Table Of ContentDERLEMELER / COMPILATION PAPER
KÖROĞLU’NUN HALEP KOLU (AMASYA VARYANTI)
Köroğlu’s Aleppo Narrative (Amasya Variant)
Yrd. Doç. Dr. Serdar UĞURLU*
ÖZ
Köroğlu anlatmaları ile ilgili yapılan çalışmalar dikkate alınacak olursa karşımıza iki tür Köroğ-
lu tipi çıkmaktadır. Bunlar destan kahramanı olan Köroğlu tipi ile hikâye kahramanı olan Köroğlu’dur.
Elimizdeki metin hikâye kahramanı olan Köroğlu tipi üzerine kurgulanmış bir metindir. Bizi bu hikâye
metnine götüren ise 60 dakikalık bir kaset kaydıdır. Kaynak kişilerin ifadelerine göre 1960 senesin-
de Amasya’nın Aydınca Nahiyesi, Yeşilöz Köyü’nde, Âşık Veysel ve yardımcısı ya da çırağı olan Âşık
İbrahim’in de bulunduğu bir mecliste, Âşık Mehmet’in dillendirdiği bu hikâye kayıt altına alınmıştır.
Âşık Veysel ve beraberindeki Âşık İbrahim bu köyde Âşık Mehmet’in evinde üç gün misafir kalmış-
lardır. Âşık Veysel çok memnun kaldığı bu misafirlik sonrası sanatını ve yeteneğini takdir ettiği Âşık
Mehmet ile sazlarını değiş tokuş etmiş ve bu şekilde köyden ayrılmıştır. Âşık Veysel’in sazı hâlâ aynı
ailenin muhafazası altındadır. Âşık Mehmet’in mecliste dile getirdiği Köroğlu hikâyesi incelendiğinde,
Köroğlu kollarından Halep Kolu’nun bir varyantı olduğu görülmektedir. Köroğlu Kolları ile ilgili yapı-
lan derleme çalışmaları neticesinde Anadolu sahasında şimdiye kadar 32 Köroğlu koluna rastlanılmış-
tır. Bu kollardan birisi de Halep Kolu’dur. Bu kol ile ilgili problem ise ismen kaynak eserlerde geçme-
sine rağmen metin olarak kendisine rastlayamamış olmamızdır. Elimizdeki metnin, Halep Kolu’nun
bir varyantı olduğuna şüphe yoktur. Eser mensur ve manzum bölümleri itibarıyla orta hacimde bir
eserdir. Amasya’nın ağız özellikleri esere yansıdığından bu eser için “Halep Kolu’nun Amasya Varyan-
tı” denilmesi yerinde olacaktır. Manzum kısımların çokluğu esere farklı bir hava katmıştır çünkü bu
kısımların saz eşliğinde nasıl seslendirildiğine kaset kaydından ulaşılabilmektedir. Çalışmamızın bu
anlamda Köroğlu çalışmalarına bir nebze de olsa katkısının olacağını düşünmekteyiz.
Anahtar Kelimeler
Köroğlu, Halep Kolu, destan, hikâye, anlatı.
ABSTRACT
If we consider the studies on Köroğlu narratives, we see two types of Köroğlu. First type is a
saga hero and the second type is a story hero. The text we have is fictionalised on Köroğlu type who
is a story hero. It is a 60-minute tape record which takes us to the story text. According to the source
people’s statements, this story has been recorded in a gathering, where his apprentice Âşık İbrahim
was also there and story is put into words by Âşık Mehmet in Yeşilöz, Amasya in 1960. Âşık Veysel and
Âşık İbrahim stayed in Âşık Mehmet’s house for three days in this village. Âşık Veysel exchanged his
instrument (saz) with Âşık Mehmet who he appreciated his art and talent after his visit which he was
really pleased. Âşık Veysel’s instrument is still protected by this family. When we study Köroğlu story
that is put into words by Âşık Mehmet, it is seen that it correponds to Aleppo Variant which is from
narratives of Köroğlu. One of these variants is Aleppo. The problem with this variant is that we couldn’t
find it as a text, yet it is stated by name in source works. It is no doubt that the text we have is similar
to Aleppo Variant. This work is moderate beginning from prose and verse. It will be to the point if we
say “Amasya Variant of Aleppo Narrative” as Amasya dialect’s charachteristics are reflected on this
work. The parts that are composed with verse creates a change, because how these parts is performed
in company with the instrument, is reached from tape record. We think that our work will contribute to
the studies on Köroğlu to some extent in this sense.
Key Words
Köroğlu, Aleppo Variant, saga, story, narrative.
* Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi,
Bolu/Türkiye, [email protected]
http://www.millifolklor.com 157
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
Giriş ne gelmiş ve üç gün boyunca evlerinde
Çalışmamıza konu olan Köroğlu misafir olmuşlardır.1 Bu misafirlik-
anlatmasına, 1960 senesinden kal- te Firdevs İnan’ın babası olan Âşık
ma bir kaset kaydından ulaşılmıştır. Mehmet, misafir âşıklarla bir meclis
Amasya vilayetinin Aydınca Nahi- düzenler ve daha önce Köroğlu’nun
yesi, Yeşilöz Köyü’nde içlerinde Âşık “Halep Kolu” olarak bildiğimiz ancak
Veysel’in de bulunduğu bir grup âşık, bu güne kadar metinlerine ulaşamadı-
bir meclis düzenlerler. Bu meclis, dö- ğımız kolun “Amasya Varyantı”nı sazı
nemin imkânsızlıklarına rağmen kayıt eşliğinde dile getirir. Bu kol, kaynak
altına alınabilmiştir. Meclisi oluştu- eserlerde karşımıza “Köroğlu’nun Ha-
ran âşıklar; Âşık Mehmet, Âşık Veysel lep Seferi”, “Demircioğlu-Halep Kolu”
ve Âşık İbrahim’dir. Sazların çalındığı, veya “Halep Kolu” gibi farklı adlandır-
cem evlerinde nefeslerin söylendiği ve malarla çıkabilmektedir.
