Table Of ContentT.C
SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
İSLÂM TARİHİ VE SANATLARI ANA BİLİM DALI
İSLÂM TARİHİ BİLİM DALI
RİVÂYETLER VE FARKLI YORUMLAR IŞIĞINDA RAHİP
BAHÎRA OLAYI
YÜKSEK LİSANS TEZİ
DANIŞMAN
PROF. DR. İSMAİL HAKKI ATÇEKEN
HAZIRLAYAN
AHMET ERÇETİN
KONYA 2008
ÖZET
İslam Tarihindeki en tartışmalı konulardan birisi de şüphesiz ki Rahip
Bahîra olayıdır. Hz. Peygamber'in, çocukluğunda amcası Ebû Tâlib ile beraber
gerçekleştirdiği Şam seferinde meydana gelen bu olay, olağan dışı birtakım
unsurlar ihtiva etmesi açısından fazlaca dikkat çekmiştir. Bu seferde Hz.
Peygamber'in başından geçtiği iddia edilen bulutun ve ağaçların gölge yapması,
peygamberlik mührünün görülmesi ve Hıristiyan bir rahip olan Bahîra'nın, Hz.
Muhammed'in peygamberliğine dair kehanetleri, sonraları farklı bir mecraya
çekilmiş, üzerinde birçok yorumun yapıldığı ve sözün söylendiği bir konu
olmuştur. Bu konuyla ilgili olarak Siyer, İslâm Tarihi, Tabakât, Ensab ve Hadis
kitaplarında çeşitli rivâyetler aktarılmıştır.
Klasik İslâm kaynaklarından bazıları rivâyet mantığıyla olaya yaklaşmışlar
bu sebeple sadece rivâyetleri vermekle yetinmişlerdir. Bazı müellifler ise bu
hâdisenin tarihi gerçeklerle çelişmesi sebebiyle rivayetleri eleştirmişlerdir.
Muhaddisler bu olaya biraz daha temkinli yaklaştıkları için Hadis külliyatındaki
bilgiler yekün teşkil etmemiştir. Çağdaş araştırmacılardan olayı kabul edenler,
bazen aşırı yüceltmeci bir tutumla olayı ele aldıkları için hiç olmayan şeyleri
kıssanın aslından gibi anlatmışlardır. Kabul etmeyenler ise bu kıssaya tenkitçi bir
metodla yaklaşmışlar metin ve senetteki kusurları ortaya koyarak bu kıssanın
neden olamayacağını delillendirmeye çalışmışlardır. Batılı yazarların bir kısmı ise
bu görüşmeden saçma sapan bir görüş olan ''Muhammed İslâm dinini Bahîra'dan
öğrendi.'' iddiasını ortaya atmışlardır.
Bu çalışmada bu ve benzeri görüşlerin hepsi ortaya konularak konu
değerlendirilmiştir.
ABSTRACT
One of the most contreversial subject in Islamic History is certainly the
Monk Bahîra event. This case, which occured in the Sham journey that the
prophet set out with his uncle Abu Talib in his childhood, attracted too much
attention because of that it included some abnormal elements. The overshadowing
a claude and trees, to be seen the prophethood seal and the predictions of the
Christian Monk Bahîra about the prophethood of Mohammed, have been taken to
I
different conduits afterwards and became subjects which have been comment on
and talked about many things. Several rumours quoted about this subject in Siyer,
Islamic History, Tabaqat, Ansab and Hadith books.
Some classical Islamic sources have approached the matter with rumouring
logic, so that they contended with giving only the rumours. But some authors
criticized the rumours because of that they are in contradiction with realities. The
contemporary researchers who admitted event explained things which did not
happen as it happened due to their some excessive attitude of exalt. And they who
did not admit that event approached this story with a critical method and put the
defects inthe chain and text forward then tried to adduce proofs why this story
couldn’t occur. However some western authors have brought up the scattering
“Mohammed learnt Islam from Bahîra” claim.
In this study, all of this and similar thoughts have been put forward and
appraciated.
