Table Of ContentSee discussions, stats, and author profiles for this publication at: https://www.researchgate.net/publication/324198688
ı ış ışı ğ
Çöküntü Alanlar nda Dayan ma Kültürü Aray : Kolombiya Medellin Örne i
İ İ ı
ve stanbul çin Ç karsamalar
Article · March 2018
CITATIONS READS
0 102
2 authors, including:
Evrim Tore
T.C. Istanbul Kultur University
21 PUBLICATIONS 18 CITATIONS
SEE PROFILE
Some of the authors of this publication are also working on these related projects:
Cultural Inventory of Istanbul- ECOC Project View project
PhD on film industry View project
All content following this page was uploaded by Evrim Tore on 04 April 2018.
The user has requested enhancement of the downloaded file.
Dört Aylık Mimarlık Kültürü Dergisi • Yıl: 18 • Sayı: 61 • Kış 2018
D
o
s
y
a
:
İ
s
t
a
n
b
u
l
’
u
n
S
e
m
t
l
e
İstanbul’un Semtleri: Bakırköy
r
i
:
B
a Ö. Emre Öncü • Sırrı Çölmekçi • Deniz Aydın •
k
ır Zeynep Eres • Füsun Seçer Kariptaş • Ceyda Güney •
k
ö
Turgay Tuna • Nilüfer Baturayoğlu Yöney • Zafer Akay
y
Büyük, Daha Büyük, En Büyük…
İktidarların Kente İmzası: Mega Projeler
Çöküntü Alanlarında Dayanışma Kültürü Arayışı
2018/1
ISSN 1302-8219 61
7,50 TL
61
EDİTÖRDEN
G
ündeme Düşen Acı Kayıp
dört aylık mimarlık kültürü dergisi
Ç
alışma arkadaşımız, canımız Sami Yılmaztürk’ü 7 Mart 2018 günü kaybettik.
Ocak 2018 • Yıl: 18 • Sayı: 61 Yayın Türü: Yerel, süreli
6
1. sayımızın yayın hazırlıklarının tamamlandığı günlerde bu acı haber
Yayınlayan
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi hepimizi derinden yaraladı, sarstı. Yıllarca birlikte çalıştığımız, uzun mesaileri
paylaştığımız değerli, sevgili, biricik arkadaşımızın ölüm haberine hiçbirimiz
Sahibi inanamadık. Bir gün öncesinde beraber olunan arkadaşın kaybını kavramak
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi adına
kolay değil. İstanbul Büyükkent Şubesinin son genel kuruluna ve seçimlerine
Esin Köymen
katılan birçok meslektaşımız Yönetim Kurulu eski Başkanı Sami Yılmaztürk ile
Genel Yayın Yönetmeni daha birkaç gün öncesinde coşkulu, hareketli, neşe dolu günler, saatler
Deniz İncedayı
geçirmişlerdi...
Yazı İşleri Sorumlusu S
ami Yılmaztürk mimarlık eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesinde 1987
Metin Karadağ
yılında tamamladıktan sonra, meslek yaşamının neredeyse tümünü mimarlıkta
Yayın Kurulu toplumcu yaklaşımın desteklenmesine, fikir olarak ve uygulamada
Zafer Akay, Zafer Akdemir, Ayşen Ciravoğlu, Zeynep Eres,
yaygınlaşmasına adamıştı. Mezun olur olmaz meslek odasına sadece üye olarak
T. Gül Köksal, Kubilay Önal, Betül Şengezer,
H. Bülend Tuna, Mücella Yapıcı değil, gönüllü bir mücadeleci, yılmaz bir toplum yararı savunucusu olarak
katılan arkadaşımız, gerçek anlamda yaşamının son gününe kadar Mimarlar
Danışma Kurulu Odasına hizmeti bir görev ve yaşam şekli olarak benimsemişti. Yıllarla birlikte
Zeynep Ahunbay, Behiç Ak, Nur Akın, Ali Artun,
edindiği deneyim ve birikim meslek odamızda, her türlü sorun, her karmaşık
Acar Avunduk, Afife Batur, Cengiz Bektaş, İhsan Bilgin,
Çelen Birkan, Hasan Çakır (Almanya), B. Selcen Coşkun, konu karşısında onun ilk başvuru adresi olmasını da beraberinde getirmişti.
H. Besim Çeçener, Nur Esin, Nuran Zeren Gülersoy, Şahsen ben de, Yönetim Kurulu üyesi olarak birlikte çalıştığımız uzun yıllardan
Zeynep Günay, Ersen Gürsel, Yücel Gürsel,
biliyorum ki, her güçlük karşısında, aşılması gereken her problemde ilk
Figen Kafesçioğlu, Ruşen Keleş, Esin Köymen,
başvurduğumuz kişi Sami arkadaşımızdı. Bunun nedeni, onun sorunlar ya da
Doğan Kuban, Mehmet Küçükdoğu, Eyüp Muhcu,
Derya Oktay, Sabri Orcan, Deniz Erinsel Önder, karmaşık durumlar karşısında çözüm üretme becerisiydi, esnek düşünebilme,
Gülşen Özaydın, Hasan Cevat Özdil, Aslı Erim Özdoğan, kapsayıcı olabilme yeteneğiydi. İlk bakışta gerçekleştirilmesi zor gözüken
Mehmet Özdoğan, Yıldız Sey, Afşar Timuçin, Rüksan Tuna,
talepler karşısında, konuları zamana yayan, olumlu işbirlikleri kuran,
Hülya Turgut, Yıldız Uysal, Zekiye Yenen, Emre Zeytinoğlu
bütünleştiren öneriler sunarak sürece yeniden bakmayı dener, meslektaşların
Tarandığı İndeks farklı katkılarına olanak sağlar, meslek odası için yeni kaynaklar, kazanımlar
DAAI - Design and Applied Arts Index yaratırdı.
