Table Of ContentT. C.
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
ÖZEL HUKUK ANA BİLİM DALI
ÖZEL HUKUK BİLİM DALI
TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
YÜKSEK LİSANS TEZİ
DANIŞMAN
DOÇ. DR. SÜLEYMAN YALMAN
HAZIRLAYAN
MEHMET DAĞLI
044233001003
KONYA 2008
I
İÇİNDEKİLER………………………………………………………………………..…..………I
KISALTMALAR……………………….………………………………………………...……..IV
KAYNAKLAR………………………………………….……………………………………….VI
TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
§1. KONUNUN TAKDİMİ VE ÖNEMİ........................................................................................1
.
I. KONUNUN TAKDİMİ...............................................................................................................1
II.KONUNUN ÖNEMİ…...……………………………....................................................………6
BİRİNCİ BÖLÜM
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANACAK KİŞİ,
KORUMA İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR,
KORUMANIN HUKUKİ SONUCU ve KURUM KAVRAMI
§2.ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANACAK KİŞİ..................................................................................12
§3.KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASININ ŞARTLARI....................13
I. ÖZEL KORUMA İHTİYACI .......................………………………………………………..14
II. ZAYIFLIK DURUMU.............………………………………………………………............16
A. Akıl Hastalığı.............………………………………………………………………...............18
B. Akıl Zayıflığı.....................…………………………………………………………………....22
C. Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlılığı........................................………………………......23
D. Ağır Tehlike Arz eden Bulaşıcı Hastalık…........................................……………………......30
E. Serserilik .......................……………………………………………………………...…..…...32
III. ZAYIFLIK DURUMUNUN SÜREKLİLİĞİ…………………………………………..........37
IV. TOPLUM İÇİN TEHLİKE OLUŞTURMA…………….............………………...………....38
V. KORUMANIN BAŞKA TÜRLÜ SAĞLANAMAMASI……............………......…………..42
A. Ulusal Düzenlemelerde Orantılılık…..................……………………………………............ 43
1) Elverişlilik………………………………................………………………………….............45
2) Gereklilik………………………………………...............……………………………….…...46
B. Uluslararası Düzenlemelerde Orantılılık…………………………………….......................…47
VI. ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLAMANIN SONA ERMESİ............................................................47
VII. KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASININ HUKUKİ SONUCU VE
KURUM KAVRAMI……………….....................................................……………………...…49
II
İKİNCİ BÖLÜM
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI,
VESAYET HUKUKU, KİŞİ GÜVENLİĞİ VE HASTA HAKLARI
§4. KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI ve VESAYET HUKUKU....52
I. GENEL OLARAK ……………………………………............................................................52
II. EHLİYET .................................................................................................................................53
A. Tam Ehliyetsizlik ………………………………….......................................……….….........54
B. Sınırlı Ehliyetsizlik………………………………………..........................………………….55
C. Tam Ehliyetlilik……………………………………………………………………………....56
D. Sınırlı
Ehliyetlilik……………………………………………………………………………………….56
III. VESAYET …………………………………………………………………………………..56
IV. KAYYIM…………………………………………………………………………………….58
V. YASAL DANIŞMAN………………………………………………………………………...59
VI. VESAYETİ GEREKTİREN HALLER……………………………………………………...60
A. Küçüklük……………………………………………………………………………………...61
B. Kısıtlılık ve Kısıtlılık Sebepleri ……………………………………………………………...61
1. Akıl Hastalığı ve Akıl Zayıflığı……………………………………………………………….62
2. Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama, Kötü Yönetim ve Savurganlık…….63
a) Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlılığı……………………………………………………..63
b) Kötü Yönetim, Savurganlık…………………………………………………………………...64
c) Kötü Yaşama Tarzı……………………………………………………………………………65
3. Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza…………………………………………………………………….65
4. İstek Üzerine…………………………………………………………………………………..66
C. Kısıtlılık Halinin Sona Ermesi ……………………………………………………………….66