köy kahvehanelerinde âşık atışmaları- Anadolu sahası Köroğlu kolları
nın yapıldığı bu yıllarda Âşık Mehmet, üzerine yapılmış pek çok çalışma var-
Amasya genelinde tanınan ve birçok dır. Kronolojik olarak, bu çalışmala-
âşığı da kıskandıracak derecede güzel rın en eskisi, Zekeriya Karadavut’un
deyişler ve demeler söyleyebilen bir (2002:1) “Köroğlu’nun Ortaya Çıkı-
âşıktır. şı” adlı eserinde de bahsettiği üzere,
1885-1886 yılında neşredilmiş olan
“Meşhur Köroğlu” adlı çalışmadır. Bu
tarihten sonra yapılmış ilk derli top-
lu çalışma, “Köroğlu Destanı” adıyla
1931 senesinde P. Naili Boratav’dan
gelir. Eserde “Halep Kolu” sadece is-
men geçmektedir. Köroğlu kollarının
tasnifinin yer aldığı ilk çalışma ise M.
Fahrettin Çelik (Kırzioğlu) tarafın-
dan yapılmıştır. Çelik, 1941 senesinde
Kars ilinden yaptığı derlemelere göre
Köroğlu kollarını 27 madde halinde
tasnif etmiş ve Halk Bilgisi Haberleri
Dergisi’nin 117’nci sayısında yayımla-
mıştır. Bu tasnifte “Demircioğlu’nun
Halep Kolu” altıncı sırada bulunmak-
Resim1: Âşık Mehmet ve Elinde Âşık
tadır (Çelik 1941:209-210). Akabinde
Veysel’in Sazı
Boratav 1946 yılında, Dil ve Tarih
Âşık Mehmet’in damadı Nebi Coğrafya Fakültesi Dergisi’nde ya-
İnan (76) ve kızı Firdevs İnan’ın (72) yımladığı “Doğu Anadolu’da Folklor
anlattıklarına göre Âşık Veysel ve yol Derlemeleri” adlı makalesinde, 14 Kö-
arkadaşı Âşık İbrahim, Yeşilöz Köyü- roğlu Kolu’ndan oluşan bir listeye yer
158 http://www.millifolklor.com
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
vermiş, bu listenin altıncı sırasını da ğan Kaya’dır ancak Halep Kolu’nun
“Halep Kolu”na ayırmıştır. Bu kol- metinlerine bu güne kadar çalışmala-
lar aslında “Murat Uraz’ın vaktiyle rında yer vermemişlerdir.
1928’de Erzurum Lisesi Müdürü iken
Erzurumlu Âşık Mıkdat’tan yazdırdığı Sonuç
–ve aslı Karslı Âşık Kılıççı Mustafa’ya Köroğlu anlatmalarından Halep
çıkan- Köroğlu kollarıdır” (Boratav Kolu’nun metnine bu güne kadar ula-
1946:90). Boratav ve Çelik, tasnif- şılamamış olması Köroğlu çalışmaları
lerinde Halep Kolu’na sadece ismen adına önemli bir eksiklik olmuştur.
değinmiş ancak metinlerine yer ver- Çalışmamızda Halep Kolu’nun Amas-
memişlerdir. Mehmet Kaplan, Meh- ya varyantı ele alınarak bu eksiklik
met Akalın ile Muhan Bali’nin 1973 bir nebze olsun ortadan kaldırılmaya
senesinde, Erzurumlu meddah Behçet çalışılmıştır. Gelecekte yapılacak yeni
Mahir’den derleyerek oluşturdukları çalışmalar ile Halep Kolu’nun asıl
ve “Köroğlu Destanı” adıyla bastıkları metnine ve diğer varyantlarına ulaşı-
eserde ise “Halep Kolu” mevcut değil- lacağı ve bu kol ile ilgili sürmekte olan
dir. Yine Ümit Kaftancıoğlu’nun halk- belirsizliklerin de tamamen ortadan
tan derlediğini söylediği, dört kol ile üç kalkacağı düşüncesindeyiz.
hikâyeden oluşan ve 1979’da “Köroğlu
Kolları Halk Destanları” adıyla kitap- Halep Kolu Amasya Varyantı
laştırdığı eserinde de durum aynıdır. Ey ağalar dinleyin beğler. Toptur silah-
Metin Ekici “Anadolu Sahası Köroğ- ların başı, onu daşıyamaz her gişi. Tüfek
lu Kollarının İsim ve Tasnif Meselesi” der ki ben hezerem, omuz başında geze-
adlı makale çalışmasında, bu kolun rem. Yedi ördeğin ben gızıram. Gama der
metinlerine rastlayamadığını söyle- ki ben nazlıyam, goltuh altında gizliyem.