Yayın Yönetim Yazışma Adresi S
ami Yılmaztürk pozitif ve enerji dolu bir kişilikti. Sadece mimarlık meslek
Kemankeş Cad. No.31 Karaköy, Beyoğlu 34425 İstanbul
Tel: (212) 251 49 00 Faks: (212) 251 94 14 alanındaki çalışmalar değil, farklı disiplinlerle ortak kurulan platformlar da onu
e-posta: [email protected] çok heyecanlandırırdı. Bu gözlerinden, mutlu gülümsemesinden okunurdu.
www.mimarist.org/yayinlar/mimarist Çocuk ve Mimarlık, Kent Düşleri, Mimarlık ve Kent Film Festivali vb gibi farklı
kültür etkinlikleri onun sürekli desteklediği, hep daha ileriye taşımayı
Mali Koordinasyon
Can Taşkıran amaçladığı, kalitesini yükseltmek için büyük emekler verdiği çalışmalardı.
C
Grafik Tasarım an dostumuz Sami heyecan doluydu, hayat doluydu. Hemen her konuda
Zehra Şenoğuz
çıtayı en yükseğe koyar, zorluklar karşısında kimselerin kolay kolay
yapamayacağı kadar dirençli davranırdı. Yaşama hep umut dolu baktı.
Grafik Uygulama
Ebru Laçin Duruşuyla, dostluk anlayışıyla, şeffaflığıyla hepimize örnek oldu.
Gerçekleştirdiğimiz son genel kurul toplantılarında da, yaşadığımız güç ve
Baskı-Cilt
karmaşık dönemde meslek ilkelerinden, toplum yararından, doğa ve çevre
Favori Basım Yayın ve Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti.,
Ataşehir / İstanbul duyarlılığından, insana, kültürlere ve değerlere koşulsuz saygıdan asla taviz
Tel: (216) 326 94 86 verilmemesi gerektiğini ısrarla, açık yüreklilikle ve yüksek sesle bir kez daha
savundu. Meslektaşlara, gençlere, sağ duyulu herkese umut verdi.
Baskı Tarihi
Mart 2018 Ö
lüm hayatın kaçınılmaz bir parçası kuşkusuz, ama onu bu kadar erken
yitirmeyi kabullenmek hiçbirimiz için kolay olmayacak. Onun düşüncelerini,
Dağıtım
Zip Dağıtım yarattıklarını, bitmeyen enerjisini yaşatmak, umudunu geleceğe taşımak ise
ortak hedefimiz olacak. Meslek alanımızdaki haklı, duyarlı mücadelemizin gücü
Ofset Hazırlık, Reklam ve Yapım Organizasyon
azalmayacak, sesi kısılmayacak ve Sami Yılmaztürk her çabamızda yeniden
Mimarlık Vakfı İktisadi İşletmesi
Kemankeş Cad. No. 31 Karaköy, Beyoğlu 34425 İstanbul doğacak... Yolumuzu aydınlatacak... Bize göz kırpacak...
Tel: (212) 244 86 87 pbx Faks: (212) 244 86 88
A
cımızı paylaşan, zor anlarımızda yanımızda olan değerli meslektaşlarımıza,
Fiyatı: 7.50 TL can dostlarımıza bir kez daha teşekkür ederken, biricik arkadaşımızın anısı
Yıllık abone ücreti: 26.00 TL
önünde saygıyla, sevgiyle eğilirim.
Öğrencilere % 50 indirim uygulanır.