II
İÇİNDEKİLER
İÇİNDEKİLER........................................................................................................................III
KISALTMALAR....................................................................................................................IV
ÖNSÖZ....................................................................................................................................V
GİRİŞ.......................................................................................................................................1
ARAP YARIMADASI'NDA HIRİSTİYANLAR VE RAHİP BAHÎRA...............................1
1. Araştırmanının Metodu ve Kaynakları.......................................................................1
2. Hıristiyanlığın Arap Yarımadası'na Gelişi.................................................................4
3. Nübüvvet Öncesi Arap Yarımadası'nda Hıristiyanlar................................................9
4. Rahip Bahîra'nın Kimliği ve Nesebi...........................................................................12
BİRİNCİ BÖLÜM...................................................................................................................17
1. KLASİK İSLÂM TARİHİ ve HADİS KAYNAKLARINA GÖRE RAHİP BAHÎRA
OLAYI.....................................................................................................................................17
1.1. Klasik İslâm Tarihi Kaynakları..............................................................................17
1.2. Hadis Kaynakları....................................................................................................36
İKİNCİ BÖLÜM.....................................................................................................................42
2. SON DÖNEM ARAŞTIRMALARINA GÖRE RAHİP BAHÎRA OLAYI.......................42
2.1. Çağdaş İslâm Araştırmacılarının Olaya Yaklaşımları...........................................42
2.1.1.Olayı Kabul Edenler....................................................................................42
2.1.2. Olayı Kabul Etmeyenler.............................................................................48
2.1.3. Olayla İlgili Farklı Yaklaşımda Bulunanlar...............................................56
2.2. Batılı Araştırmacıların Olaya Yaklaşımları...........................................................63
SONUÇ....................................................................................................................................76
BİBLİYOGRAFYA................................................................................................................82
III
KISALTMALAR
a.g.e. : adı geçen eser
a.g.m. : adı geçen madde
a.g.makale : adı geçen makale
a.s. : aleyhisselâm
AÜİFD : Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
Atatürk ÜİFD : Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
bkz. : bakınız
byy. : baskı yeri yok
çev. : çeviren
DİA : Diyanet İslâm Ansiklopedisi
Hz. : Hazreti
İA : İslâm Ansiklopedisi
MEB : Milli Eğitim Bakanlığı
s. : sayfa
sad. : sadeleştiren
s.a.v : sallallahü aleyhi vesellem
SÜİFD : Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
thk. : tahkik
tsz. : tarihsiz
UÜİFD : Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
IV
ÖNSÖZ
İnsanlık, her devirde içerisinden kalıcı eserler ve tesirler bırakan, yaptıklarıyla bir
çağın kapanıp başka bir çağın açılmasını sağlayan, zihinlerde derin izler bırakan,
gayretleri hem yaşadığı çağ da hem de çağlar ötesinde yankı bulan tarihî şahsiyetler
çıkarmıştır. Bu büyük insanlar, ya bir peygamber ya bir devlet adamı ya bir âlim, ya bir
komutan ya da bir dâhi olmuştur. Devlet adamı ve komutanlar bazen bir kurtarıcı bazen
de zalim bir diktatör olarak insanlık tarihindeki yerlerini almıştır. Âlimler ise
bıraktıkları eserler ile büyük kişiler olmuşlardır. Ama bunlar arasında en büyük tesiri
bırakanlar şüphesiz ki peygamberler olmuştur.
İşte insanoğlu içerisinden çıkardığı bu büyük şahsiyetlerin hayatlarını incelemiş,
onları tanıma ve tanıtma gayreti içerisinde olmuştur. Hayatı hakkında tarihte en çok eser
yazılan ve doğumundan ölümüne kadar bütün yaşamı en ince noktasına kadar incelenen
Hz. Muhammed (s.a.v)'den başka hiçbir kimse olmamıştır. Bütün hayatı çevresindeki
insanlar tarafından gözlenmiş, yaşamının bütün detayları kayıt altına alınarak sonraki
nesillere aktarılmıştır.
Hz. Peygamber'in, doğumundan ölümüne kadar olan zaman dilimindeki başına
gelen bütün olaylar; doğumu, çocukluğu, gençliği, peygamberliği, savaşları, seyahatleri,
beşerî ve siyasî ilişkilerin hepsi kayıt altına alınmış, hakkında çokca sözler söylenmiş ve
söylenmeye de devam edecektir. 1860 yılında Paris'teki bir yayınevi anket düzenleyerek
okuyucularından insanlık tarihinde en etkili olmuş şahsiyetin adını yazmalarını
istemişti. Maksat bu şahsiyet hakkında bir kitap yayınlamaktı. Sonuç hayret vericiydi.