Hançer der ki ben bıçağam, hepisinden
mekte, hatta metnine ulaşamadığı için
ben alçağam, gaba tene çoh bataram.
de tasnifine alamadığı kolların isimle-
Zamanın asırında Çamlıbel’de gırk atlı-
rini (1998:240) “Köroğlu’nun Halep
yınan Köroğlu adında bir eşgıya gezeri-
Seferi, Deli Kara, Kaytaz Kolu ve Ki-
di. Gezerkene günlerin birisinde bunun
ziroğlu Mustafa Bey Kırım Seferi” şek-
garnı acıhtı. Ağalar dedi arhadaşlarına.
linde sıralamaktadır.
Dürbünü verin hele bir dolandırayım ba-
Doğan Kaya “Türk Kültürü Daire-
halım bir şey görünmuyo mu? Dürbünü
sinde Köroğlu” adlı son çalışmasında,
gözüne aldı ki yamacda bissürü goyun
metinlerine sahip olduğunu belirttiği
var. Ağalar yamacda bissürü goyun gor-
toplam 159 kol adına yer vermiş, bu-
düm. Bi goyun getürüp yiyek. İçinden
nun 109. sırasına “Köroğlu’nun Ha-
birisi dedi ki, ağa sen duruken bize ve-
lep Seferi”ni almıştır (Kaya 2016:9).
rür mi? Sen get sen getir biz yiyek. Kö-
Çalışmalarımız neticesinde bu kolun
roğlu da bindi Gırat’ının üstüne, onların
metinlerine sahip olduklarını ifade
yanından ayrıldı. Vardı çobanın yanına.
edebilen sadece iki araştırmacı tespit Bereketli ola çoban dedi. Hoş geldin safa
edilebilmiştir. Bunlar Boratav ve Do- geldin. Selamunaleyküm, aleykümse-
http://www.millifolklor.com 159
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
lam. Çoban bize bir goyun vereceksin. yunnarını da ayahlarına vererek kevran-
Benimilen sen mi gazandın dedi çoban cıbaşına, senin ağalını, yiğitliğini Hakk
ona. Veremem. Çoban adım eşitmedin bağışlamış dediler. Sora kevrancıbaşı
mi? Dedi yoh. Ey ben Köroğluyum. Ço- bunnarın 38’inin de atını verdi. Bunna-
ban Köroğlu olsanıdı sen bana demeden rı bırahtı. Bu sefer Demircolu ne dedi?
sürüyü gotürürdün. Çobanın sözü Kö- Köroğlu’nun mağazasını biz gazandık,
roğluna hoş geldi. Adam bir goyuna bir biz doldurduk. Gelin bunu yarak. Yar-
çobanı mı öldürecem ben. Döndü beğle- dılar ve biraz ekmağlen birer top gumaş
rin yanına geri getdi. Ne oldu dedi beğ- alıp çıhtılar. Ekmağleri yediler, gumaş
ler? Canım bir goyuna bir çoban mı öldü- topları galdı. Bu gumaş topları nerde sa-
rek dedim döndüm geri geldim. İçinden tılır dediler biribirlerine? Halep’te. Hay-
zırtabozun birisi kendinden emin sürdü din bahalım o zaman, Halep’e gumaş sat-
atını vardı çobanın yanına. Lan çoban. maya gidiyoruz dediler ve düştüler yola.
Ha! Çabuk bize bu goyunu ver. Aha du- Ennide Halep’e şehrün beri tarafına top-
tim aha getüreyim derken, eğer ben gi- landı bunnar. Bir gavlü garar gıldılar.
dersem Köroğlu gızar ha dedi. Amman Dediler ki her birümüz bir sokağa dağı-
babam Köroğlu’yu bura bastırmadan al lacağuk 37 gişi geri çıhıp buraya gelücek.
bütün sürüyü gotür dedi. Bunnar goyu- Birimiz şehirde galursak bu 37 gişi o bir
nu getirdiler, yüzdüler, bozdular, kes- gişiyi bıçahlayıp öldürecek. Kimse gerü-
tiler, yediler. Bu Demürcolu dedi ki bu de galmayacak. Hepbirden gararu verdi-
goyunu getiren bizik, kesen bizik, yüzen ler. Demircolu gumaş topunu attan bir
bizik. Bu goyunun namı Köroğlu’ynan metre aşağı salladı. Bir sokahdan aşağı
getmesin. Biz Köroğlu’nun yanından goyuverdi. Sokağın altından yoharı iki
çıkak, bizim namımız yürüsün. Nasıl garı geldi. Birisi Gocagarı birisi gelini mi
çıkacauk dediler. Köroğlu’nun posduna gızı mı bilemedi. Gocagarı mumayıp bu
otururum. Lüleye yüz gram da tütün gumaşların satlıh mı? Diye sordu. Satlıh
basarım. Postda çekerkene o bizi goar. nene dedi. Gocagarı yanındakine Mek-
Demircolu Köroğlu’nun posduna oturdu. tup Hanım gumaş topu satlıhmış şunu
Lülesini ağzına aldı, çekerkene Köroğlu sana alah dedi. Mektup Hanım bahim
vardı. Ulan Demircolu, ağaysan ağalını deyince Demircolu iki parmağını gordü.
bilirük etrafın varsa etrafını bilirük de- Ahlı getdi. Gocagarı atı bunun bacağına
yince 38 atlı çehtiler çıhtılar. Galdı bir bağladı geçti getdiler. Merhaban nerden
Köroğlu bir de Eyvaz. 38 atlı Çardahlı nereye derken 37 gişi oruya toplandılar.