1.Vesayet Altına Alınan Kimseye İlişkin Sebeplerle Sona Ermesi ……………………………..66
2. Vesayetin Kendiliğinden Sona Ermesi ……………………………………………………….66
3. Vesayetin Mahkeme Kararı ile Sona Ermesi………………………………………………….67
4. Vasilik Sıfatını Ortadan Kaldıran Sebeplerle Sona Ermesi…………………………………...68
§5. KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI VE KİŞİLİK HAKLARI …68
I. GENEL OLARAK ……………………………………………………………………………68
II. KİŞİSEL VARLIK OLARAK HAYAT, SAĞLIK VE VÜCUT TAMLIĞI................……...71
A. Ulusal Hukukta……………………………………………………………………………….76
B. Uluslararası Hukukta………………………………………………………………………….79
III
1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi………………………………………………......................79
2. Diğer Sözleşmeler……………………………………………………………………………..81
§6. ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANAN KİŞİ ve HASTA HAKLARI…………………………........82
§7. KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI HÜKÜMLERİNİN KİŞİYE
YÖNELİK İRADE DIŞI TEDAVİ UYGULAMALARI İÇİN YASAL BİR DAYANAK
OLUŞTURUP OLUŞTURMAYACAĞI SORUNU …………...……………………….............87
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI YARGILAMASINDA
UYGULANACAK YARGILAMA HUKUKU KURALLARI
I. GENEL OLARAK ……………………………………………………………………............89
§1. Bildirim Yükümlülüğü……………………………………………………….........................91
I. Sebep ve Kanun Yolları Hakkında Bilgilendirme Yükümü……………………....................94
II. Kuruma Yerleştirme Aşamasında Bilgilendirme Yükümü……………………......................96
§2. İstemi Denetim Makamına Ulaştırma Yükümü……………...................................................96
§3. Erteleme Yetkisi……………………………………………………………..........................96
§4. Resmi Sağlık Kurulu Raporu Alınması ………………………………..................................97
II. GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME ……………………………………………….........100
III. VESAYET MAKAMININ KARARINA İTİRAZ…………………………………………102
IV.DENETİM MAKAMININ KARARINA KARŞI KANUN YOLUNA BAŞVURU...……106
SONUÇ…………………………………………………………………………………...........108
KAYNAKLAR…………………………………………………………………………………113
IV
KISALTMALAR
ABD : Ankara Barosu Dergisi
AD. : Adalet Dergisi
AHFD : Ankara Hukuk Fakültesi Dergisi
AİHM : Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
AİHS : Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
AY : Anayasa
BK : Borçlar Kanunu
BM : Birleşmiş Milletler
BÜABÇB : Boğaziçi Üniversitesi Avrupa Birliği Çalışmaları Birimi
C : Cilt
CGK : Ceza Genel Kurulu
CGTİK : Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun
Çev. : Çeviren
E. : Esas
EBD : Eskişehir Barosu Dergisi
EEG : Elektroensefalografi
f. : Fıkra
G. : Geçici
GSÜHFD : Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
HD : Hukuk Dairesi
HGK : Hukuk Genel Kurulu
İBD : İstanbul Barosu Dergisi
İKÜHFD : İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
İMK : İsviçre Medeni Kanunu
K. : Karar
KHukA : Kamu Hukuku Arşivi
m : Madde
MK. : Medeni Kanun
MSHİUS : Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme
PSVK : Polis Vazife ve Selahiyeti Kanunu
S : Sayı
s. : Sayfa
T. : Tarih
V
TBBD : Türkiye Barolar Birliği Dergisi
TCK : Türk Ceza Kanunu
TNBHD : Türkiye Noterler Birliği Hukuk Dergisi
vd : Ve diğerleri
vs : Ve Sair
Y : Yıl
Yar. : Yargıtay
YD : Yargıtay Dergisi
YÜHFD : Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
1
TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA
KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI
§5. KONUNUN TAKDİMİ VE ÖNEMİ
l. KONUNUN TAKDİMİ
Bu tez çalışmasının konusu, “Türk Medeni Hukukunda Koruma Amacıyla Özgürlüğün
Kısıtlanması”dır. Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması Medeni Kanun’un 432 - 437
maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Medeni Kanun’un 432. maddesine göre, “Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya
uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik
sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka
şekilde sağlanamaması halinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir
veya alıkonulabilir”.
Bir kişi hakkında koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kararı verilebilmesi için
kişinin;
- Zayıflık durumu ve zayıflık durumunun sürekliliği nedeni ile özel koruma ihtiyacı,
- Toplum için tehlike oluşturma,
- Korumanın başka türlü sağlanamaması şartlarını taşıması gerekmektedir.