Ankette başka herhangi bir isimle kıyas edilemeyecek derecede Hz. Muhammed'in
ismini yazanların sayısı çok fazlaydı. Bunun üzerine ''Mahomet'' adlı bir eser
neşredilmiştir.1 Bu ve benzeri çalışmaların sayısı Batı'da oldukça fazladır. Hz.
Peygamber'in hayatı diğer din mensuplarının da dikkatini çekmiş, onlar da İslâm
peygamberi hakkında çeşitli eserler ortaya koymuşlardır. Ancak bu eserlerin objektifliği
tartışmaya açıktır.
Müslüman olan ve olmayan birçok kişi Hz. Peygamber'in hayatı hakkında çeşitli
eserler ortaya koymuştur. Bütün hayatı incelenen Hz. Peygamber'in, çocukluğunda
amcası Ebû Tâlib ile beraber gerçekleştirdiği Şam seferinde meydana gelen bazı olaylar
olağan dışı birtakım unsurlar ihtiva etmesi açısından fazlaca dikkat çekmiştir. Bu
1 Rodinson, Maxime, Mahomet, çev: Atilla Tokatlı, İstanbul, 1968
V
seferde Hz. Peygamber'in başından geçtiği iddia edilen, bulutun ve ağaçların gölge
yapması, peygamberlik mührünün görülmesi ve Hıristiyan bir rahip olan Bahîra'nın, Hz.
Muhammed'in peygamberliğine dair kehanetleri, sonraları farklı bir mecraya çekilmiş,
üzerinde birçok yorumun yapıldığı ve sözün söylendiği bir konu olmuştur. Bu sebeple
konu etrafındaki sis perdesinin rengi gri tondan bir türlü kurtulamamıştır.
Öyle ki Bahîra olayı bazen bir efsane havasına bürünmüş, gerçekle örtüşmeyen
hususlar kendisini hissettirmiştir. Zaman zaman Hz. Peygamber'e beşer üstü vasıflar
yükleyen O'nun şahsını ve hayatını insanüstü özelliklerle süslemeye çalışan rivâyetler
ortaya çıkmıştır. Bazı Müslüman âlimler olayı ve rivâyetleri tenkit ve tahlile tâbi
tutmadan olduğu gibi kabul ederken, bazıları da rivâyetlere akıl ve nakil merkezli
yaklaşarak bazı noktaları eleştirmişlerdir. Sonraları ise bazı Müslüman yazarlar bu olay
etrafında cereyan eden bazı hususlara süslemeci bir metodla yaklaşmışlar ve aslı
olmayan şeyleri kıssaya karıştırmışlardır. Batılı yazarlar ise Hz. Peygamber'in bu
seyahatte Bahîra ile görüşmesinden akla ve mantığa uymayan bir iddia olarak ''Hz.
Muhammed, Bahîra ile görüşmesinde ondan Hıristiyanlığı öğrendi ve İslâm adı altında
yeni bir din tesis etti'' görüşünü ortaya atmışlardır. Tabiî aralarında insaflı ve önyargısız
kimseler çıktıysa da bunlar da sahip oldukları fikir taasubundan kurtulamamış ve doğru
olan şeylerle beraber yanlış düşüncelerini de ifade etmişlerdir. Bu çalışmada bu ve
benzeri görüşlerin hepsi ortaya konularak konu değerlendirilmiştir.
Çalışma, Giriş kısmı hariç iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında
araştırmanın metodu ve kaynakları ile Arap Yarımadası'ndaki Hıristiyanlar ve Rahip
Bahîra hakkında bilgi verilmiştir. Hıristiyanlığın Yarımada'ya girişi, nerelerde ve nasıl
yayıldığı gibi hususlar üzerinde durulmuştur. Burada Hıristiyanlığın Arap
Yarımadası'ndaki durumu ile ilgili bilgi verilmesinin sebebi Bahîra'nın Hıristiyan
olmasıdır. Gerçi onun Teyma'daki Yahudi bilginlerinden olduğu iddia ediliyorsa da bu
iddia zayıftır ve doğrusu Bahîra'nın Hıristiyan olduğudur.
Birinci bölümde ise Klasik İslâm Tarihi kaynaklarının ve Hadis kaynaklarının
konuyla ilgili yaklaşımları ortaya konulmuştur. Klasik İslâm Tarihi kaynakları olarak
Siyer, İslâm Tarihi, Tabakât ve Ensab kitaplarının Bahîra olayına yaklaşımlarının nasıl
olduğuna temas edilmiştir.