S
aygılarımla,
Mimar.ist dergisi Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi üyelerine
ücretsiz olarak gönderilir. Yazılarda ileri sürülen görüşlerin sorumluluğu
yazarlarına aittir. Dergi adı belirtilmek koşuluyla alıntı yapılabilir. Deniz İncedayı
mimar•ist 2018/1 1
Mimar.ist Ocak 2018/1
ISSN 1302-8219
4
HABER / ETKİNLİK
Louis Kahn’a Yeni/den Bakış / Cemal Emden’in Fotoğrafları - Çizimler ve Resimler / Deniz İncedayı .................4
Sinan Ödüllü Mimarlar Kapsamında “Cengiz Bektaş Mimarlığı” Paneli Yapıldı / Ü. Özlem Ünver Göçer ..............5
6
ANMA
Benim Gözümden Ağabeyim Aydın Boysan / Doğan Tekeli .................................................................................6
Prof. Hüseyin Kaptan Aramızdan Ayrıldı ...........................................................................................................8
9
KÜTÜPHANE
Mekân Feşmekân / Işıl Çokuğraş........................................................................................................................9
Bir Derdimiz Var! Mimarlık Başlangıç Stüdyosu / Funda Uz .............................................................................11
Yok-yerler: Üst Modernliğin Antropolojisine Giriş / Rifat Gökhan Koçyiğit ........................................................13
Yere Ait: Ersen Gürsel Mimarlığı / Deniz İncedayı .............................................................................................14
Mimarlıkta Mekân Kavramı / Zafer Akdemir ......................................................................................................14
15
GÖRÜŞ
Büyük, Daha Büyük, En Büyük… İktidarların Kente İmzası: Mega Projeler / Jülide Alp ...................................15
20
ELEŞTİRİ - KURAM
Sokak Pazarının Poetikası / Geçici Yapının Zamansallığı Üzerine Fenomenolojik Bir İnceleme /
Hakan Tüzün Şengün .........................................................................................................................................20
İÇİNDEKİLER
29
DOSYA: İSTANBUL’UN SEMTLERİ: BAKIRKÖY
Hebdomon’da Yeni Araştırmalar / Bakırköy Eski Sümerbank Arazisinde Yürütülen Arkeolojik Kazılar /
Ö. Emre Öncü - Sırrı Çölmekçi ............................................................................................................................30
20. Yüzyıl Başında Bakırköy: Tarihi Haritalarda Geçmişin İzini Sürmek / Deniz Aydın - Zeynep Eres ..................38
Bakırköy’ün Endüstri Mirasının Değerlendirilmesi / Füsun Seçer Kariptaş - Ceyda Güney ...................................46
Bakırköy’ün Geç Osmanlı Dönemi Yapıları / Turgay Tuna ..................................................................................54
Modern Bir Planlama Deneyimi: Ataköy, İstanbul / Nilüfer Baturayoğlu Yöney ...............................................58
Beklenen Batı İstanbul Kentsel Dönüşümünün Odağı Olarak Bakırköy Alt Merkezi / Zafer Akay .......................69
77
İNCELEME
İstanbul’da Denize Girme Alışkanlığının Mekâna Yansıması: Deniz Hamamları / Nefise Burcu Yağan ................77
Çöküntü Alanlarında Dayanışma Kültürü Arayışı / Kolombiya Medellin Örneği ve
İstanbul İçin Çıkarsamalar / Evrim Töre - Öznur Çağlayan ..................................................................................84
99
EĞİTİM
Konut Tasarımında Açık Sistem Önerileri: Frans van der Werf’in Düşündürdükleri /
Güldehan Fatma Atay - Mustafa Gülen - Melek Kılınç ............................................................................................99
106
KENT
Akıllı Telefonlarla Yürümek: Kentsel Mekânın Dönüşümünün Yeni Biçimleri / Berrin Akgün Yüksekli ..............106
112
ÇİZGİ
Behiç Ak ........................................................................................................................................................112
İNCELEME
Çöküntü Alanlarında
Dayanışma Kültürü Arayışı
Kolombiya Medellin Örneği ve İstanbul İçin Çıkarsamalar
Evrim Töre - Öznur Çağlayan
DOünyada çöküntü alanları bugün, topluluk nan yapılar geçici kulübemsi yapılardan, kalıcı ve
iyileştirme programlarından yıkıp yeniden bazen beklenmedik biçimde bakımlı yapılara
inşa etmeye varan geniş bir yelpazede, çeşitli varan bir çeşitlilik sunabilmektedir (UN-Habitat,
düzeyde müdahaleler geçirmektedir. Ancak 2003; Carrie, 2009’dan akt. Khalifa, 2011).
düzeyi ve ölçeği ne olursa olsun, bu müdahalele- Çöküntü alanlarının ortaya çıkış biçimleri ve
rin alanda yaşayanların görüş ve taleplerini ne yerleşme özellikleri içinde bulundukları coğraf-
derece içerdiği, süreçteki aktör yapısının zengin- yaya, toplumsal ve ekonomik yapılara göre
liği ve karar alma süreçlerinin katılıma, ortaklıkla- değişiklik gösterdiğinden, kimi kez dilin etkisiy-
ra yatkınlığı, süreç yönetimine dair değerli veriler le ve yapıların inşa edildiği malzemeye vurgu
olarak durmaktadır. Türkiye’de bu müdahaleler, yapılarak, kimi kezse alanın genel özellikleri öne
gecekondu alanlarının af yasaları ile legalleştiril- çıkarılarak, farklı şekillerde kavramsallaştırılmak-
mesinden başlayarak, ıslah imar planlarıyla kısmi tadır. Örneğin Türkiye coğrafyasında “gecekon-
olarak iyileştirmesine ve kentsel dönüşüm kapsa- du”, “gecekondu mahallesi” olarak adlandırdı-
mında yıkılarak, yerinde veya değil, yeniden inşa ğımız yapı, İspanya’da baraka, barrio margina-
edilmesine evrilmiş durumdadır. Çalışmaların les (çöküntü alanı, varoş), Portekiz’de favela
altını çizdiği olumsuz unsurlar arasında, gece- (gecekondu mahallesi, varoş), Mısır’da aşwa’iy-
kondu alanlarındaki dönüşüm süreçlerinin uzlaş- yat (düzensiz, gelişigüzel yerleşmeler) olarak
madan yoksun olması ve hak kayıplarına yol açan karşımıza çıkmaktadır. Bu yerleşme tipleri,
süreç yönetimi başı çekmektedir. Almanya’daki Elendsviertel (sefalet mahallesi),
Bu makalede bir Latin Amerika ülkesi olan Rusya’daki truşçobi (çöküntü alanı), Afrika’daki
Kolombiya’nın Medellin kentinde yaşanan mabanda ya da Malezya’daki kampungs tipleri
dönüşüm süreci, varoşlarda tırmanan toplumsal gibi, daha pek çok örnekle zenginleştirilebilir. Bu
ve siyasal olayların zorlamasıyla yasal-kurumsal anlamda çöküntü alanlarını, sözü edilen farklı
altyapıda ortaya çıkan radikal değişiklikler ve bu tipleri altında toplayan bir “şemsiye kavram”
değişikliklerin kaçınılmaz kıldığı dayanışma kül- olarak kabul etmek mümkündür.