Çamlıbel’in depesine çıhtılar. Bir bah- Ulan Demircolu nerde? Demircolu yoh.
tılar ki bir kevran çıhmış geliyor. Bu Haydin bunu arayak dediler. Aşağı De-
kevranı soyarsak bize yeter dediler. Kev- mircolu yoharı Demircolu derkene ço-
ran geldi kevranı soyacahlardı bunnar. cuhların yanına vardılar. Çocuhlara sor-
Kevrancıbaşı yiğidimiş. Bunnarın 38’ini dular ki, yavrum şehrünizde yazıg adam
de bağladı. Demircolu dedi ki, yiğitliği- görmediniz mi? Birisi işte şorda Mektup
ni Hakk bağışlamış, elimizi goynumuza Hanım’ın parmağını görmüş de bayılmış
salak, goynumuzu ayahlarımıza alak, yatıyor dedi. Haydi, göster dediler. Ço-
varıp kevrancıbaşından yalvarıp para is- cuh gösterdi. Bunnarın kargıları vardı.
teyek. Ellerini goyunnarına duttular, go- Kargıları gaharak bunu galdırdılar. Ne
160 http://www.millifolklor.com
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
yatıyon gahsana dediler. Bu Demirco- Köroğlu da bulamadın ahtı bütününü
lu dedi ki ben ağamın yanına gidecem. Eyvaz beslemez mi doksan yetimi
Ney? Ben ağamın yanına gidecem. Ulan Yüz bin batman gader havan dütünü
gardaşım! Posda oturan senidin. Bunun Beğlere içirün de taban gelende
yanından çıkak diyen senidin. Eger sen
utanmadan giderisen biz de gideriz de- Çamlıbel’dir de Köroğlu’nun arhası
Bozulur mu (hano) Eyvaz’ın tayfası
diler. Bunnar görüştüler geldiler Çar-
Yüz bin batman gader inan gayfesi
dahlı Çamlıbel’e yanaşdılar ki Köroğlu
Beğlere içirün de taban gelende
Gırat’ınan cirit oynuyor. Demircolu şin-
di boün bizi böyle görürse bu adam bizi
Çamlıbel’dir de Köroğlu’nun arhası
öldürür dedi. Gelin ne yapah? Atların
Eyvaz’ı sürersen şahin görpesi
gemini boğazlarımıza takak. Ellerimizi
Yüz bin deve yükü Halep arpası,
goynumuza sokak. Burada böyle sürü-
Atlara yedürün de taban gelende.
nedurak. O bizi görür gelir dedi. Atların
gemlerini boğazlarına tahtılar. Ellerini
Tokat kevranından duttum bahırı
goyunnarına sohtular. Orda öylecene
İncitmeyin bir fuharayı fahırı
sürünürkene Köroğlu bahtı ki bunnar
Tuna suyundan (hano) boz ırahıyı
geldi. Someye sürdü Gırat’ı bunnarın
Beğlere içirün de taban gelen de
vardı yanına. Selamunaleyküm ağalar
dedi. Aleykümselam dediler. Geldiniz Ne mutludur şu derenin ayağı
mi? Geldik. Haydin herkeş odasına get- Ahmaz oldu ahey suyun ayağı
sin dedi. Geldiler herkeş odasına indiler. Demircolu’nu da haber edin giyevü
Yeniden Köroğlu bunnarı başına topladı. Çaldırun beğlere taban gelende
Bi şöyle benizlerine bahtı ki hepisinden
Demircolu’nun benizi bozuh. Ula içiniz- Dedi ve kesti. Ağalar ben Halep’e gızı al-
deki en yüreklunuz en babayiğidiniz maya gideyom. Ben gelecem siz bu düğü-
Demircolu’yudı. Bunun benzi bozulmuş. nü çalın bozmayın dedi. Peki, ey dediler.
Buna siz ne yaptınız dedi. Hay ağam Ha- Köroğlu bindi Gırat’ın üstüne allasmar-
lep şehrinde Mektup Hanım isminde bir laduh dedi. Ardından bahtılar ki dere-
gız gördü, düştü. Ondan böyle oldu ben- lerden sel gibi depelerden yel gibi ölmüş
zi dediler. Ole deyince Köroğlu düşündü galmışın gibi tozup gidiyo. Bir beleğin
ulaann şindi şunnara sazınan mı söy- başına çıhtı. Andan bahtı ki Bolu beğle-
lim sözünen mi söylim? Canım sözden ri birkaç yolun oünü kesmişler. Ulaaan
ne anlaycahlar sazınan söylim de sözün Bolu beğlerinden gurtulursam bir daha
gıymetin bilsinler dedi. Köroğlu aldı sazı bana ölüm yoh dedi. Bolu beğleri de de-
sinasına, geldi sözün binasına. Bahalım diler ki aha bize bir av geliya amma al-
ne diyecek ağalar ne dinleyecek? tındaki at eder 300 lira üstündeki terki
eder 500 lira. İşte bu bize yeter dediler.
Ben gidiyom ta Halep’ten aşaği Köroğlu sürdü Gırat’ı vardı Bolu beğle-
Beline dolamış ipek guşağı rinin yanına. Selam-aleykümselam de-
Yüz bin deve yükü gumaş döşeği. dükten sora sazın bir teline dohundu.