İkinci bölümde ise son dönem araştırmalarında Rahip Bahîra olayının ele alınışı
incelenmiştir. Bunu yaparken Müslüman araştırmacılar ile Batılı araştırmacılar ayrı ayrı
ele alınmıştır. Müslüman araştırmacıların, olaya yaklaşımları sınıflandırılarak
incelenmiştir.
VI
Çalışmalarım sırasında kendilerinden istifade ettiğim bütün hocalarıma, değerli
görüşleriyle beni yönlendirerek ufkumu açan Sayın Prof. Dr. Ahmet Önkal ile Prof. Dr.
Mehmet Ali Kapar'a ve özellikle de danışman hocam Sayın Prof. Dr. İsmail Hakkı
Atçeken'e teşekkürü bir borç bilirim. Gayret bizden, başarı Allah'tandır.
Ahmet Erçetin
Konya/2008
VII
GİRİŞ
ARAP YARIMADASI'NDA HIRİSTİYANLAR VE RAHİP BAHÎRA
1. Araştırmanın Metodu ve Kaynakları
Araştırmanın amacı bir iddianın savunuculuğunu yapmak değildir. Bu çalışmada
Bahîra olayı hakkındaki rivâyetler incelenecek, bazen gerçek ile gerçek olmayanın
birbirine nasıl karıştığı göz önüne serilecektir. Bu yapılırken de ilk dönemden
başlayarak günümüze kadar yazılmış birçok çalışmadan istifade edilecektir. Bunun
sebebi ilk dönem ile günümüzde bu olayın algılanmasının nasıl olduğunun daha iyi
anlaşılmasıdır. Kaynaklarda konu hakkında geçen, ulaşılabilinen bütün rivâyetler
verilecek daha sonra bunlar arasındaki farklar ortaya konulacak ve bu nakiller üzerinde
değerlendirmeler yapılacaktır.
Bazen rivâyeti verirken eğer o nakil birçok kaynakta varsa o rivâyeti verip
dipnotta kaynaklar verildi. Genellikle Siyer ve İslâm Tarihi kitaplarında uygulanan
yöntem bu şekildedir. Özellikle kaynakların çoğunda geçen ''Ebû Mûsâ rivâyeti'' ile ''İbn
İshak rivâyeti''ni devamlı yazmaktansa kullanım kolaylığı olması açısından bu isimler
ile rivâyet ifade edildi. Ensab, Tabakât, Hadis külliyatından ise kaynaklar tek tek ele
alınarak incelendi. Bunun sebebi bu kaynaklarda konu ile ilgili bilgilerin azlığıydı.
Ulaşılabilinenler de tek tek incelendi ve aktarıldı.
Çağdaş araştırmacıların eserlerinde de aynı yöntem kullanılarak bu konuda kimin
ne dediğinin görülmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda alıntılara sıkça başvurularak olay
hakkındaki farklı yazarların fikirlerinin iktibas şeklinde verilmesi uygun görüldü.
Ayrıca bazı hususların daha iyi anlaşılması için maddeler halinde verildi. Gerekli
yerlerde bazı hususların daha iyi anlaşılması için dipnotlarda açıklayıcı bilgiler verildi.
Ayrıca çalışmanın hacmini artırmamak için bazı yerlerde dipnotlarda ilgili sayfalara
atıfta bulunuldu.
Hedefimiz objektif bir tutumla ilmî veriler ışığında konu hakkındaki
değerlendirmeleri ortaya koymaktır. Tarafsız olmanın bir gereği olarak hem İslâm
dünyasında hem de Batı'da yazılmış eserlere müracat edildi. Bunlardaki bazı
rivâyetlerde nasıl süsleme ve uydurma şeylerle gerçeğin dışına çıkıldığını, iyi niyetin
her zaman yeterli olmadığını, bazı hususlarda sadece kabulcü mantığın değil de tahlilci
ve tenkitçi olunması gerektiği gösterilmek istendi. Diğer taraftan da art niyetin ve
ideolojik saplantıların insana neler yaptırabileceği gösterilmeye çalışıldı.
1
Çalışma hazırlanırken başvurulan kaynaklar çeşitlilik arz etmekle beraber doğal
olarak kullanılan ilk kaynaklar Siyer ve İslâm Tarihi kitapları olmuştur. Aslında
konuların bölümlerde işlenişine göre başvurulan kaynaklar farklılık arzetmektedir.