Medeni Kanun’un 433. maddesi yetkiyi, 434. maddesi bildirim yükümlülüğünü, 435.
maddesi itirazı, 436 ve 437. maddeleri ise yargılamada uygulanacak usul kurallarını
düzenlemektedir.
Toplumun ve kişinin tehlikeli hareketlerden korunurken dikkat etmesi gereken
hususlardan belki de en önemlisi, özgürlük ile kısıtlama arasındaki dengenin sağlanmasıdır.
Sınırlamalara gidilirken kanunilik ilkesine dikkat edilmelidir. Birçok nedenle toplum açısından
tehlikelilik arz eden kişilerin tedavi, ıslah ve eğitimi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’u
“Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması” kurumunu düzenleme altına almıştır.
Yirminci yüzyılın başından beri dünya ve dolayısıyla ülkemizde her alanda hızlı bir
değişim yaşanmaktadır. Özellikle, sosyal ve kültürel alanlardaki değişim, insan hakları, kişi hak
ve hürriyetleri kavramlarının yeniden gözden geçirilmesine, aydınların bu konuları geniş kitleler
düzleminde tartışmaya başlamalarına neden olmuştur. Yeniden gözden geçirilen ve düzenlenen
sosyal ve ahlaki kavramlar, hızla yaşamın bir çok alanında uygulanmaya başlamıştır.
2
1926 yılında yürürlüğe giren ve 75 yılı aşkın bir süre uygulanan 743 sayılı Türk Medeni
Kanunu, 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile değiştirildi. Yeni Kanun, 1
Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yeni Kanun hakkındaki genel
görüş1 kanun koyucunun mevcut kanunun eskiyen yönlerini, bilimsel ve yargısal içtihatlardan
kopmadan yenileme yoluna gitmediği, tamamen yeni bir düzenleme getirme yoluna gittiğidir.
Yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, Anayasa’da bulunan,
zararlı kişilerin denetim altına alınabilmesine dair hükümleri karşılayacak kanun düzeyinde bir
düzenleme bulunmamakla beraber, konuyla ilgili bazı tüzük ve yönetmeliklerin olduğu
bilinmektedir. Eski Medeni Kanunumuzun 390. maddesinde benzer bir düzenleme
bulunmaktaydı.
Medeni Kanun’un 432. maddesi ve gerekçesi incelendiğinde, koruma amacıyla
özgürlüğün kısıtlanması konusunun tıp bilimini ilgilendiren yönün de olduğu sonucuna
varılacaktır2. Bunun nedeni de, kısıtlama nedenlerinin insandaki hastalık veya bağımlılıkların
olmasıdır. Kısıtlama sebeplerine bir bakacak olursak: Akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve alkol ve
uyuşturucu madde bağımlığı vb. Bunlar hem tıp bilimini hem de hukuku ilgilendirmektedir. Yine
kanun bazı şartların varlığı halinde özgürlüğün kısıtlanabilmesi için hekim raporu şartı
aramaktadır.
Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kurumunun hangi hukuki kuruma dahil
olduğu sorusuna verilecek cevap, elbette ki vesayet hukuku olacaktır. 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununda vesayet hukuku bakımından kişinin korunması amacına yönelik olarak getirdiği en
yeni hukuksal kurum olarak karşımıza, “koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması”
çıkmaktadır3. İsviçre Medeni Kanunu’na 01/01/1981 tarihinde yürürlüğe giren ve 6 Ekim 1978
tarihli kanunla eklenen 397a - 397f maddeleri ile İsviçre hukukunda yer bulan bu kurum, 1984
tarihli Türk Medeni Kanunu ön tasarısında mevcut değildi. Ancak yapılan yeni kanunda
Anayasa’nın 19. maddesi de göz önünde tutulmuş ve böyle bir düzenlemenin ülkemiz için de
1 Y.Tunç Demircan/Tanıl M. Başkan, Yeni Türk Medeni Kanunu İle Getirilen Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Kurumunun Hukuk ve Adli
Tıp Açısından Değerlendirilmesi, 10 Ulusal Adli Tıp Günleri Paneller ve Poster Sunuları, 8-12 Ekim 2003, Adli Tıp Kurumu Yayınları 10, Ankara 2003,
s.160; Mustafa Şimşek,Yeni Medeni Yasaya Bakış, YD, C. 28, Ocak Nisan 2002, s. 123; M.İlhan Ulusan, Türk Medeni Kanunun Dünü ve Bugünü,
İKÜHFD. C.1, Haziran 2002, s.153; Şaziye Şahin, Yeni Medeni Kanun Kadın Hakları Açısından Ne Getirdi, Antalya Barosu Dergisi, Ocak 2002, Y.13,
s.13
2 Demircan/Başkan, 160
3 Mustafa Alper Gümüş, Kısıtlı ve Kısıtlı Olmayan Ergin Kişilerin Koruma Amaçlı Özgürlüğünün Kısıtlanması, YÜHFD. C.1, Y. 2005, s. 189;
3
gerekli olduğu düşünülerek İsviçre’den aktarma suretiyle kanun kapsamına alınmıştır4. Bu
şekilde bir kurumun düzenlenmesi isabetli olmuştur. Zira kişiler her türlü hareketlerinde serbest
değildir ve insanların hareketlerini sınırlayacak yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır ve kişilerin
hareketlerini düzenleyen her hukuk dalında kendine has bir kurum bulunmalıdır. İşte Medeni
Kanun’daki değişiklik de bu ihtiyaca cevap verecektir.