türü üzerinden okunmaktadır. Batı Avrupa ve Birleşmiş Milletler çalışması (UN-Habitat,
Kuzey Amerika deneyimlerinin ötesine geçile- 2003), temiz su, hijyen ya da diğer altyapılara
rek seçilen bu örneğin, gelişmekte olan ülkeler- yetersiz erişimi, yetersiz konut kalitesini, yüksek
deki katılım eksenli dönüşüm süreçlerini öğren- yoğunluklu ve güvenliksiz konutları karakteristik
me ve İstanbul’daki gecekondu alanlarının özellikler olarak tanımlayarak bu unsuları çeşitli
dönüşümünde katılım ve ortaklıklar konusunda varyasyonlarda bulunduran yerleşmeleri “çökün-
çıkarsamalar yapma noktasında faydalı olacağı tü alanı” olarak adlandırmaktadır. Bununla bir-
düşünülmektedir. likte Gilbert (2007), BM tanımlamasındaki bu
mutlak ölçütlerin dünyanın her yerinde farklılık
Çöküntü Alanları, Katılım ve Ortaklıklara Dair… göstereceğinin, böylece bir ülkede çöküntü alanı
İlk kez, konut kalitesinin en düşük olduğu ve hij- olarak kabul edilen yerleşmelerin, başka bir ülke-
yenik olmayan koşulları tanımlamak için 1820’li de yoksul insanların konakladığı, kabul edilebilir
yıllarda kullanılan “çöküntü alanı” teriminin standartlara sahip yerleşmelere karşılık gelebile-
(Lemma, 2005’ten akt. Khalifa, 2011) günü- ceğinin altını çizmektedir. Davis (2010) ise,
müzde çok sayıda çağrışımı ve anlamı bulunmak- BM’in benimsediği bu operasyonel tanımın yer-
tadır. Çöküntü alanı kavramı, genellikle, mülki- leşmenin fiziksel ve yasal özellikleri ile sınırlı
yet belgesine (tapu) sahip olmayan son derece olduğuna ve toplumsal boyutlardan uzak durdu-
yoksul insanların yaşadığı düşük nitelikli veya ğuna dikkat çekmektedir. Ancak kapsam ve
gayriresmi konutlarla karakterize edilen bir yerle- ölçütler bir kenara bırakıldığında, pek çok çökün-
şim alanını ifade etmektedir. Bu alanlarda bulu- tü alanının ortak noktası, su, sağlık, atık toplama,
84 mimar•ist 2018/1
İNCELEME
sokak aydınlatma, asfalt döşeme yolları, acil ula- bilgilendirme, müzakere ve ikna etme basamak-
şım yolları gibi temel kentsel hizmetlerden, okul- larını sembolik ödün verme basamakları olarak
lar, sağlık merkezleri, pazar yerleri, oyun alanları yorumlamaktadır. Arnstein çalışmasında (1969),
gibi donatı ve alanlardan ve toplulukların sosyal- katılımın, kentte yaşayanlar ve yetki sahipleri ara-
leşebileceği alanlardan yoksun olmalarıdır (Kha- sında yetki yeniden dağıtıldığında ortaklık basa-
lifa, 2011; Gilbert, 2007). mağında başladığını vurgulamaktadır. Devredil-
Dünya nüfusunun 2030 yılında iki milyar miş yetki yerel sakinlerin mahalle planları ve
daha artmış olacağı, bu artışın neredeyse tümü- eylem programları konularında karar verme yet-
nün kentsel alanlarda ortaya çıkacağı (Pitcher, kisine sahip oldukları bir düzeydir. Kentli kont-
2009’den akt. Khalifa, 2011) ve yarısının çökün- rolü ise toplumun veya katılımcıların bir progra-
tü alanlarında görüleceği (Payne, 2005) varsayı- mı veya kurumu yönetebildikleri, politika ve
mı, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı küresel idari yönlerden tam kontrole sahip oldukları,
ölçekte mevcut çöküntü alanı nüfusunun da pazarlık edebildikleri bir ‘yetki derecesi’ olarak
(Davis, 2010) ikiye katlanarak bir milyardan iki tanımlanmaktadır. Arnstein’ın yaptığı bir diğer
milyara ulaşacağını göstermektedir. Dolayısıyla, önemli vurgu ise bu tipolojinin evrensel olmadı-
çoğunlukla azgelişmiş ya da gelişmekte olan ğı, paternalist ve yetki dağılımına direnen sis-
ülkelerde gözlemlediğimiz bu alanların nasıl temlerde ya da sosyoekonomik altyapısı ve bilgi
dönüşüm süreçleri geçirecekleri, gerek bu alan- tabanı zayıf olan toplumlarda farklılaşacağına
larda artmakta olan nüfus, gerekse toplumsal fay- ilişkin uyarısıdır (Arnstein, 1969).
