Table Of ContentChristian Wolff
Genel Felsefe
PİNHANY AYINCILIK
LitrYoosl uF,a tiSha nS.i teNsoi:1 2/214-215
Topkapı/Zeytiİnsbtuamnub ul
Tel(:0 21225)92 760 Faks(:0 21526)51 67 4
www.pinhanyayincilik.com
info®pinhanyayincilik.com
SertifNiok:a4 0676
KaynaMke tinPr:el iminary discourse on philosophy in general, Wolff,
ChristFiraeni,h veornr( 1679-17I5n4d)i,a napBoolbibss,- Merrill,
1963.
Genel Felsefe
ChristWioalnf f
©PinhanY ayınal2ık0,2 0
Türkççee virMi.©M ağsumG ökyüz
BiriBnacsiı mK:a sı2m0 20
GeneYla yıYnö netmenMia:h mutSe ver
ÇeviErdii töYr.üG :u rurSe v
KapaTka sarımMıa:h mutSe ver
DizgiÖ:z lemS ümbül
TekniHka zırlBıaks,kv ıeC ilt:
YaylaaMka tbaaaSlaınkT. i cL.t dŞ.t i.
LitrYoosl Fua tihS anS.i teNsoi:1 2/197-203
Topkapı-İsTtealn(:b0 u2l1 526)78 00 3
SertifiNkoa: 44 865
PinhaYna yınalık
254
ISBN9:7 8-605-7768-37-7
Buk itabtıünmy ayıhna klasna klıTdaruıhrm. amaaylkaa,y nagkö s
termekş arhyylaap ılakcıaskaa l ınhdlıaşrı ngdear emke tning,e rek
görsmeall zemenyiany ıneviinzdieannl ınmadhaenr hanbgiiyr o lla
çoğalhlmyaasyıı,m lanmvaeds aığ ıhlm5a8s4ıS6 a yıFliık vierS anat
EserlKearniu nu'nhuünk ümleraiynkeı rıvdehı ark s ahiplermiandidni
vem anevhia klarıçniığnn enmaenslia mıgneal diiğçiis nu ço luşturur.
GenelF elsefe
ChristiWaonl ff
çeviren
M. Mağsum Gökyüz
�2
İçindekiler
I
İnsBainl giÜsçiT nüirnTü a:r Fiehl,s Meaftee,m a1t 7i k
II
GenFeell s1e 1f9 e
III
FelseKfıesnıimnyl ada arD ıa ll1a 3r3 ı
IV
FelseYföendte1e 5m3
v
FelseÜfseldu1ep 6 9
VI
FelsYeafpemÖ az gürlIü 7ğ7 ü
I
İnsan Bilgisinin Üç Türü: Tarih, Felsefe, Matematik
1. Maddi alemde olan ve husule gelen şeyleri duyularla bi
liriz. Ve zihin, kendi içinde husule gelen değişimlerin bilincinde
dir. Kimse de bundan bihaber değildir-yeter ki dikkatini kendi
ne yöneltsin. *Duyuların öncülüğünde hayvanların, bitkilerin ve
madenlerin var olduğunu; güneşin doğup bathğını; aklın yönet
tiği insanın hayvanların en az güçlüsü olduğunu; ruhun geçmişi
hatırlayabildiğini; bilinmeyenin arzu edilmediğini biliriz.
2. imdi, duyuların maddi alemde olan ve husule gelen şey
lerin bilgisine ne kadar nüfuz ettiğini veya ruhun kendi içinde
husule gelen şeylerin bilincinde olup olmadığını araştırmıyoruz.
Bunları başka yerde ele alacağız.1 Şimdilik duyular aracılığıyla ve
dikkati kendimize yönelterek elde ettiğimiz bilgilerden kuşku
duyulmayacağına dikkati çeksek yeter. Burada bu bilginin sınır
larının üzerinde durmuyoruz, zira bu mevcut tartışma için yarar
sız olurdu.
3. Maddi alemde ya da maddi olmayan tözlerde olan ve
husule gelen şeylerin bilgisine "tarih" denir. *Örneğin, güneşin
sabahlan doğup akşamları bathğını; baharın başında ağaçların
tomurcuklarının çiçek açhğını; hayvanların üreyerek nesilden
nesile çoğaldığını ve iyi veçhesinin alhndaki şeylerden başka bir
şey arzu etmediğimizi bilen kişi tarihsel bilgiye sahiptir.