Eski Medeni Kanun’un 390. maddesi, vasinin MK 405/b.13 maddesine göre, vesayet
makamının izniyle ve zorunluluk durumlarında kısıtlıyı bir kuruma yerleştirilebilmesine olanak
tanımaktaydı. Aslında bu tedbir dahi teknik anlamda bir özgürlük kısıtlaması niteliği
taşımıyordu5. Bir ergin kişinin bir kuruma konulması sadece MK 420 maddesine göre, vasi
atanmasına yönelik yargılama sırasında geçici bir önlem olarak mümkün olabiliyordu.
4721 sayılı Medeni Kanun’dan öncede buna benzer tedbir öngören düzenlemelerin
olduğu söylenebilir6. Yeni Medeni Kanun yürürlüğe girmeden önce yürürlükte bulunan Velayet
Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzüğün 7. maddesi de bu hüküm ile aynı
paralelde ve tamamlayıcı bir vasfa sahip idi. Bu düzenlemede; “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
sebebiyle işlerini görmekten aciz olmak veya daimi muavenet ve tekayyüde muhtaç bulunmak,
yahut başkasının emniyetini tehdit etmek gibi bir kimsenin kısıtlanması gereken halleri öğrenen
herkesin, akli sıhhat durumu şüpheli bu şahsın ikametgahının bulunduğu yerdeki Sulh Hakimine
haber vermek yetki ve görevi bulunduğunun altı çizilmektedir. Buna göre durumu ilgili şahsın
ihbarı üzerine öğrenen Sulh Hakimliği, kolluk güçleri vasıtasıyla hastayı zorla getirtip,
dinleyebilmekte ve hakkında yapılacak işleme esas oluşturmak üzere, hekim raporu
aldırabilmekteydi. Nitekim gerek Polis Vazife ve Selahiyet Tüzüğü’nde, gerekse Jandarma
Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliği’nde, bu duruma ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Polis Vazife ve Selahiyet Tüzüğü, madde 24; “… sevklerine lüzum görülen delilerin başkalarına
saldırmaları ihtimali mevcut ise bu takdirde sevk işinden mesul olmamak ve yalnızca saldırmaya
mani olmak üzere sevk işi polis refakatinde yapılır”. Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri
Yönetmeliği, madde 52; … sevkleri gerekli görülen delilerin başkalarına saldırma ihtimali varsa,
sevkten sorumlu olmamak ve yalnızca saldırıya engel olmak görevi; polis teşkilatı olmayan
yerlerde Jandarma İç Güvenlik Makamlarınca yerine getirilir”.