Serin beğlere de taban gelende Ula sazın da mı var senin dediler. Evet,
sazım da var sözüm de var dedi. E al ba-
http://www.millifolklor.com 161
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
halım o zaman dediler. Köroğlu aldı sazı Yohuş yoharu da davşan büküşlüm
sinasına geldi sözün binasına. Bahalım İnişen aşağı keklik sekişlim
ne diyecek Bolu beğlerine? Anlı tas perçemlim (hano) göğsü nakışlım
Bir Gırat’ı severim bir de Ayvaz’ı
Çamlıbel’den aştuğımı görmüşler
Gıratımı da sekişinden bilmişler Yahu Gırat ile Eyvaz’ı methediyor. Bu
Bu gelen de goç Köroğlu demişler Köroğlu’dur dediler. İçlerinden canım
Yol verin gidelim Bolu beğleri nedecen bu Köroğlu’ysa gelin bunu goy-
verek dedi. Bolu beğleri bunu goyverek
Gırat biliyon mu bura neredir tutak derkene Köroğlu bahtı ki bunnar
Şehitler mezarı sıra sıradır bana uymecek gel en eyisi ben şunnara
Ganlı meydan dedükleri buradır bir para yüzün göstereyin belki paraya
Bir Gırat’ı severüm bir de Ayvaz’ı bahıp bana uyarlar deyip aldı bi daha.
Ulan Gırat ile Eyvaz’ı methediyor her- Üç yüz altun dikilidür kürkümde
İki ölçe yakın vardır terkimde
halde bu Köroğlu’dur vurun şuna dedi-
Gılıç galkan dahılıdur sırtımda
ler. Orda malagatten birisi dedi ki, ca-
Bolu beği ben Köroğlu değilüm
nım ne Köroğlu’dur ne de bir şey onların
adını eşitmiş herif methediyor. Bu ele-
Baba Köroğlu olmasan sen ne olursan ol
man iyi aşıhmış alsın bi daha dedi.
var sen yoluna get dediler. Tamam gor-
huttum ya dedi son kez aldı sazı.
Bir dizgin eylersem yerler yırtulur
Guyruk galdıranda ey sağrın örtülür
Köroğluna gine yeni tav geldi
Gırat’ın önden hangi canlı gurtulur
Alabülürseniz böyük av geldi
Fesimden dışarı sesim duymayım
Bu arslan ölmedi (hano) gine sağ geldi
Den Fadimeyim de babam size gıymayım
Fesimden dışarı sesim duymayım
Den Fadimeyim de babam size gıymayım
Ulan bu ne yapıyor bu gader adamı Fa-
dime yapıyor. Vurun şuna! Durun! Falan
Dedi ve kesti. Ha biz Fadimeyük dediler.
derken gene içlerinden biri dedi ki, ca-
Sahi mi sahi. Emme vardunuz şehirler-
nım ellemeyin adam güzel aşıhtır bıra-
de ey siz necisiniz demeyin ki biz Bolu
hın çalsın dedi. beğiyiz derseniz çardan çoluhdan eşidü-
rüm gulağınız üstüne dopuzu indürür
Bir dizgin eylersem yerler yırtulur sizi öldürürüm dedi. Ağam dimek dedi-
Guyruk galdıranda ey sağrın örtülür ler. Köroğlu ordan sürdü Gırat’ını sürdü
Gırat’ın önden hangi canlı gurtulur bir ovanın yüzüne vardı ki 39 gız yerde
Fesimden dışarı sesim duymayım esvab yuyor. Ordan da biraz govmuşlar
Den Fadimeyim de babam size gıymayım ötede bir Kel Gız esvap yuyor. Köroğlu
çevürdi yolunu Kel Gızın üstüne vurdu.
Yahu vurun herife bahın herif bizi Fa- Köroğlu ulan bir su onlardan mı isteyim
dime yapıyor deyince gene birisi canım bundan mı isteyim dedi. Şindik derler
ellemeyin adam güzel aşıhtır bırahın ki dedi böyüklendi ondan istemedi bi-
çalsın dedi. zim yanımıza da varmadı derler dedi.
Verürse de vermezse de şu Kel Gızdan
162 http://www.millifolklor.com
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
isteyim dedi. Ondan sora tabi bu da eyi Hay pis gel sen. Eyi gız olsana şonnar
gız olsaydı bunnar içine gordı ama du ba- seni içine gordu dedi. Kel Gız su virmedi.
him hele dedi. Sürdü Gıratını Kel Gızın Köroğlu da onnarın yanına varmadı sür-
yanına, aldı sazı sinasına geldi sözün bi- dü Gırat’ı indi Halep’e. Şehrin berü tara-
nasına çalırkan su isteyecek bahalım ne fına vardı ki bir Gocagarı bahırları ta-
diyecek. kınmış suya gidiyor. Gız Gocagarı beni
müsafir alır mıydın? Aman gaç seni al-
Sular başında durursun sam atına yerim yoh atını alsam sana
Nohta nohta söz olursun
yerim yoh. Gız Gocagarı aha sana bir
Görenin ahlını alırsın
avuç altın vereyim. Ya alırım atına da
Dilber ver su içeyim
yerim var, sana da yerim var gel. Goca-
garı bunu götürdü Gocagarı’nın bir ahırı
Dedi aldı Kel Gız
var emma içerde iki adam atınan cirit
Sular başında saz olmaz oynuyor. Gırat’ı çekince guyruğu dışarı-
Gırım dilkisi boz olmaz da galdı. Gocagarı buna yimek virdü. Yi-
Bizim ilde nergis olmaz mek virdü ki ocahtan buca yimek virdü.
