Table Of ContentSAVRULAN DÜNYADA A‹LE
SEMPOZYUMU
(SORUNLAR-‹MKÂNLAR-ÇÖZÜMLER)
İSTANBUL, MAYIS 2016
SAVRULAN DÜNYADA AİLE SEMPOZYUMU
(SORUNLAR - İMKÂNLAR –ÇÖZÜMLER)
SEKAM Yayınları: 3
ISBN: 978-605-66137-0-8
Birinci Baskı: Mayıs 2016
Grafik Tasarım
PROJESANAT
Tanıtım ve Organizyon
0 212 640 20 90
Baskı
AKIL FİKİR YAYINLARI VE DİJİTAL MATBAASI
Alemdar Mah.Alayköşkü Cad. Küçük Sok. No:6/3 Fatih\İstanbul
© SEKAM Yayınları, 2016
Bu yayının tüm hakları saklıdır. Yayının hiçbir bölümü SEKAM ( Sosyal ve Ekonomik
Araştırmalar Tic. ve Paz. Ltd. Şti.)’nin izni olmaksızın, elektronik veya mekanik ortamda
(fotokopi, kayıt veya bilgi depolama vb.) çoğaltılamaz.
İskenderpaşa Mah. Yeşil Tekke Sok. No:4 34091 Fatih - İSTANBUL
Tel: 0 212 635 42 52 Fax: 0 212 534 88 88
www.sekam.org.tr • [email protected]
TAKDİM
Başta Aile yapımız olmak üzere Kültür ve Medeniyetimizin tüm değerlerine saldı-
rı dışarıdan, farklı bir yaşam tarzından, seküler dünyadan gelmektedir. Bu sal-
dırılar niçin etkili olabilmektedir? Etkili olmasında bizim payımız var mıdır? Millet
olarak, ülke olarak nerede hata yapmaktayız? Bilim ve teknolojide bulunduğumuz
durumdan memnun muyuz?
Millet olarak, ülke olarak genelde dert yanmakta, yaşadığımız meseleler için hep
başkalarını suçlamaktayız. Oysa asıl yapmamız gereken iş, kültür ve medeniyetimizi;
tepkisellikten ve antitez olmaktan çıkarmak, kendi tezlerini ve projelerini üretmesini
sağlamak, insanlığın gündemine kendi tezlerini sokmak, insanlığı huzura kavuştu-
racak çözümler sunmak olmalıdır, Bunu için sağlam, güvenilir bilgi ve belgeye ve
bunlara dayanarak üretilen projelere İhtiyaç vardır. Sosyal, Ekonomik ve Kültürel
Araştırmalar Merkezi (SEKAM) böyle bir ihtiyaçtan doğmuştur. Sosyal Ekonomik ve
Kültürel Araştırmalar Merkezi (SEKAM), saha araştırmaları, alan araştırmaları, vaka
analizleri ve teorik derinlikli ilmi araştırmalar yaparak, bu görevi yerine getirmeye
çalışmaktadır.
SEKAM, Ülkemizin, Medeniyet havzamızın ve insanlığın temel sorunlarını; ba-
ğımsız bir bakışla tespit edip fotoğrafını çekmeyi ilke edinmiştir. Bağımsız bir yak-
laşımla tespit edilen sorunlara, kendi kültür ve medeniyetimizin temel değerleri,
ana frekansları, esas alınarak çözüm önerilerinde bulunmaktadır. Ancak bu, araş-
tırmanın dışında ve uzantısında mutlaka yapılması gereken ayrı bir çalışma olarak
ele alınmaktadır. Çözümler, kendi kültür ve medeniyetimiz açısından elde edilmeye
çalışılırken, tüm insanlığın birikiminden yararlanmak da esastır. Böylelikle, günü
kurtaran anlık çözümler yerine, kalıcı, uzun vadeli çözümler üretilebilecek ve poli-
tikalar belirlenebilecektir
Türkiye’nin günü birlik çözüm arayışlarından kurtulması gerektiğine inanmakta-
yız. Günü birlik çözüm ara yışlarının, bu ülkeyi her seferinde getirdiği nokta bellidir.
O nedenle zor, meşakkatli ve bedel isteyen çözümler için, halkın katkısı, fedakârlığı
3
SAVRULAN DÜNYADA A‹LE SEMPOZYUMU
istenmelidir. Halkın aktif desteği olmadan, siyasetin, tek başına sorunları çözüme
kavuşturması mümkün değildir.