dalar açısından giderek önem kazanmaktadır. Bu Desher ve Sock’un çalışmasında (1985, akt.
dönüşüm süreçlerinde katılım unsuru, dönüşü- Sanoff, 2000) katılım, “yalancı katılım” ve “haki-
mün başarısında ve sürdürülebilirliğinde önemli ki katılım” olmak üzere basitçe iki düzeye indir-
bir parametre olarak öne çıkmaktadır. genmiştir. Yazarlar, Arnstein’ın tanımladığı en
Dönüşümde katılım unsuruna dair bildikle- alttaki beş basamağı (manipülasyon, terapi, bilgi-
rimizin önemli bir kısmı Batı literatürüne aittir. lendirme, müzakere ve ikna) “yalancı katılım (pse-
Gerek kentsel dönüşümü, gerekse katılımı ilk udo participation)” olarak, en üstteki üç basama-
deneyimleyen ve aktaran Batı coğrafyasında, ğı (ortaklık, devredilmiş yetki ve kentli kontrolü)
karar alma süreçlerinde ortaklıklara ve topluluk ise “hakiki katılım (genuine participation)” olarak
katılımına önemli bir vurgu olduğu görülmek- tanımlamış ve tıpkı Arnstein gibi, ortaklık basa-
tedir (Arnstein, 1969; Choguill, 1996; Sanoff, mağı öncesinde gerçek anlamda katılımdan bah-
2000; McEwan, 2002; Fandino, 2010; Adam- sedilemeyeceğine vurgu yapmıştır.
son, 2010; McCarthy, 2005, 2007; Henderson, Choguill (1996) ise, Arnstein’ın tipolojisini
2005; Maginn, 2004; Atkinson, 1999, 2005; azgelişmiş ülkelere uyarlamıştır. Göz ardı etme,
Hastings, 1996; Bailey vd, 1995; Abbott, 1996; reddetme, manipüle etme ve destekleme altında
Carter, 2000; Pearson ve Craig, 2001; McQua- grupladığı sekiz basamağın en tepesinde güçlen-
id, 2000; Cornwall ve Coelho, 2007). dirme (empowerment) bulunmaktadır (1996).
Katılımın bağlamsal olduğu, dolayısıyla tip, Yazar’a göre (1996), hükümetler halkın taleple-
yoğunluk düzeyi, boyut ve frekans itibariyle rini destekleyebilir, manipüle edebilir ya da red-
çeşitleneceği kabul edilmektedir (Sanoff, 2000). dedebilir. Bu bağlamda, topluluğun çabasının
İlk olarak, topluluk katılımı konusunda öncü potansiyel sonuçlarında belirleyici olan hüküme-
çalışmalardan biri olan Arnstein’ın çalışmasına tin yaklaşımıdır. Benzer şekilde Sanoff (2000) ve
(1969) bakıldığında, katılımı, “mevcut durum- McEwan (2002) da toplulukların güçlendirilme-
da politik ve ekonomik süreçlerden dışlanan, sinin önemine vurgu yapmaktadır. Sanoff
toplumun güce sahip olmayan gruplarının gele- (2000), kentlilere, onlar için ne planlandığını
cekte sosyal olarak bütünleşmesini sağlayacak anlatmanın katılımcı bir yaklaşım olmadığını vur-
gücün yeniden dağıtılması” olarak tanımlamakta gular. Yazara göre katılım, insanlar kontrolü ala-
olduğunu görmekteyiz. Katılımın sekiz basa- cak kadar güçlendirildiğinde ortaya çıkmaktadır.
maklı bir merdiven olarak kavramsallaştırıldığı Abbott (1996), barış, sosyal adalet ve
bu çalışma, en alttan yukarı doğru tırmanan demokrasi arayışının kalbinde katılımcılık oldu-
basamakları manipülasyon, terapi, bilgilendirme, ğundan söz etmekte, katılım, başarılı bir dönü-
müzakere, ikna etme, ortaklık, devredilmiş yetki şümün ana bileşenlerinden biri olarak görül-
ve kentli kontrolü olarak tarif etmektedir. En alt- mektedir (Adamson, 2010). Henderson (2005)
taki iki basamakta (manipülasyon ve terapi) katı- katılımı, toplumsal dışlanmayı engelleyen bir
lımdan söz edilemeyeceğini belirten Arnstein, araç olarak tanımlarken, Fandino (2010), yer-
mimar•ist 2018/1 85
İNCELEME
leşmelerin iyileştirilmesi süreçlerinde topluluk zaman içerisinde önemli değişikliklere maruz
katılımının önemine işaret etmektedir. kalabileceğinden (McCarthy, 2005), tüm bağ-
McCarthy (2007) ise kentsel dönüşümün, kent lamlar için geçerli olabilecek tek bir ortaklık
ölçeğinde ortaya çıkan sürdürülebilir faydalarını modeli olmadığı, esnek, yenilikçi, deneysel
vurgulayan topluluk katılımı ve stratejik yakla- ortaklık modellerine ihtiyaç olduğu hatırlanma-
şımlarına dair çağdaş vurgulara dikkat çekmek- lıdır (Geddes, 1997’den akt. Carter, 2000).
