Table Of Contentcogito ARİSTOTELES
FİZİK
Aristoteles (İ.Ö. 384-322), antik Yunan felsefesinin en önemli adların-
dandır. Akılcı yaklaşımı ve bilimsel görüşleriyle felsefede gerçekçiliğin
"baba"sı ve mantığın öncüsü kabul edilir. Aristoteles, yirmi yıl boyunca
Platon'la onun Atina'daki Akademia'sında diyaloglarda bulundu, sonra
Assos'ta (bugün Çanakkale ilinde Behramkale) bir Akademia kurdu.
Büyük İskender'in öğretmenliğini yaptıktan sonra Atina'ya dönüşünde
Akademia'nın başına getirilmeyince, kent dışında kendi okulu Lyke-
ion'u ("lise" adı buradan gelir) kurdu. İ.Ö. 323'te, Büyük İskender'in
ölümünden sonra, eski bir şiirinden dolayı dinsizlikle yargılandı; Sokra-
tes'in akıbetine uğramamak için Khalkis'e gitti ve orada öldü.
Aristoteles, felsefe tarihine en özgün katkısı olan metafizik için protophi-
losophia ("ilk felsefe") adını kullanıyordu. Lykeion'un son yöneticisi Ro-
doslu Andronikos, İ.Ö. 60 yıllarında Aristoteles'in yapıtlarım derlerken,
"varlık" konusundaki görüşlerini Physike'den (Fizik) sonraki kitaba ko
yarak ta meta physike ("fizikten sonra gelen") adını verdi ve "metafizik"
sözcüğünün isim babası oldu.
Türkçeye çevrilen başlıca yapıtları: Fizik, Metafizik, Poetika, Retorik (İn
gilizceden çeviren Mehmet H. Doğan, YKY, 1995), Nikomakhos'a Etik,
Organon (altı kitaplık bu yapıtın bir bölümü Türkçeleş tirilmiştir).
Saffet Babür, 1952'de doğdu. 1976'da Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve
Coğrafya Fakültesi Klasik Filoloji Bölümünü bitirdi. 1983'de Latince
doktoru, 1987'de Eski Yunanca doçenti, 1995'de Felsefe profesörü oldu.
Evli ve iki kız babasıdır.
1979-2000 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde
görev yapmış olan Saffet Babür 2000 yılı Kasım ayından bu yana Yedite-
pe Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde Felsefe Tarihi ağırlıklı dersler yaran
da Eski Yunanca dersleri vermektedir. Urbino (1977-78), Siena (1982-83),
Perugia (1988-89) ve Münster (1992-93) Üniversitelerinde Eskiçağda-Or-
taçağda Felsefe, Klasik Filoloji alanlarında, özel olarak da Aristoteles
üzerine araştırmalar yaptı. Ortaçağ düşünce yapısı ile Eskiçağ düşünce
yapısı arasındaki temel ayırımları, bu iki yapının tipik temsilcilerinin
kullandığı terimlerin içeriklerini çözümleyerek göstermeye çalışan yazı
ları çeşitli dergilerde yayımlandı. Betül Çotuksöken ile birlikte yazdığı
Ortaçağda Felsefe (1. baskı, Ara, 1989; 2. baskı, Kabalcı, 3. baskı, Kabalcı
2000) adlı bir kitabı bulunmaktadır.
Çevirileri: Aristoteles'ten: Kategoriler (İmge 1996); Yorum Üzerine (İmge
1996); Nikomakhos’a Etik (1. baskı, Hacettepe Üniversitesi Yay. 1988; 2.
baskı, Ayraç 1997; 3. baskı, Ayraç 1998); Gökyüzü Üzerine Dost 1997);
Eudemos'a Etik (Dost 1999); Plüton’dan: Pannenides (1. baskı, Ara 1988; 2.
baskı, İmge 1996); Yasalar (Candan Şentuna ile ortak çeviri: 1. baskı, Ara
1988-1992; 2. baskı, Kabalcı 1994; 3. baskı, Kabalcı 1998); Aristoteles,
Augustinus, Heidegge/den: Zaman Kavramı (İmge 1996); K. Marx'tan:
Demokritos ile Epikouros'un Doğa Felsefelerindeki Ayırım [Marx'ın doktora
tezi] (Ayraç 2001).