SEKAM, ele aldığı araştırma projelerini, hayata geçirirken, alışılmışın dışında ayrı
bir politika izlemektedir. Araştırma projeleri ile ilgili çalışma, 9 aşamadan oluşmak-
tadır:
1. Aşama: Konunun ve Araştırma Grubunun Tespiti.
2. Aşama: Araştırma Grubu tarafından soruların hazırlanması.
3. Aşama: Soruların Genişletilmiş SEKAM istişare heyetince( Farklı yaş, cinsiyet,
eğitim, meslek) tartışılıp son şeklinin verilmesi.
4. Aşama: Uygulamanın yapılması, Verilerin işlenmesi.
5. Aşama: Sonuçların, bulguların SEKAM ailesi dediğimiz İç kamuoyu (Genişle-
tilmiş İstişare Heyeti) tarafından tartışılması.
6. Aşama: Araştırma sonuçlarının, bulgularının dış kamuoyu dediğimiz toplum-
la paylaşılması, Araştırmaya ilişkin kitapların ilgili kurum ve kuruluşlara, ay-
dınlara, yazarlara, kanaat önderlerine, radyo ve TV’lara gönderilmesi.
7. Aşama: Araştırma konusu kapsamında meseleyi topluma mal etmek için Ana-
dolu sathında konferans ve paneller düzenlenmesi.
8. Aşama: Araştırma konusu kapsamında, çalışma yapan bilim adamı ve aydınla-
rın iştirak edeceği bir sempozyum düzenleyerek farklı görüşlerin toplanması.
9. Aşama: Özeleştiri ve değerlendirme yapılarak eksikliklerin giderilmesi, yeni
projelerin, konferans ve panellerin, öz eleştiri ve değerlendirme sonuçlara
göre yapılandırılması.
SEKAM tarafından düzenlenen “Savrulan Dünyada Aile” sempozyumu, SEKAM’ın
proje yönetiminin sekizinci aşamasıdır. Bu Sempozyumda, hem yaptığımız çalışma-
nın sonuçları, hem de farklı bilim adamlarının, düşünürlerin ve araştırmacıların ai-
leye ilişkin düşünce ve çözüm önerileri tartışılmıştır.
Sempozyumun muhtevası, başta SEKAM’ın yaptığı aile araştırması olmak üzere,
Kadın ve Aileden sorumlu bakanlığın yaptığı aile araştırmaları da göz önüne alınarak
belirlenmiştir. Araştırmaların kapsamları, büyük oranda örtüştüğünden, SEKAM’ın
araştırması referans alınmıştır.
SEKAM’ın yaptığı aile araştırması ile toplumsal yapı, evlilik, nikâh, eşe ilişkin
tutum ve tavır lar, namus, cinsellik, boşanma, şiddet, anne-baba çocuk ilişkisi, anne-
babaların çocuk yetiştirme tutumları, çocuklarla iletişim, medya ve boş zamanları
değerlendirme alt alanlarında Türkiye’nin aile fotoğrafı çekilmiştir. Bu alt alanların
her biri; bölge, cins iyet, yaş, eğitim düzeyi, medeni durum, aylık gelir düzeyi, ailenin
kendisini hissettiği sosyo-ekonomik düzey, meslek, evlilik süresi, doğulan yerleşim
merkezinin niteliği, en çok yaşanan yerleşim merkezinin niteliği, şu anda yaşanan
4
TAKD‹M
yerleşim merkezinin niteliği, çocuk sahibi olup olmama, evliliğin anlamı, yapılan
evlilik sayısı, evlenme biçimi, evl ilikten memnuniyet düzeyi, evlilik yaşı, eşten mem-
nuniyet düzeyi, eşle iletişim düzeyi ve sıklığı, internet kullanma sıklığı, dini bilgi
düzeyi, dini bilgiyi edinme biçimi, aileye yüklenen anlam, namusa yüklenen anlam,
TV izleme sıklığı faktörlerine bağlı olarak incelenmiştir.