tedir. Yazar, bütüncül, entegre, kapsamlı ve McQuaid (2000), yapılacak daha kapsamlı
koordine bir dönüşüm eylemi için ilgili tüm analizlerle, farklı ortaklık tiplerinin ayırt edilebi-
aktörlerin sürece dahil edilmesi gereğini vurgu- leceğini ve ortaklıkların daha efektif hale getirile-
lamaktadır (McCarthy, 2005). bileceğini belirtmektedir. Cornwall ve Coelho’ya
Kentsel dönüşüm politikaları, karar alma göre (2007) katılımcı forumlar, devlet ve yurttaş
süreçlerinin pek çok aktörü içerdiği daha geniş arasında, demokrasiyi güçlendirmeye, yeni yurt-
bir saha kazanmış durumdadır. Bugün kentsel taşlık biçimlerinin oluşumuna ve kamu politika-
dönüşüme dair politika alanını kaplayan dört ana larının daha etken ve eşitlikçi olmasına hizmet
aktör arasında kamu sektörünü, özel sektörü, edecek, daha etkin iletişim ve uzlaşma kanallarını
gönüllüleri (STK’lar gibi örgütlü inisiyatifler) ve açacaktır. Yazarlar, insanların hak sahibi ya da
mahalle bazlı toplulukları saymak mümkündür. müşteri olmadan önce, kendilerini yurttaş olarak
Maginn’e göre (2004), kentsel dönüşüm ortak- hissetmeleri gereğine dikkat çekmektedir.
lıkları yoluyla bir araya gelen bu aktörler, kentsel Atkinson’a (2005) göre ise ortaklıklar, tüm
dönüşüm politikalarında çoğulcu bir değişime katılımcıların birlikte nasıl çalışılacağını öğren-
işaret etmektedir. 1980’lerin sonlarında gelişen mek zorunda oldukları bir öğrenme süreci ola-
ve 1990’ların kilit kavramlarından biri olan rak görülmelidir. Bu süreçte katılımcılar kendi
ortaklık yaklaşımı, kamu politikalarının mesleki çıkarlarını bir kenara bırakıp ‘ortak fayda’ kavra-
eğitim, konut, sağlık ve sosyal hizmetler gibi tüm mını geliştirmeyi amaçlamalıdırlar. Belki de
sektörlerinde benimsenmeye başlamıştır. Etkin hepsinden önemlisi, yerel halkın katılımı ile bir-
bir kentsel dönüşüm stratejisinin bileşenlerinin çok iniş ve çıkışla dolu yavaş bir sürecin sonun-
kamu ve özel sektörün daha yakın çalışması ve da olumlu ve sürdürülebilir sonuçlar alındığının
yerel toplulukların doğrudan katılımı olduğu hatırlanması, bu nedenle merkezi yönetimin
tüm siyasi taraflarca kabul görmektedir (Carter, çok hızlı sonuç alma beklentisini terk etmesi
2000; McCarthy, 2005). Hastings’e göre (1996) gerekliliğidir (Atkinson, 2005).
kentsel dönüşümü, ortaklık ve topluluk katılımı- Sadece batı coğrafyasında değil, Bulgaristan,
na referans vermeden tartışmak mümkün değil- Romanya, Çek Cumhuriyeti, Hindistan, Afrika,
dir. Bailey ve diğerleri (1995) ortaklıkları, başarı- Arjantin, Brezilya, Meksika, Filipinler, Pakistan,
lı bir kentsel dönüşümün yegâne yolu olarak Güney Kore, Kolombiya gibi ülkelerde de katı-
tariflemektedir. Kentsel dönüşümde ortaklıkların lım unsurunu karar alma süreçlerinin bir parçası
varlığı ve toplulukların güçlendirilmesi, mevcut haline getirme çabası okunabilmektedir (Hen-
toplumsal ilişkileri de sağlamlaştırmaktadır derson, 2005; Mohanty, 2007; Williams, 2007;
(Atkinson, 1999). Castello vd, 2007; Rodgers, 2007; UN-Habitat,
Pearson ve Craig (2001), Birleşik Krallık 2003; Lee vd, 2003; Maclean, 2014). Maginn’e
deneyimlerinden hareketle, stratejik ortaklıklar- göre (2004), ortaklıklar, şu ya da bu biçimde,
da topluluk katılımına dikkat çekmektedir. kentsel politikaların bir parçası haline gelecektir.
1999’a kadar Birleşik Krallık hükümetinin
önemli bir kolu olan İskoç Ofisi (The Scottish Medellin
Office, 1993) ortaklıkları, alan için kapsayıcı, Güney Amerika’da, Kolombiya’nın Antiqua
uzun vadeli dönüşüm stratejileri üreten; yerel bölgesinde yer alan Medellin’in 2015 nüfusu
yönetimlerin, toplulukların, merkezi aktörlerin yaklaşık 2,5 milyondur (URL 1, 2017).