Kör müsün in de iç su Gutnu gumaş döşek serdi. Ye ye ac yat
örtün örtün açıh yat dedü. Sora
Aldı Köroğlu.
Gocagarı’ynan muhabbete başladılar.
Gız Gocagarı senin kimsen yoh mu? Yoh
Misafir geldim obana
dedi Gocagarı Köroğlun’a. Sordu senin
Can feda olsun sedana
de benim de Allah’tan gayrı kimsem yoh.
Gurban olam beğ babana
Ey Gocagarı seni bana nikâh etsek ya?
Dilber ver su içeyim
Aman gaç dedi amma gözlerini de ayıh-
Aldı Kel Gız lamaya başladı. Gız Gocagarı bana kör-
den çobandan kelden topaldan olmayın-
Bizim elde löker çohtur ca garibim kimse varmıyor. E sen bilün o
Kimi acdır kimi tohtur zaman dedi emme dışardan bir davul
Ben öksüzüm babam yohtur sesi geldi. Gız Gocagarı boün şehrün bir
Kör müsün in de iç su donanması mı var ki davul çalınıyor?
Yoh bire herüf. Ya? Beyolu’nun bir ni-
Aldı Köroğlu.
şannısı varıdı Mektup Hanım diye. E?
Paşolu paraynan daş goydu ona düğün
Hastayım attan inemem
oluyor. Ey Gocagarı şu gumaş topunu al
İnsem de geri binemem
Mektup Hanım’a bırah gel. Aman bire
Yolcuyum yoldan galamam
herif beni bu elbiseynen oraya gorlar mı?
Kel Gız ver su içeyim
Gız Gocagarı aha sana bir goşam altın.
Aldı Kel Gız. Get kendine gutnu gumaştan gözel bir
elbise kestir ki Mektup Hanım’ın üstün-
Bizim elde nergis biter dekinden daha iyi olsun. Gocagarı getdi
Gohusu âleme yeter elbiseyi Köroğlu’nun dediği gibi kestür-
Hasta olan döşekte yatar di. Yeni elbiseynen eskisini değiştürdi.
Kör müsün in de iç su Gocagarı ceplerine altın doldur oraya va-
http://www.millifolklor.com 163
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
rınca Köroğlu’nun garısı geldi derler. Sa- nım, hanımefendi güzele bahmak sevap-
ğından sorana sağ cebinden altın ver so- tır dedi. Bir açılsan da sana bir bahsak?
lundan sorana da sol cebinden altın Tamam bire Mektup Hanım. Kimse gal-
vererek get dedi. Orüya da varınca Mek- masın burda ben bir sana gorüneyim.
tup Hanım getürdüğün gumaşların sat- Öyle deyince bu Paşolu’nun garısı emir
lıh mı hediyelik mi derse satlıh dersin. verdi. Kimse galmasın herkes çekilsin-
Fiyatını sorarsa fiyatını bilmeym senin ler. Herkes çekildiler. Mektup Hanım’la
gibi bir gızım var o gelir bildirür dersin. Köroğlu odaları iç içine iç içine açarah
Efendim Gocagarı bu Mektup Hanım’a gediyorlardı. Son odaya gelince Köroğlu
giderken elbise görmemişin gibi elbiseye gapıyı kitledi garı elbisesini soyundu.
baharak gidiyor. Altını maltını unuttu. Mektup Hanım bi geri bahtı ki gaşları
Halayıhlar da sandılar ki bize selam ve- bilek gibi bıyıhları balta sapı gibi bir
riyor. Selamunaleyküm aleykümselam adam soyunmuş. Sen is misin cis misin
hanımefendi diye diye selamlaşdılar. Bu kimsin sen dedi. Ben ne isim ne de cisim
çıhtı Mektup Hanım’ın yanına. Gız Mek- yaradan Allah’ın guluyum. Ben Çamlı-
tup Hanım boün düğünün oluyor. Bir bel’deki goç Köroğlu dedikleri benim.
gumaş topu buldum. Bu birine hediyedir Onun Köroğlu olduğuna Mektup Hanım
amma bunu ne yapım? Getirün hele sat- inanmadı. Köroğlu’nun yedi yerinde yedi
lıh mı hediye mi? Satlıh. Fiyatı gaç? Fi- yarası var diyorlar dedi. Aha buyur dedi
yatını bilmeym. Sen gibi bir gızım var gösterdi. Buna inanmam yiğitmişsin dö-
fiyatını o bilir. Ey sen get de gızın gelsin. vüşmüşsün ondan olmuştur dedi. Ya
Döndü geri geldi Gocagarı. Köroğlu ne başka? Altından tacı varmış onun. Aha
oldu dedi? Gocagarı sen get de gızın gel- buyur dedi gösterdi! Altından tacı da
sin diyor dedi. Ey Gocagarı şu altınları al zengin olup almışsındır. Ya nolacah?
götür de bana senin elbisen gibi elbise Köroğlu’nun sazı varmış. Sol yanına vu-
kestür ama senünkinden daha güzel ol- runca mercan oluyormuş sağ yanına vu-
sun. Getdi Gocagarı biraz elbiselik kes- runca saz oluyormuş. Buyur aha dedi.