4 Pelin Çavuşoğlu Işıtan, Türk Hukukunda Yeni Bir Müessese: Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması, GSÜHFD. Y. 1, s. 297; Mustafa Dural /
Tufan Öğüz/ M. Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku- Aile Hukuku, C. 3, İstanbul 2005, s. 679; Demircan/Başkan, 160; Şimşek, 145; Ö. Uğur Gençcan,
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, (Kanun), C.2, Ankara 2004, s.1844; Köksal Kocaağa Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması, Gazi Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi C. X, S.1,2 Y.2006 s.35
5 Dural/Öğüz/Gümüş, 680
6 Demircan/Başkan, 161; Mustafa Özkan / Hakan Hakeri, Ceza Hukuku ve Ruhsal Bozukluklar, KHukA, Ekim 1998, s. 90 Dipnot, 9
4
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nde koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması
kurumu bulunmamakla birlikte, benzer bir düzenleme vardı7. Önceki kanunda vesayeti
gerektiren bir durum varsa, kişi vesayet altına alınıyordu. Ancak, herhangi bir kuruma
yerleştirilmesi söz konusu olmadığından akıl hastaları, akıl zayıflığı olanlar toplum için tehlike
arz etse de ortalıkta dolaşıyordu. Bu düzenlemeye getirilen eleştirilerden birisi, koruma amacıyla
özgürlüğü kısıtlanacak kişinin, belli aralıklarla durumunun değerlendirilmesi gerektiği ve yasaya
böyle bir hüküm konulmadığıdır8. Ancak vesayetle ilgili verilen kararlar usul hukuku
hükümlerine göre, kesin kararlar değildir. Vesayetle ilgili kararlar hakim tarafından ele alınarak
değişen durumlara göre, kararlarda değişiklik yapılabilmesi mümkündür.
Medeni Kanun koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması kurumunu düzenlemeden
önce 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Yasasında ve 1580 sayılı
Belediye Kanunun’da düzenleme bulunmaktaydı9.
Belediye Kanunu’ndaki durum, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun belediyenin
görevlerini belirleyen 15. maddesinin 18. fıkrası, “ Bırakılmış ve bulunmuş çocukları, delileri,
dalanmış ve kudurmuşları, sokakta bayılanları, kazaya ve afete uğrayanları koruyup gözetlemek”
demek suretiyle, korumaya gereksinimi olan çocukların yanı sıra bu fıkrada sayılan kimselerin
de korunup gözetilmeleri hususu, belediyenin görevleri arasında kabul edilmekteydi.
Belediyeler görev alanlarında kalan yerlerdeki terk edilmiş, bulunmuş çocukları,
kimsesiz delileri koruyup gözetmekle ödevlendirilmiştir. Bu görevi yerine getirirken belediyeler,
darülacezeler, kreşler, bakım evleri, yurtlar, iş yerleri, çocuk bakım evleri, sağlık evleri ve çocuk
yuvaları açarak kimsesiz çocukların, güçsüzlerin bakım, gözetim, korunma, eğitim ve
güvenliklerini sağlar.
Bugün için Belediye Kanunu’nda yapılan değişiklikle belediyenin bu koruma görevi
kalmamıştır. Böyle bir düzenlemenin topluma ne getirip ne götürdüğü tartışma konusudur.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’ndaki durum: 2828
sayılı Kanun’un 1. maddesinde kanunun amacı; korumaya, bakıma veya yardıma muhtaç aile,
7Y. 2. HD. 17.5.1996 T. 1996/4511 E. 1996/5252 K. Medeni Kanun’un 355. maddesi uyarınca, ( 743 S. MK m 355 - Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
sebebi ile işlerini görmekten aciz veya daimi muavenet ve takayyüde muhtaç olan yahut başkasının emniyetini tehdit eden her reşit için, bir vasi
nasbolunur. Adliye ve idare memurları, resmi muameleleri dolayısıyla muttali oldukları hacri müstelzim halleri, sulh mahkemesine hemen ihbar ile
mükelleftirler.) böyle bir durumu öğrenen hâkimin, işe doğrudan el koyması ve yasal koşullarının araştırılmak, gerekiyorsa; kısıtlı adayı hakkında kısıtlama
kararı vererek, kendisine bir vasi tayin etmesi gerekir(www.kazanci. com. tr/kho2 /ibb/files/tc743.htm.#35510.09.2006 saat 09.23); Ö. Uğur Gençcan,
Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması Davaları, AD. Y.93, Temmuz 2002, S. 12, (Davalar) s. 40
8Demir, Sevgi, Türk Medeni Kanunu Aile Hukuku, Ankara 2004, s. 262
9Yetik, Nur, Ehliyet- Vesayet Nüfus,Vesayet- Nafaka, 1.Basım, Ankara 2003, s.129
Description:Medeni Kanun'un 432. maddesine göre, “Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya 1926 yılında yürürlüğe giren ve 75 yılı aşkın bir süre uygulanan 743 sayılı olmayan, asalak bir hayat yaşamak suretiyle toplum için bir yük haline