir. Irak’taki durum göz önüne
noktası olmuştur. Saddam’ın bu bölgeye müda- alındığında yaklaşık 4 milyon Iraklının yurt dı-
hale edememesi, çok sayıda Türkmen’in Irak’ın şında yaşadığı bilinmektedir. Bu noktada yurt
kuzeyine yerleşmesine ve buradan Türkiye ve dışına giden nüfus önem kazanmaktadır. Çün-
İran’a geçmesine sebep olmuştur. Hatta Irak’ın kü birkaç etnik grup, yaşanan şiddet olayları ve
kuzeyindeki güvenli bölgeye kaçak geçişi sağla- baskı politikaları nedeniyle diğerlerinden daha
yan bir sektör oluştuğu ifade edilmektedir. Ör- fazla zarar görmüş ve bu nedenle dışarıya yö-
neğin Kerkük’ten Erbil’e göç eden 4 kişilik bir nelmiş olabilir. Irak örneğine bakıldığında bu
aileden yaklaşık 140-150 bin Irak dinarı alındı- durum Türkmenler açısından ortaya çıkmak-
ğı ifade edilmektedir.3 O dönemde devlet dai- tadır.4
resinde çalışan bir mühendisin maaşının 3 bin
dinar olduğu düşünüldüğünde rakam oldukça Öncelikle Türkiye’ye Irak devleti hemen kurul-
büyüktür. duktan sonra gelen Türkmenler, Osmanlı döne-
minde özellikle İstanbul’da görev yapmış kişiler
Irak’ın kuzeyinde güvenli bölge kurulması, olmuştur. Yapılan birçok görüşmede ortaya
Irak’taki Saddam muhaliflerine hareket im- çıkan en önemli olgu Osmanlı’dan kalan alış-
kanı sağlamış ve bu doğrultuda Irak Türkmen kanlıklardır. Osmanlı döneminde, İstanbul’da
Cephesi kurulmuştur. ITC’nin kurulması Türk- eğitim almak, Türkmenler arasında bir kült
menlerin siyasi mücadelesine katkı yaparken, olarak yerleşmiştir. Birçok Türkmen Osmanlı
güvenli bölgenin dışında yaşayan Türkmen- ordusunda subay olarak görev yapmış ve birçok
ler için olumsuz bazı gelişmelere yol açmıştır. Türkmen avukat ve doktor da İstanbul’da eği-
Muhalefet gerekçesiyle Türkmenlere yönelik tim almıştır. Osmanlı döneminde İstanbul’da
Irak’taki baskı artmış, ev alım-satımı yasak- bağı olan Türkmenlerin, Türkiye ve Irak dev-
lanmış, yer değiştirmeler kısıtlanmış ve hatta letleri kurulduktan sonra Türkiye’ye geldiği bi-
araba almak bile zorlaştırılmıştır. Bu durum linmektedir. Osmanlı’dan kalan alışkanlıkların
1990’ların ortalarından sonra Türkmenlerin yanı sıra, dil, din ve kültürel değerlerin ben-
Türkiye’ye gelişini tetiklemiştir. zerlik taşıması ve Türkiye’nin coğrafi olarak da
yakın olması sebebiyle, Türkmenler Türkiye’ye
1991’den sonra yoğunlaşan Türkiye’ye yö- göç etmiştir.
nelik Türkmen göçü artarak devam etmiştir.
ABD’nin işgal ettiği 2003’e kadar artan Türk- Türkmenlere yönelik baskı ve asimilasyon po-
men göçü, Saddam’ın devrilmesiyle bir neb- litikası, uluslararası platformda çok kez ifade
ze olsun azalma göstermiş, 1991’den sonra edilmiş ve Birleşmiş Milletler dâhil birçok ulus-
Türkiye’ye göç eden Türkmenlerin yarısından lararası kuruluşun raporlarında yer almıştır.5
fazlası 2003’ten sonra geldikleri bölgelere geri Bu raporların yanı sıra yapılan araştırmalar da
dönmüştür. Ancak Irak’taki şartların kötüleş- Türkmenlerin baskı, savaş ve etnik çatışma ne-
mesi ve savaş durumunun devam etmesinin, deniyle yurt dışına göç ettiğini göstermektedir.
Türkiye’ye göçü yeniden hızlandırdığını söyle- Yaptığımız araştırmaya göre, Türkiye’de yaşa-
mek yanlış olmayacaktır. Özellikle son 3 yıl içe- yan 10 Türkmen’den 6’sı siyasi baskı nedeniyle,
www.orsam.org.tr 9