türdü. Köroğlu bu garı elbisesini geydi. Bu garı inandım ki sen Köroğlu’sun de-
Peçeyi yüzüne çekti. Dopuzu goltuğuna meğe galmadı bunu duttu döşeğe vurdu.
aldı. Sazı da cebine soktu. Haydi baha- Bir de sağ yüzünden ısırdı. Isırmasa laf
yım Mektup Hanım’ın yanına vardı. Ha- geçiremeyecekti. Bunu ısırdıhtan sora
layıhlar iki tarafından çığırttılar. Köroğ- bunnar muhabbete başladılar. Mektup
lu sağ yanına selam veriyor sağ cebinden Hanım dedi ki Köroğlu şindik Paşolu va-
bir altın veriyor. Sol yanına selam veri- rırsa gelir seni de öldürür beni de öldü-
yor sol cebinden birer altın vererek gidi- rür. Gel seni sahlayım. Nereye? Dolaba
yor. Yoharı çıhınca Mektup Hanım bu- gir. Ey dolaba ben sığsam sazım sığmaz
yur hanımefendi dedi. Köroğlu’nun sazım sığsa dopuzum sığmaz. Dopuzunla
altına bir masa atdı otursun diye de bir sen gir de sazı ben galdırırım. Köroğlu
yolluh verdi. Daha sonra onun güzelli- dopuzuynan bu dolaba girdi emme Paşo-
ğinden etkilenerek eyvahh dedi bu gız lu varınca bi yahınlık görürsem ikinizi
vezire bilen gelin olur. Şindi Paşolu bunu de topuzumla öldürürüm. Birden Paşolu
gorürse bunu alır beni almaz. Şunu bir tah tah gapıyı vurdu. Kim o? Benim Pa-
başımdan gondereydim ya. Mektup Ha- şolu. Vay üç günüm galdı işte. Ne oldu
164 http://www.millifolklor.com
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
çalıyon? Gine mi geldin? Boün hastayım. Tatar derlerimiş iki adam varıdı. Paşolu
Hâlbuki dolaptan gorhuyor. Canım her bu iki Tatarı gönderdi. Köroğlu’nu çarşı-
geliyem hastasın her geliyem hastasın. da buldurdu. Gocagarı’nın oğlunu sora
Boün gırk kese akçeye bir yüzük aldım. sora buldular. Gocagarı’ya sordular oğ-
Bunu bari şu parmağına dahayım geçip lun nereye getdi? Amman gaçın ne olur
gideyim. Parmağına dahtı gediyorum ne gider. Beni alalı bir hafta oldu. Bir
aha derkene sazı gördü. Gız Mektup Ha- gün ossun goynumda yatmadı. Gız gişini
nım şuara mı çaldırıyon? Ey sen davul- sormuyoh oğlunu soruyoh dediler. Ca-
nan zurnaynan eyleniyon ben de şuaray- nım delü mü ne? Eski urbalarını giydi.
nan deyince Paşolu beşey diyemedi. Çarşıya atına darı toplamaya getdi. Çar-
Yüzüğü dahmış da Paşolu elini atmış da şıdan aşaya endi. Çarşıya endiler ki Kö-
Mektup Hanım’ı öpecemiş. Dolaptan tu roğlu başı kesik gaz gibi dönüyor. Lan
deyip de dopuzu sallayınca dolapta şi- abdal adam seni Paşolu istiyor dediler.
şeyler vazolar camımış çarpmış gırıldı. Nerde? Gonağında. Anam beni doer, beni
Hemen Mektup Hanım elde gumaş gaç goar. Gidip anamdan izin alah sora gi-
dedi. Allah ilen ayrılmaya döşehten de- dek. Ondan sora bu bunnarı uzun süre
müre demürden kapıya seyirterek bu yürüttü emme ulan abdal dediler sen bi-
çıhtı getdi. O çıhtıhtan sora Köroğlu da raz abdal gibisin usul usul selam verceh-
çıhtı dolaptan. Yüzüğü kendi parmağına sin dediler. Gızın eski nişannısı Beyolu
tahtı. Yağlığını da Mektup Hanıma bı- da orda oturuyor. Paşolu da orada oturu-
rahtı. O da getdi. Halayıhlar ulaştı. Lan yor dediler. Seni doer. Usul olurum yav
bu nerden girdi nerden çıhtı? Biz burala-
derdime ne olmuş ki benim dedi. Oraya
rı goruyoruh. Biz seni ağamıza astırıruh
vardı. Selamunaleyküm. Meğer ben de
dediler. Ulan ağanız kimdir sizin?
sizi tanımam düştü sandım düştü dedi.
Paşolu’dur dediler. Ne veriya la? 40 lira.
Sazının teline dohundu. Ulan sazın da
Aha size 80 lira veriyorum. Ooo ağamız
mı var abdal senin dediler. Sazım da var
sensin. Zaten dün geldik biz buraya. On-
sözüm de var dedi. Ey al bahalım. Canım
dan sora bu geldi Gocagarı’nın yanına.
ne alayım sair bayır söylerim beni doer-
Eski esvaplarını giydi. Atına bindi. Tor-
siniz. Yoh doersiniz-domek derkene gızın
basını dasını aldı haydin bahalım ata
eski nişannısı Beyolu dedi ki ulan abdal
darı toplamaya çarşıya gidelim dedi.