Çağdaş araştırmacılardan Cevâd Ali2, giriş kısmında yararlanılan temel kişi olmuştur.
Cevâd Ali, Hıristiyanlığın tarihî seyri ve Arap Yarımadası'na girişi ve yayılması gibi
hususlarda bize kaynaklık etmiştir. Ayrıca aynı kısımda, yakın zamanda yazılmış bazı
kitaplardan ve ansiklopedi maddelerinden de yararlanıldı. Özellikle Diyanet İslâm
Ansiklopedisi'nde ''Hıristiyanlık'' maddesinden sıkça istifade edildi. Aynı kısımda İslâm
Ansiklopedisi'nde ''Nasârâ'' maddesinin bir kısmını yazan Tritton3 ve ilk dört asırda
Hıristiyanlığın tarihî seyri ile ilgili müstakil bir eseri müşterek olarak neşreden
Bihlmeyer ve Tunchle4 gibi Batılı yazarlardan da yararlanıldı. Ayrıca Muhammed
Hamîdullah'ın ''İslâm Peygamberi''5, Günay Tümer ve Abdurrahman Küçük'ün beraber
hazırladıkları ''Dinler Tarihi''6 eseri ile Şemseddin Günaltay'ın ''İslâm Öncesi Araplar ve
Dinleri''7 adlı eseri de yararlanılan diğer araştırmalardır.
Klasik İslâm Tarihi kaynaklarında istifade edilen kaynak yelpazesi çok geniştir.8
Bunlardan ilk dönem siyer müelliflerinden İbn İshak, İbn Hişam ve Taberî gibi
âlimlerin rivâyetleri aktarıldı. İbn İshak'ın rivâyeti kendisi kaynak gösterilerek İbn
Hişam, Taberî, Beyhakî, Süheylî, İbnü'l-Esîr, İbn Seyyidinnas, Zehebî, İbn Kesîr ve
Suyûtî gibi müelliflerce aktarılmıştır. Hepsi de kaynak olarak İbn İshak'ı gösterirken
sadece Ebû Nuaym, aynı rivâyeti ziyade bazı kısımlarla senetsiz olarak aktarmıştır. Biz
bu rivâyeti kaynaklarıyla verdikten sonra üzerinde bazı değerlendirmeler yaptık. Aynı
usulü ve yorumu Ebû Mûsâ rivâyeti için de yaptık. Bu rivâyetin değerlendirilmesinde
İbn Hacer, Zehebî, İbn Kayyım ve İbn Seyyidinnas gibi tahlilci müelliflere sıkça
başvuruldu. İbn Sa'd, İbnü'l-Esîr, İbn Asakîr, İbn Hacer ve Suyûtî'nin konuyla ilgili
olarak eserlerine aldıkları farklı rivâyetler aktarıldı. Yine aynı şekilde son dönem
müelliflerinden Diyarbekrî, Halebî ve Nebhânî gibi rivâyetleri tahlil ederek konu
üzerinde fikir beyan eden müelliflerin eserlerinden de yararlanıldı.
2 Cevâd Ali, el-Mufassal fî Tarihi'l-Arab Kable'l İslâm, Bağdat, 1993
3 Tritton, A. S., ''Nasârâ'', İA (MEB), İstanbul, 1988
4 Bihlmeyer, K.-Tunchle, H., I-IV. Yüzyıllarda Hıristiyanlık, çev: Antun Göral, İstanbul, 1972
5 Muhammed Hamîdullah, İslâm Peygamberi, çev: Salih Tuğ, İstanbul, 1993
6 Tümer, Günay-Küçük, Abdurrahman, Dinler Tarihi, Ankara, 1993
7 Günaltay, Şemseddin, İslâm Öncesi Araplar ve Dinleri, sad: M. Mahfuz Söylemez-Mustafa Hizmetli,
Ankara, 1997
8 Klasik İslâm Tarihi ve Hadis kaynaklarının künyeleri, çalışmanın hacminin artırmamak için ileride yeri
geldikçe verilecektir.
2
Description:Giriş kısmında araştırmanın metodu ve kaynakları ile Arap Yarımadası'ndaki Hıristiyanlar ve Rahip Ebû Tâlib bir kafile ile birlikte ticaret amacıyla Şam'a gitmek istedi. Yola çıkmak biri diğerine aktarmak sûretiyle devralıyorlardı.