APIZTOTEAHZ
$YZIKH
ARİSTOTELES
FİZİK
YUNANCA ASLINDAN ÇEVİREN:
SAFFET BABÜR
ODO
İSTANBUL
Yapı Kredi Yayınları
Cogito- 57
Fizik / Aristoteles
Özgün adı: FUSIKH
Yunanca aslından çeviren: Saffet Babür
Kitap Editörü: Hilmi Tezgör-Türker Armaner
Düzelti: Türker Armaner
Kapak Tasarımı: Nabide Dikel
Baskı: Al tan Matbaacılık Ltd. Şti.
1. Baskı: İstanbul, Mayıs 1997
2. Baskı: İstanbul, Mayıs 2001
ISBN 975-363-634-2
© Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Ticaret ve Sanayi A.Ş. 1997
Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Ticaret ve Sanayi A.Ş.
Yapı Kredi Kültür Merkezi
İstiklal Caddesi No. 285 Beyoğlu 80050 İstanbul
Telefon: (0 212) 252 47 00 (pbx) Faks: (0 212) 293 07 23
http: / /www.yapikrediyayirılari. com
http: / / www.shop.superonline. com/yky
e-posta: [email protected], tr
Çeviriye Not
Aristoteles PHYSIKE (FİZİK) adı verilen yapıtında , ‘devinim’ (kinesis:
111,1-3); ‘değişme’ (metabole: V-VII); ‘sonsuzluk’ (apeiron: III, 4-8); ‘yer’
(topos: IV, 1-5); ‘boşluk’ (kenon: IV, 6-9) ‘zaman’ (khronos: IV, 10,14);
gibi temel fizik kavramlarını felsefe tarihinde çok ender görülen felsefece
bir didikleme ile çözümlüyor; ‘neden’ (aitia: II, 1-3) ve ‘ilk devinmeyen de-
vindirici’ (proton kinoun ou kinoumenon: VIII.) ile kendisinin ne kast
ettiğini dile getiriyor.
Çeviride “Aristoteles, Physik. Felix Meiner Verlag. l.c.: 1987; 2.c.:
1988”deki Yunanca metni kullandım. Bu Yunanca metni W. D.
Ross’un saptadığı metinle karşılaştırdım ve çevirimi de batı dillerindeki
şu çevirilerle karşılaştırarak yürüttüm:
1. Çeviride kullandığım yapıtta Yunanca metinle karşılıklı basılan
H. Günter Zeki’in Almanca çevirisi.
2. Hans Wagner’in Yunanca metne pek sadık kalmadan yapılan
bol yorumlu Almanca çevirisi: Aristoteles, Physikvorlesung, übersetzt von
Hans Wagner, Akademie-Verlag, Berlin 1967.
3. Antonio Rossi’nin İtalyanca çevirisi: Aristotele, Öpere, 3: Fisica,
Traduzione di Antonio Rossi, Biblioteca Universale Laterza, 3. bs. Ro-
ma-Bari 1991.
VII. Kitap için elimizde iki metin vardır. Yalnızca VII. kitabın ilk
üç bölümünde değişiklikler içeren metni, “textus alter”i, Ross’a uyarak
VIII. Kitabın sonuna ekledim.
FİZİK’in ilk dört kitabını Münster Üniversitesi’nde 1992/1993 Öğ
retim Döneminde görevli olduğum sırada, kalan kitapların büyük bir kıs
mını da 1994-1995 yıllarında yine Münster’de bulunduğum dönemlerde
çevirdim. Bu çalışmalarımda bana büyük destek olan eşim Angela Klee-
fisch’e teşekkür ederim.