Bu çerçeve esas alınarak ‘Savrulan Dünyada Aile’ sempozyumu, beş oturum ve 2
gün olarak düzenlenmiştir:
1.Oturum: Aileye İlişkin Problemler Ve Tespitler
2. Oturum: Dinlerde Aile
3. Oturum: Birey Ve Aile
4. Oturum: Ailenin Geleceği
5. Oturum: Değerlendirme Ve Sonuç Bildirgesi
Her bir oturumda dört tebliğ sunulmuştur. Üç tebliğ, sahipleri tarafından yazılı
olarak verilmediği için Sempozyum kitabında yer almamıştır.
Ailenin özelliklerinden biri, hem değişimin bir aracı olması, hem de değişime
karşı en şid detli direnen bir kurum olmasıdır. Osmanlı’nın son yüzyılı ile Cumhuri-
yet dönemi aileyi dönüşüm aracı olarak görmüş ve kullanmıştır. Bu Türkiye’deki aile
ile ilgili yaşanan krizin temel nedenlerinden biridir. Sempozyumun en önemli tespit-
lerinden biri de, bu konu ile ilgilidir. Aile başlangıçta, roman ve hikâyeler üzerinden
dönüştürülmeye çalışılmıştır. Sonra romanın yanı sıra, medya, film, dizi, internet,
turizm, moda ve müzik birer dönüşüm aracı olarak kullanılmıştır.
Türkiye’nin, batılılaşma serüveni ile ülkeye, Batı kültür ve medeniyetinin değer-
lerini kabul ettirmede aileyi, toplumsal değişimin bir aracı olarak kullanmasının,
bugün yaşanan krizde payı fazladır. Batı kültür ve medeniyet değerlerinin, eğitim
aracılığıyla bu ülke insanına kabul ettirilmek istenmesi; aynı kalp ve ruhta iki farklı
değer sisteminin var olmasına sebebiyet vermiştir. Bu da, ailenin sahip olup savun-
duğu kendi kült ür ve medeniyetinin değerleri ile aileye dayatılan yabancı değerlerin
çatışmasını ortaya çıkarmıştır. Bunun sonucu da toplumsal şizofreni dediğimiz bir
durumdur. Özellikle yet işen genç nesiller, okulla aile arasında, değer çatışmasının
kurbanları olmuşlardır. Bu durum daha sonra kurdukları aile yapılarında etkisini
göstermiştir. Sempozyumda bu konuya dikkat çekilmiştir.
Medeniyet değiştirme çabaları doğrultusunda, sosyal boyut göz önüne alınmadan
yapı lan plansız ve programsız sanayileşme, kentleşme, göç, nüfusun belli yerlerde
yoğunlaşması, aile açısından yığınla problemi beraberinde getirmiştir. Ekonomik
krizler, işsizlik, yoksull uk, kent hayatında daha da korumasız vaziyette bulunan ai-
leyi olumsuz yönde etkilemiştir. Evliliğe ilginin azalmasına, gayrı meşru nikâhsız
birlikteliklerin artmasına sebebiyet verm iştir. Kadının iş hayatında fıtratına uygun
5
SAVRULAN DÜNYADA A‹LE SEMPOZYUMU
olmayan iş kolları ve ortamlarda çalışması, do ğurganlık hızının düşmesi ve neslin
yaşlanması sorununu ortaya çıkarmıştır. Türkiye şu an olayın bu boyutuyla ilgili cid-
di bir tehlike ile karşı karşıya olmamakla beraber, tedbir alınmadığı takdirde, mevcut
ivme geleceğin tehlikeli olabileceğini göstermektedir.
Sempozyumda dikkat çekilen konulardan birisi de, küreselleşmenin etkileri ol-
muştur. Küreselleşme adı altında estirilen rüzgârın, tüm yerli değerlere bir saldırı
boyutunda olması, toplumsallaşma yerine bireyselleşmeyi teşvik etmesi, tüketim
kültürünü savunmas ı, sabit kalıcı hiçbir değer kabul etmeyip, her şeyi haz ve tü-
ketim kültürü üzerine oturtmas ı, ciddi bir tehlike olarak ülkemizdeki aile yapısını
tehdit etmektedir. Her şeyi eşyalaştırma, alınır satılır meta durumuna indirgeme,
toplumsal değerlerde çözülmeye sebep olmaktadır. Hayatın maddileştirilmesi, evli-
liğin sadece haz ve madde üzerine inşa edilmes i ile aile bireyleri arasında birbirine
tahammül azalmaktadır. Birbirinin kahrını çekme duygusu zayıflamaktadır. Sabır ol-
mayan bir yerde bir müddet sonra sevgi, saygı ve sada kat da olmamaktadır. Tek ebe-
veynli ailelerin artması ile psikolojik ruhsal dünyaları yıkılmış çocuk ların, geleceğin
Türkiye’sinde çok ciddi bir sorun olacağı gözden ırak tutulmamalıdır.