ve özel sektörün gönüllülüğe dayalı birlikteliği Kolombiya’nın en büyük ikinci kenti ve ekono-
olarak tanımlamıştır. Bununla birlikte İngilte- misi olan Medellin, ülkenin endüstri motoru
re’deki kentsel dönüşüm politikalarındaki bu olarak bilinmektedir. Kentte aynı zamanda altın
“ortaklıklara” dair süreçlerin daha net bir şekil- madenciliği ve kahve üretimi yapılmaktadır
de tanımlanmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Nite- (Betancur, 2007). Kentin fiziksel yapısına bakıl-
kim “ortaklık” ifadesi fazla kullanılan, muğlak dığında, bir vadide yerleşen kent merkezinin
ve politik bir hale gelmiş durumdadır (Hastings, “comuna” adı verilen 16 alt birime ayrıldığı
1996). Ortaklıklar dinamik olabileceğinden ve görülmektedir (Şekil 1, 2). Güneyde bulunan
86 mimar•ist 2018/1
İNCELEME
zengin semtler, çok katlı binalar, lüks oteller,
şehir kulüpleri ve lüks restoranlara sahipken,
şehrin yamaçlara doğru genişlediği Aburra
Vadisi’nde yoksulluk giderek artan bir şekilde
görünür hale gelmektedir. Zengin mahallelerin,
sosyal statüsü yüksek bölgelerin, elitlerin yaşa-
ma alanlarını içeren comunalar kendi isimleriyle
anılırken (Pablado gibi), azgelişmiş ve enformel
yerleşimleri içeren bölgeler numaraları ile anıl-
maktadır (Comuna 13 gibi) (Maclean, 2014).
Escobar’ın uyuşturucu kaçakçılığı örgütü
olan Medellin karteli, paramiliter güçler, şehir
gerillaları ve devletin ana aktörler olduğu silahlı
örgütlü organizasyonların varlık gösterdiği
Medellin (Maclean, 2014), 1980’ler ve
1990’larda dünyanın en yüksek cinayet oranına1
Şekil 1. Medellin’in
sahip kentidir. 2001’de ise sözü edilen bu şiddet Topografik Durumu
oranında önemli bir düşüş baş göstermiştir.2 (URL 2, 2017).
Sadece 20 yıl gibi kısa bir sürede ortaya çıkan bu
Şekil 2. Medellin
iyileşmeye “Medellin mucizesi” denmekte ve bu
(URL 3, 2017).
değişim “sosyal şehircilik” denen kentsel geli-
şim/dönüşüm hamlesinin başlatılması ile ilişki-
lendirilmektedir (Maclean, 2014). Politik, top-
lumsal, ekonomik ve mekânsal sorunlarla ve
doğal afetlerle boğuşan Medellin’de 1990’ların
başında, dönüşüm sürecinde uygulanmış politi-
kalar için kullanılan bu şemsiye terim, “şehrin
elitleri”nin marjinalleşmiş ve fakir alanlara olan
“toplumsal borç”larının ödenmesi olarak da
tariflenmektedir. Sözü edilen dönüşüm sürecinin
sonunda Medellin, 2013 yılında The Urban
Land Institude, Citibank ve Wall Street
Journal’in sponsorları olduğu Yılın Yenilikçi
Şehri Ödülü’nü almış ve Kolombiya’nın diğer
şehirlerindeki dönüşüm süreçlerine de örnek Medellin’de Kentsel Dönüşümün Nedenleri
olmuştur (WSJ, 2012). Sosyal entegrasyon altya- Kolombiya, 1940’lardan itibaren uzun dönemli
pısı sayesinde 2015 yılı Dünya Ekonomik ve çok taraflı çatışmalara sahne olmuştur. 1948-
Forumu’nda ilk 10 Kentsel Yenilik’ten (Global 58 yılları arasında Liberal ve Muhafazakâr parti-
Agenda Council on the Future of Cities, 2015) ler arasında yaşanan çatışmalar sırasında (“la
biri olarak sayılmıştır. Tüm Kolombiya’da, bilim- Violencia”) Medellin görece sakin kalırken, baş-
teknoloji-inovasyon planına sahip tek kent olan kenti olduğu Antiqua bölgesinin kırsalı çok
Medellin’in “akıllı kent” olması yolunda plan ve yoğun şekilde etkilenmiştir. Medellin’e göçün
projeler yürütüldüğü görülmektedir (Florez, birinci dalgası kırsalda yaşayan halkın şiddet
2016). Bugün kentin GSMH artışı %4,2 dola- ortamından kaçmaya başlaması ile gerçekleşmiş,
yındadır ve Medellin bu oranla Şikago, Barselo- Medellin’de başlayan endüstrileşmeye bu dalga
na, Manchester gibi kentlerin çok önünde git- destek vermiştir. Göçmenler, madencilik ve
mektedir (Florez, 2016). kahve üretimindeki başarılarını sanayileşmeye –
Medellin’in bu pozitif tabloya ulaşabilmesi, özellikle de tekstile– taşıyan girişimci elit aileler
görece kısa fakat oldukça çetrefilli bir dönüşüm için istihdam sağlamış, şehrin tüm yapısını kont-
sürecinin sonunda gerçekleşmiştir. Aşağıda bu rol eden elitlerin elinde bulunan ve endüstriyel
süreçlere “dönüşümün nedenleri”, “aktörleri”, arka bahçe olarak kullanılan kent yamaçlarına
“finansmanı”, “amaç-hedefleri”, “araçları” ve yerleşmişlerdir. İlk başlarda patriarkal düzende
“sonuçları” üzerinden ayrıntılı olarak yer veril- güçlü ve adil baba/patron modeli olarak elitler,
mektedir. fabrikalarında çalışan işçileri için iyi şartlarda
mimar•ist 2018/1 87
İNCELEME
Şekil 3. Medellin’de
yerleşmenin tarihsel
gelişimi: 1948, 1970,
2011. Riskli alanlar
üzerindeki yerleşim alanları
siyah renkle gösterilmiştir
(URL 4, 2017).