Saffet Babür
29.3.1995 Beytepe
SIĞLA
Lib. 1-3. codices EFIJ
Lib. 4. 2oSa 27— 215“ 8. EFGIJ
2i5a8-224a 17. EFGHIJ
Lib. 5. EFHIJ
Lib. 6, 8. EFHIJK
Lib. 7. Textus primus. 24ib34—244b5. bcjy
244bjb—245b9- Hbcjy
245b9—248a9. Hlbcjy
Textus alter. 24ib 24—244b 19. EFHIJK
244b 19—245b 24. EFIJK
245b 24—248b 28. EFJK
248a 10—25ob 7. EFHIJK : interdum citantur bcjy
Lib. 1-3. A = FIJ
Lib. 4. 208* 27 — 2i5a 8. A = FGIJ
2l5a 8—224a 17. A = FGHIJ
Lib. 5-8. A = FHIJ
2 = bcjy
n = codices omnes collati
E = Par. gr. 1853, saec. x ineuntis
F = Laur. 87. 7, saec. xiv
G = Laur. 87. 6, saec. xii
H = Vat. 1027, saec. xiii aut xiv
I = Vat. 241, saec. xiii
J = Vind. 100 (olim 34), saec. x
K = Laur. 87. 24, saec. xiii medii
b = Par. 1859, saec. xiv
c = Par. 1861, saec. xv
j = Par. 2033, saec. xv
y = Bodl. Mise. 238, saec. xvi
M =i Aristotelis Metaphysica [saec. xii
M (E) = E supra\ M (J)=J supra: M (Ab) = Laur. 87. 12,
V = Versio Arabo-Latina
A = Alexander apud coınınentaria Simplicii
P = Philoponi commentaria
S = Simplicii commentaria
T = Themistii paraphrasis
P°, Sc = Philoponi, Simplicii citationes
P1, S* = Philoponi, Simplicii lemmata
PP, SP = Philoponi, Simplicii paraphrases
API2TOTEAOY2
<Î>Y2IKH AKPOA2I2
$T 2 IKH2 AKPOA2 EH2 A
1 ’EıreıSrj ro tlbevaı Kal to i-nLaTaırOaı crv)x[3aCvfi ırepl ir d- 184*
ıras râ s p.cddhovs, &v eltrlv apy^al 7/ alrıa r/ oroı^fîa, (K
tov ravra yvatpıÇcıv (ro're yap oîofieda yıyvûtTKtıv (Kaarov,
örav ra atrıa yva>pi<r<o\xcv ra ırpStra Kal ray âp\as Tas
ırptiras Kal fxe'xpı t5>v aTOL\tlu>v), 8ij\ov orı Kal rrjs ırepl
<I>v<t(ws (irıcmjiÂrjs Tieıpariov bıopC<ra<r6aı npS>Tov râ ırepl jj
ra s apx«s- ne<jıVKe 8e e/c rwv yvtüpıp-uıTfpmv f] fûv rj o8os
Kal tra<f>c(TT£pwv tul ra aa<f>icrT(pa ri) (j>v<rtı nal yvtapıp.â>-
Ttpa' oiı yap Tavra ijpîv re yvtî>pıp.a Kal hırKüs. 810'ırep
avâyKi) rov rpoırov tovtov npoaytıv İk tS>v â<ra<f)eo'Tep(ov pev
rjj (pvrreı ■ijp.lv 8e cra(p«TTep<DV itti ra (ra^ecrrepa T^rj <f>vaeı 20
Kal yvıupijuitTtpa. (<ttt 8’ ijp.iv to ırpürov brjka Kal o%atf>ıj Ta
<TvyKtyyp.tva p.akKov iartpov 8’ İk tovtojv yiyvtraı yvı&pıpıa
râ aroı^eıa Kal al âp^ai bıaıpovaı Tavra. 810 İk tG>v Ka-
ûo\ov (iri ra Kad’ e/caara 8eî TipöUvac to yap oAov Kara
tİjv alrr6t]<yıv yviüpıpdnepov, to 8e Kadokov oKov rı eorr 35
ıroX\a yap TtepıKap.j3âv(i i>s p-ipr) ro KaOâ\ov. ninovOt 8e
ravro tovto rpoırov rıva Kal ra 6v6p.ara ıtpös tov \oyov 184’’
ö\ov yap ti Kal abıopiırTMi crrjp.aiv(L, olov 6 kvk\os, 6 8e
opıo'p.ds avrov bıaıptî tls Ta Ka6’ e/caora. Kat ra ıraıhıa ro
p.kv npSırov npoaayopevd ıravras tovs âvbpas ırartpas Kat
firjTtpas Tas yvvaÎKas, vcrrtpov 8e 8topf£et tovtu>v İKarepov.