Aile yapısına bizim kültür ve medeniyetimizin yüklediği kutsallık, batılılaşma
serüve ni ile maddileştirilince; nikâhın sağladığı kutsiyet anlamsızlaşmaya başlamış
ve hazzı esas alan nikâhsız birliktelikler artmaya başlamıştır. Bu da gayrı meşru ço-
cuk sorununu be raberinde getirmektedir.
Anayasanın 41. Maddesi çerçevesinde Devlet, aileyi korumakla sorumlu tutul-
muştur. Ancak devlet, uzun yıllar bu maddeyi nüfus planlaması, çocuk sayısını azalt-
ma, için araç olarak kullanmıştır. Şimdi de, çocuk sayısını artırmak için uğraşmakta-
dır. Aile de kriz baş gösterince, aileyi korumak amacıyla Kadın ve Aileden Sorumlu
Devlet Bakanlığı adı ile bir devlet bakanlığı ve onun bünyesinde de Başbakanlık Aile
ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Daha sonrasında Kadın ve
aile sosyal politikalar bakanlığı kurulmuştur. Aileyi korumakla ilgili yasal mevzuat
yol boyu değiştirilerek 6284 sayılı yasa ile en son şeklini almıştır.
Sempozyumda yapılan önemli tespitlerden biri de, mevcut yasal mevzuatın ai-
leyi korumaktan ziyade çözmeye katkı sağlayacağı şeklindedir. AB uyum yasaları
çerçevesinde hazırlanan yasalar, toplumsal yapı ve dinamiklerle uyuşmamaktadır.
Bu gerçek, kanun yapıcılar tarafından göz önüne alınmamıştır. Ayrıca aileyi tahrip
eden ana faktörler, içerden ziyade dışarıdadır. Mevcut yasal mevzuat aileye dışarıdan
yapılan saldırılara karşı aileyi korumamaktadır. Mevcut yasal mevzuat, aileyi sadece
aile içi şiddete karşı, hukuk ekseninde korumayı hedeflemiştir. Ruhundan, özünden
koparılmış böylesi bir yasal mevzuatın, aileyi koruyup korumadığı bu güne kadar
yapılan uygulama sonuçları göz önüne alınarak araştırılmalıdır.
6
TAKD‹M
Sempozyumda Aile yapısı farklı dinler açısından ele alınmıştır. Ayrıca Osmanlı
aile yapısı değerlendirilmiştir. Bu noktada yapılan önemli tespitlerden biri de Ailenin
fıtrat merkezli olarak yeniden inşa edilmesi olmuştur. Aile reisliğinin yeniden inşası,
anne ve babaların eve dönmesi, öncelikli olarak iyi bir anne, baba olmayı hedefleme-
leri yapılan önemli tespitler arasındadır.
Gerek Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün yaptığı
yayın larda, gerek Aile Şuraları’nda yapılan tartışma ve alınan kararlarda ve gerekse
akade misyenlerin yaptığı araştırmalarda ve SEKAM olarak yaptığımız araştırmada
aile yapısının iyiye gitmediği ifade edilmektedir. Kötüye gidişin ana sebebi olarak
bireysel, ailevi ve toplumsal değerlerde çözülme ve çürüme olması gösterilmektedir.
Sempozyumda sunulan tebliğler üzerinde yapılan tartışmalarda, benzer bir mutaba-
kat ortaya çıkmıştır.
Öyleyse ailede meydana gelen çözülmeyi durdurmanın yolu, hayatın ve eğitim
sisteminin, kendi kültür ve meden iyetimizin değerlerine göre tanzim edilmesi, haz
ve tüketim kültürüne karşı mücadele edilm esi, internetin olumsuz etkilerinin gide-
rilmesi ve başta medya olmak üzere tüm kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgüt-
lerinin olumlu istikamette bileşke kuvvet oluşturacak tarz da desteğinin sağlanması
ve halkın sürece seyirci olarak değil icracı olarak dahil edilmesi ile mümkün olabi-
lecektir.