ırmak gıyılarındaki beyaz guşları gor-
Merhaban nerden nereye derken hala-
medin mi? E gordüm. Ey bunun nişannı-
yıhlar dediler ki biz bu parayı bundan
sını Mektup Hanım’ı onnara benzetemen
ayrılırken bunun gapısında yemiyek, çı-
mi? Mektup Hanım’ı gormedim. Senden
kah gapımızda yiyek. Nasıl çıkah? Diyek
eşitdim. Bilmiyom ki dedi. Ole deyince
ki ulan Paşolu bizim gibi adamları besle-
menden ise Gocagarı’nın bir olu var ba- Paşolu lan abdal dedi. Anamıza bacımı-
bayiğit onu halayıh et yeter deriz. Bir- za some de bildüğün gibi söyle. Sana atı-
den Paşolu geldi. Ulan Paşolu dediler. na bir ölçek darı. Darıyı sezince bu yumi-
Buyurun dedi. Bizim gibi adamları sen şadı. Aldı sazı sinasına geldi sözün
niye besliyon ki? Yav Gocagarı’nın bir binasına bahalım ne diyecek ağalar ne
oğlu var ki bizden daha yiğit. Nerde? İşte dinleyecek desin mi şindi?
filanca yerde. Acem içinde kendilerine
http://www.millifolklor.com 165
Millî Folklor, 2017, Yıl 29, Sayı 115
Bir çalaca gördüm de gınaleli var gınaleli var Bu birine saz çalar dahılur bir yüzük.
Kemere sıhturmuş ince beli var ey Canım nedecen yüzüğunu şunu bunu?
Bir zeman gonuştum (hano) datlu dili var Benden şuna otuz ölçek darı verin de şu
Ak kuğuda böyle teller olur mu?
getsin dedi Paşoğlu. Beyolu dedi ki ben-
den gırk ölçek darı söyle abdal durma.
Ulan bu nerden görmüş yav dedi Paşolu?
Buna bir ölçek darı verün getsin bu. Ne
Alttan gaptım da döşşe vurdum
diyon dedi Beyolu? Bir ölçek darı verin Ahşam sağ yüzüne bir nişan godum
bu gidecek dedi. Yooooh bu adam senin- Dolapta şişeyi (hano) gadehi gırdım
len gayrı kesti. Benden sana üç ölçek Ak kuğuda böyle teller olur mu?
darı söyle abdal dedi.
Vallaha dedim yemin ettim go şunu.
Paşolu da geldi gapıya vurdu. Dedi lan sen gudurmuşşun bu nassı orda
İçeri girinci hatırın sordu (hey) olsun? Felan canım benden gırk ölçek
İnciden mercandan (hano) sazımı gördü darı ver şu getsin. Benden elli ölçek darı
Ak kuğuda böyle teller olur mu?
söyle abdal durma dedi.
Yahu orda bir saz dururdu bunun sa-
Mevlam izün versün aşururum dağları
zıymışdur. Muhakkak benziya hem de. Şen ederim bahçeleri bağları
Bunu goun gidecek bu şindik. Ney? Goun Çohlarını gördüm (hano) sizin beğlerin
gidecek. Beyolu dedi ki bu adam senin- Ak kuğuda böyle teller olur mu?
len gayrı kesti. Benden sana dört ölçek
darı buyur abdal söyle dedi. Allasmarladuh dualarla. Hoş geldin safa
geldin abdal uğurlar olsun dedi Beyo-
Alttan gaptım da döşşe vurdum lu. Paşolu söylemedi de Beyolu söyledi.
Ahşam sağ yüzüne bir nişan godum Paşolu susdu. Ulan bizim ambarın ağzı-
Dolapta şişeyi (hano) gadehi gırdım nı açın da dedi Beyolu. Bu ne gader at
Ak kuğuda böyle teller olur mu? darısı götürürse götürsün. Onun atının
torbası da az alıyordu. Bir kilo darı aldı.
Yahu bunun dediğinin aynısı orda oldu Mercümanın altına endi, azını aşaya çe-
bunu goun getsin. Duuuuuur dedi Beyo- vürdi. Döke döke Gocagarı’nın evine var-
lu. Niye yav? Benden şuna on ölçek darı dı. O şehürde ördek, culuh, gaz, tauh ne
verin de getsin. Paşolu dur dedi. Gayrı gader varsa darıya söğürttiler. Köroğlu
ne var? Benden yirmi ölçek darı söyle vardı Gocagarı’nın evine. Gız Gocaga-
abdal gayrı kesti bu adam seninen dedi. rı şu yüzüğü al Mektup Hanım’a bırah
da gel. Gocagarı yüzüğü aldı Mektup
Yağlığım onda da yüzüğü bende Hanım’a bırahtı geldi. Merhaban ne edi-
İki buçuh saat eğlendin yanında yon diyerek Gocagarı’ya Köroğlu dedi ki,
Datlı muhabbeti (hano) bu şirin canda Gocagarı ben seni almam. Niye alman?
Ak kuğuda böyle teller olur mu? Ey ben senin pezevenk başın mıyım?
Günde on kere varıp geliyom Mektup
Yav yüzük benim aldığım yüzüğe benzi- Hanım’ın yanına. Şindi al kireşli gona-
yo. Beyolu dedi ki yav sen gudurmuşun. ğı kafana yiterim senin beni almazsan.
166 http://www.millifolklor.com
Description:Köroğlu's Aleppo Narrative (Amasya Variant). Yrd. Doç. Dr. Serdar Köroğlu, Aleppo Variant, saga, story, narrative. Şen ederim bahçeleri bağları.