konutlar ve okullar üretmiştir. Bu sistem, taraftarı olmadığından, tüm kaynaklar, elitlerin
Kolombiya’nın geleneğinde güçlü bir şekilde hizmetine sunulmaktadır. “Toplumsal borç”
yer alan baba-patron modelini daha da güçlen- tam da, bu ve bunun gibi uygulamalardan kay-
dirmiştir (Maclean, 2014). naklanan eşitsiz kaynak dağıtımının yarattığı
İlk göç dalgasının yarattığı canlılıkla ekono- toplumsal eşitsizliğe vurgu yapmaktadır. Dola-
mik olarak büyüyen kentin yarattığı çekim gücü yısıyla Medellin, Lefebvre’in (1996) kent hakkı
1980’lere dek devam etmiştir (Maclean, 2014). tartışmaları çerçevesinde vurguladığı üzere
1980’lerde gerilla, paramiliter güçler ve ordu nüfusun bütün kesimlerinin kent kaynaklarına
arasındaki çatışmalar ise göç hareketini şiddet- erişebildiği ve alternatif hayat tarzlarının ger-
lendirmiştir (Betancur, 2007). Yoksul kırsal çekleşmesinin mümkün kılındığı bir kent biçimi
halk için çekim merkezi haline gelen Medellin’in sunmaktan çok uzaktır.5
nüfusu böylece (1951 ile 1985 tarihleri arasın- Buna karşın, çöküntü alanlarına hâkim
da) 4 katına erişmiştir.3 Sürekli artan göç ile olmaya başlayan uyuşturucu karteli, elitler tara-
Medellin, yamaçlara doğru biraz daha genişle- fından dışlanan, göz ardı edilen bu alanlarda
miş, her ne kadar şehrin ekonomik olarak büyü- konut inşa etmekte, kendi dönüşüm programla-
mek için yeni göçmenlere ihtiyacı olsa da, yeni rını planlamakta (The Guardian, 2016), hatta
gelenler, şehri o zamana kadar yönetenler için popüler bazı etkinliklere, örneğin Medellin’deki
çeşitli nedenlerle4 tehdit olarak görülmüştür. O futbol kulüplerine, hayvanat bahçesine yatırım
dönem kentin gelişimine dair planlama kararla- yapmaktaydı (Touryalai, 2015). Kartelin güç
rının da elitlerin güvenliğini sağlamak ve göç- kazandığı bu dönemde, sanayi güç kaybetmeye
men yerleşimlerini fiziki olarak belirli coğrafya- başlamıştır (Maclean, 2014). Diğer kentlerde
larda tutmaya yönelik alındığı bilinmektedir. sanayiyi destekleyen kararlarla avantajlarını kay-
Göçmenler, şehrin formel ve çeşitli standartlar- beden Medellin, tüm dünyada yapısal kriz ola-
daki enformel yerleşimlerini çevreleyen dik rak bilinen süreçte temel ekonomik gücünü ve
yamaçlara yerleşmişlerdir. Bu dik yamaçlar ken- buna bağlı istihdamı kaybetmiş (Betancur,
tin fiziksel gelişimi için bir sınır oluşturmakta- 2007), bu olumsuz gelişme göçmenlerin istih-
dır. Dolayısıyla yerleşim alanları fiziksel olarak dama bağlı konut ve eğitim haklarını da kaçınıl-
genişlemek yerine yoğunlaşmış ve coğrafi olarak maz olarak etkilemiştir (Maclean, 2014).
riskli (heyelan riski taşıyan) alanları da kapsama- Sözü edilen koşullar gerek ekonomide
ya başlamıştır (Şekil 3). Bu yığılma kentin refah gerekse kentsel yerleşimde enformelleşmeyi
düzeyi yüksek güney kısmı ile yoksul ikincil artırmıştır. Uyuşturucu karteli, kentte kazandığı
alanlar arasında var olan eşitsizliği daha da art- siyasi gücü, işlerini kaybeden gençleri istihdam
tırmıştır. Kent dokusunun sıkışıklığı ve yüksek etmek üzere kullanmıştır6 (Maclean, 2014).
işsizlik oranı, artmakta olan kent içi illegal hare- 1990’a gelindiğinde, enformel istihdam %52’ye
ketliliğe zemin hazırlamış, bu süreç 1991’de pik yaklaşmıştı (Betancur, 2007) ve Medellin’deki
noktaya ulaşacak ve ulusal bir mesele olarak konut yerleşimlerinin %30’unu enformel yerle-
tariflenecek şiddet dalgasının taşıyıcısı olmuştur. şimler (barrio marginales) oluşturmaktaydı
Kentteki formel siyasal güç, kentte yaşayan- (Roldan, 1997’den akt. Maclean, 2014). Nüfu-
ların güvenliğini sağlayacak yatırımlar yapma sun yaklaşık 2/3’ü, minimum standartları dahi
88 mimar•ist 2018/1
Description:Büyük, Daha Büyük, En Büyük… İktidarların Kente İmzası: Mega Projeler. Çöküntü Alanlarında Dayanışma Kültürü Arayışı. ISSN 1302-8219. 61. 2018/