Davetimize icabet edip gelen kıymetli dostlara, tebliğ sunarak katkıda bulunan
bilim insanı, araştırmacı, düşünürlere ve bu güzel organizasyonu, canla başla çalışa-
rak gerçekleştiren Gürsel Ulukır’ın şahsında organizasyon ekibine ve Sempozyumda
sunulan tebliğlerin kitaplaşması için her türlü gayret ve fedakârlığı gösteren İlhan
Gündoğdu, Aşkın Özcan ve Elif Yaman’a ve diğer emeği geçenlere teşekkürü bir borç
biliriz.
Prof. Dr. Burhanettin CAN
SEKAM Yönetim Kurulu Başkanı
7
İÇİNDEKİLER
TAKDİM ....................................................................................................................3
SEMPOZYUM AÇILIŞ KONUŞMASI ...........................................................................13
Prof. Dr. Burhanettin CAN
PROTOKOL KONUŞMALARI
Yasemin ÇOBAN.................................................................................................29
Şükrü ALKAN ......................................................................................................31
Prof. Dr. Mustafa SAMASTI ................................................................................33
Bülent YILDIRIM .................................................................................................35
Av. Necati CEYLAN .............................................................................................37
Av. Muharrem BALCI .........................................................................................39
Prof. Dr. Hüseyin YILDIRIM .................................................................................41
Prof. Dr. Mustafa AYKAÇ ...................................................................................43
Prof. Dr. İhsan GÜNAYDIN .................................................................................45
1.OTURUM: PROBLEM VE TESPİTLER
SEKAM ARAŞTIRMASI BAĞLAMINDA
TÜRKİYE’DE AİLE YAPISI VE PROBLEMLERİ ...................................................49
Prof. Dr. Celalettin VATANDAŞ
ASAGEM ARAŞTIRMALARI BAĞLAMINDA
AİLENİN GİDİŞATI, SORUNLARI VE ÖNLEMLER ..............................................103
Doç. Dr. Ayşen GÜRCAN
SEKÜLERLEŞME BAĞLAMINDA AİLE VE KADIN .............................................113
Doç. Dr. Mustafa TEKİN
9
SAVRULAN DÜNYADA A‹LE SEMPOZYUMU
2.OTURUM: DİNLERDE AİLE
MÜSLÜMAN TOPLUMLARDA AİLE DEĞERLERİ VE ÇOCUK ............................129
Doç. Dr. Kadir CANATAN
FITRAT EKSENİNDE AİLENİN YENİDEN İNŞASI ..............................................147
Prof. Dr. Burhanettin CAN
3.OTURUM: BİREY VE AİLE
MODERN ÇAĞDA AİLENİN DÖNÜŞÜMÜ ...........................................................171
Prof.Dr. Kemal SAYAR, Klinik psikolog Feyza BAĞLAN
İSLAM’DA AİLE .................................................................................................179
Prof. Dr. YaşarDÜZENLİ
TÜRKİYE’DE AİLE YAŞAM DÖNEMLERİ VE ÖZELLİKLERİ ...............................187
Doç. Dr. Şuayıp ÖZDEMİR
Prof. Dr. Ömer TORLAK
Prof. Dr. Celalettin VATANDAŞ
BATILILAŞMA SÜRECİNDE OSMANLI AİLESİNİN DEĞİŞİMİ
-Romanlar Üzerinden Bir İnceleme- .............................................................227
Seyhan YAMAN
4.OTURUM: AİLENİN GELECEĞİ
YÜRÜRLÜKTEKİ AİLE HUKUKU VE AİLENİN GELECEĞİ ..................................251
Av. Osman ÇITLAK
SEVGİ ve ERDEM TOPLUMU İÇİN TEMEL EĞİTİM MODELİ
“HER ANNE BİR OKUL” ...................................................................................265
Necla KOYTAK
AİLENİN GELECEĞİ ..........................................................................................279
Prof. Dr. Mustafa AYDIN
YENİR BİR SOSYAL DÜNYA İÇİN; EVE DÖNÜŞ ...............................................289
Abdurrahman ARSLAN
SAVRULAN DÜNYADA AİLE (SONUÇ BİLDİRGESİ) ..............................................305
10
Description:SEKAM tarafından düzenlenen “Savrulan Dünyada Aile” sempozyumu, sanların hayatlarını kontrol etmede, özellikle de Müslümanların kendi hayat merkez- .. onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip org/papers/w1