4. Mevcut olan veya husule gelen şeylerin neden var ol
duklanru ya da husule geldiklerini anlamaya yarayan bir nedeni
vardır. Bu ifadenin doğruluğu örneklerden açıktır-yeterli ilgi ve
gerekli zekaya sahip olduğumuzu varsayarsak. *Örneğin, güneş
ışınlan belirli bir yasaya göre düzenlenmiş su damlacıklarına
düşmedikçe gökkuşağı husule gelmez. Gökler bulutlarla kaplı
olmadıkça ve havanın durumu yağmurun oluşması için elverişli
olmadığı sürece yağmur yağmaz. Zihin, iyi olduğuna hükmet-
1 Psychologia empirica, #234.
7
medikçe belirli bir nesneyi arzu etmez. Zihin sadece iyiyi arzu
eder çünkü iyideki hazzı algılar.
5. Ne bir önceki ifademi daha açık hale getireceğim ne de
onun evrenselliğini kanıtlayacağım. Bu meseleyi bir başka yerde
daha detaylı soruşturacağız.2 Şimdilik, sadece tecrübeyle sabit
olanı ortaya koysak yeter. Bütünüyle nedenden yoksun şeylere
ilişkin aksi örnekler sunmak mümkün değil. Nedeni gizli saklı
olan örnekler verilebileceğini inkar etmiyorum. Ancak, en azın
dan, halihazırda hiçbir nedeni olmadığı açıkça gösterilebilecek
örnekler olduğunu reddediyorum. Buradaki görevimiz, öne sü
rülmüş olanların evrenselliğini kanıtlamak da değil. Herkesin
önceki iddianın doğruluğunun apaçık olduğu çok sayıda durum
olduğu konusunda hemfikir olması yeterli. Aynca, olan veya hu
sule gelen şeylerin nedenlerinin bizce bütünüyle bilindiğini de
düşünmüyoruz, herkesin görmesi için nedeni ortaya koyduğu
muz yerler hariç. Bu nedenle, mevcut amaçlarımız için, iddia edi
len şeyin evrenselliğinin kabul edilmesi veya kuşkulu görülmesi
ya da tamamen reddedilmesi arasında bir fark yoktur. Nedenlere
ilişkin bilgimize dair herhangi bir şart ileri sürmüyoruz.
6. Olan veya husule gelen şeylerin nedeninin bilgisine fel
sefe denir. •örneğin, felsefi bilgiye sahip kişi, nehir yatağındaki
suyun hareketi hakkında, bu hareketin tabanın eğimine ve yuka
rıdan gelen basınca nasıl bağlı olduğunu açıklayabilen kişidir.
Ayrıca felsefi bilgiye sahip kişi, arzunun felsefi bilgisine de sa
hiptir, ki belirli bir nesneye duyulan arzunun neden o nesnenin
bilgisinden kaynaklandığını gösterebilir.
7. Felsefi bilgi, tarihsel bilgiden farklıdır. Tarihsel bilgi, ol
gunun yalın bilgisinden ibarettir (#3). Felsefi bilgi ise bir adım
daha ileri gider ve olgunun nedenini gözler önüne serer ki, böy
lece bu tür bir şeyin neden ortaya çıkabileceği kavranabilsin (#6).
Buradaki büyük farkı görmemek mümkün mü? Olgunun yalın
bilgisi ile olgunun nedensel bilgisi hiçbir suretle aynı şey değil
dir. •örneğin, bir nehrin yatağında suyun akhğını bilmek bir
şeydir; bunun tabanın eğimi ve yukarıdan gelen basınç nedeniyle
olduğunu bilmek başka bir şeydir. İlki olguyu ifade eder; ikincisi
ise olgunun nedenini ihtiva eder.
8. Bir olgunun başka insanlar tarafından iddia edilen ne
denini bilen kişi, başka insanların felsefi bilgisine dair tarihsel
2 Philosophia prima sive ontologia, #56.
8