2 ■ 'AviyKrj. 8’ ?/rot pıav elvaı rrjv apxhv V Tr\eiovs, Kal ei 15
p.Lav, rjroı â.Kwi)Tov, ms (jjrja’i Tlapp.tvlbr)s Kal MeAta’a’os, jj ki-
,184® Titulum om. I A om. J : ro A E : rj nep\ âpxâ>v A F
13 yvu>piara>p.tv EFIPS : yvapi^apev J 15 npârrov StopûraaSaı FJ
Eustratius: öıopıVaoöaı P 16 tj om. I 17 rjj om. J1
18 ypa>pıparepa E 19 tovtov tov rpoTsov F rrarfjttTTtpav J1
fiev om. A 20 77/ om. IJ rj <f>v<rtı ESAV : om. E1 21 to
om. E 22 yvapıpa yivıraı I : yvapıpa F 24 tısı AP : tir ES
26 ir AP: mrntp E bll Kat om. P riStopıVroıs E'FJVP:
âSıopurrov E2I 12 to] &( to I 13 fitv om. FJ npoaa-
yoptvfi . . . âvBpas FJT : (mo\ap.(3âvtı navTtıs tovs aı/dpas IV : Kavraç
tovç tîvdpaç imo\ap@âvtı (hoc verbum erasum) npojayoptvtı E
14 $t om. F 158’] S/j Torstrik 16 it ES : âaırtp AP
(jirjat EFPS : (jicuTLV IJ
4031 T
FİZİK 1 9
Birinci Kitap
1 İlkeleri, nedenleri ya da temel öğeleri olan her araştırma alanında 184a
hilmek ve kavramak bunları anlamakla sözkonusu olduğuna göre (çünkü
ilk ilkeleri, ilk nedenleri, temel öğeleri bildiğimizde her bir nesneyi bildi
rimizi düşünürüz), şu açık: doğabiliminde de ilk olarak ilkeler üzerine
belirleme yapmaya çalışmak gerekiyor. Yolumuz da elbette bizce daha bi- 15
linir, daha açık olanlardan, doğa açısından daha yalın, daha bilinir olan
lara doğru. Nitekim bizce bilinir olanlarla mudak anlamda bilinir olanlar
aynı değil. Bunun için bu biçimde doğa açısından yalın olmayan, bizim
için açık olan nesnelerden doğa açısından daha yalın ve bilinir nesnelere 20
doğru yol almak zorunlu. Ne ki bizim için ilk anlamda açık ve seçik şey
ler bileşik yapıda olanlar; daha sonra bunlar ayrılarak öğeler ve ilkeler bi
liniyor. Bunun için tümel olanlardan tekil olanlara gitmek gerekiyor,
çünkü duyum açısından “bütün” daha bilinir bir şey, tümel de bir “bü- 25
tün”; nitekim tümel pek çok nesneyi parça olarak kapsar. Adlardan kav
rama gidiş de aynı bu biçimde söz konusu olur, çünkü adlar bir bütünü 184b
belirsizce imler: sözgelişi “çember” adı. Çemberin tanımı ise onu tek tek
parçalarına bakarak ayırmakla yapılır. Çocuklar da ilkin bütün erkeklere
“baba”, bütün kadınlara da “ana” derler, sonradan onları ayırırlar.
2 Şu da zorunlu: ilke ya birdir ya çok; bir ise ya Parmenides ile Me- 15
lissos’un dediği gibi devinimsizdir ya da ilk ilkenin hava, su