Table Of ContentDünya, İslamiyet
ve Demokrasi
Editörler:
Yahya Sezai Tezel
Wulf Schönbohm
kadim
ÇeCenefçten Çekçeğe
Dünya, İslamiyet
ve Demokrasi
Editörler:
Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel
Dr. Wulf Schönbohm
Prof. Dr. Şerif Mardin
Prof. Dr. Peter Antes
Prof. Dr. loanna Kuçuradi
Prof. Dr. Bassam Tibi
Prof. Dr. Abdellatif Bencherifa
Prof. Dr. Mehmet S. Aydın
Prof. Dr. Nilüfer Narh
Dr. Thomas Scheben
kadim
Qde.nek.ten Çekçeğe
Kadim Yayınları: 6
Siyaset Kitaplığı: 2
ISBN: 975-9000-05-9
© Kadim Yayınları, Aralık 2004
Tüm Hakları Saklıdır.
Ed.: Yahya Sezai Tezel
Wulf Schönbohm
Yayına Hazırlayan
Serhat Buhari Baytekin
Kapak Tasarım
Oğuz Çetin
Basım
Cantekin Matbaası
Tel: (312) 384 34 35
Dünya, İslamiyet ve Demokrasi, Konrad Adenauer Stiftung'un
katkılarıyla yayınlanmıştır
Kadim Yayınları
Büklüm Sok. No:19/2 Kavaklıdere/Ankara
www.muhafazakar.com, [email protected]
Tel: (312) 418 54 74
Fax:(312)418 78 76
İÇİNDEKİLER
Önsöz................................................................................................7
BİRİNCİ BÖLÜM
Adlandırma Sorunu......................................................................15
Prof. Dr. Şerif Mardin
İnsanlığın Ortak Bir Mirası Var Mı?.........................................21
Prof. Dr. Peter Antes
Sunuşlarla İlgili Değerlendirmeler..........................................35
İKİNCİ BÖLÜM
İnsan Haklarının Etnik Açıdan Çoklu ve Dinî Açıdan
Çoklu Toplumlar İçin Gerektirdikleri.......................................45
Prof. Dr. loanna Kuçuradi
İslam, Demokrasi ve Bir İslâmî Devlet Vizyonu....................61
Prof. Dr. Bassam Tibi
Sunuşlarla İlgili Değerlendirmeler.............................................81
5
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hangi Demokrasi? Hangi İslam?
Mısır'dan Gözlemler....................................................................89
Dr. Thomas Scheben
Siyasal İslam, İnsan Hakları ve Demokrasi: Fas
Tecrübesi..................................................................................125
Prof. Dr. Abdellatif Bencherifa
Sunuşlarla İlgili Değerlendirmeler...........................................141
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Türk Tecrübesi Işığında Barış ve "Din Problemi".................147
Prof. Dr. Mehmet S. Aydın
Çok Etnisiteli ve Çok Dinli Bir Dünyada Barışın
Sürdürülmesine İslam'ın Katkısı..............................................163
Prof. Dr. Nilüfer Narlı
Sunuşlarla İlgili Değerlendirmeler...........................................197
Çalışmaların Tamamı Üstündeki Tartışma ve
Değerlendirmeler.........................................................................203
Sonuç...............................................................................................221
Prof Dr. Yahya Sezai Tezel
6
ÖNSÖZ
İslâmî bir toplumda demokrasiyi nasıl tanımlarız? Evren
sel insan hakları ve çoğulcu demokrasi aksiyomları ile yola
çıkarsak, böyle bir bağlam içinde devlet ile din arasındaki
ilişki ne olabilir? Laikliğin doğru tanımı ne olabilir? Kişiler,
bir çok kimlikleri ve bu kimlikler etrafında yapılanmış grup
lara sadâkatleri olan "birey" yurttaşlar olarak devletle ve
toplumla ilişkilerini nasıl oluşturur ve yaşarlar? "İslâmî si
yaset" ya da "siyasî İslam" nedir?
Bu kitapta bu sorular ve sorunlar tartışılmaktadır. Bu ça
lışmayı yapmaktaki amacımız, farklı toplumlarda hayatın
farklı alanlarında farklı konumlarda yaşamakta olan bilim
adamlarını, siyasetçileri ve gazetecileri davet edip bir araya
getirmek ve onlara, medyanın girmediği sakin bir ortamda,
"çoğulcu bir dünyada İslam ve demokrasi" başlığı altında
toplanabilecek olan ve dünya ölçeğinde önemlilik sergileyen
bir dizi meseleyi tartışma fırsatı vermekti. Bu çalışmaya ka
tmanların çoğu, "İslamcılar"la "Kemalistler" arasında ülke
nin geleceği hakkında yaşanmakta olan mücadelenin ülke
7
Dünya, İslamiyet ve Demokrasi
nin siyasî gündemini şekillendirdiği Türkiye'den geldi.
Davet mektubumuzda böyle bir çalışma toplantısına duy
duğumuz ihtiyacı aşağıdaki gibi ifade etmiştik:
"Modernleşmeci paradigma bu yüzyılın başlarında su
götürmez bir gerçeklikmiş gibi görünüyordu. Ne var ki çağ,
bu paradigmanın öngörülerinin doğru çıkmadığına dair bir
konsensusla bitiyor. Bilimsel, teknik, sınaî ve İktisadî süreç
ler, bütün toplumları insan hayatının bütün eksenleri üs
tünde aynı şekilde etkileyerek, türdeşleşen bir dünyaya yol
açmadı. Ve, öngörülebilir gelecekte de dünya, ekonomide ve
teknolojide hızlanan küreselleşmeye rağmen, kültürler, din
ler ve değer sistemleri açısından farklılıklarla dolu bir görü
nüm sergilemeye devam edecek.
Çeşitliliğin süreceğini, farklılıkların büyük bir esneklikle
varlıklarını koruyacağını giderek daha çok anlıyoruz. Bu da,
farklı "dünya görüşleri"ne göre yaşamakta olan insanların,
birbirleriyle karşılıklı saygıya dayanan bir "konuşmayı"
başarıyla gerçekleştirmelerini önemli kılıyor. Çünkü hâlâ her
yıl milyonlarca insan, ulus devletlerin içinde ve aralarında
meydana gelen şiddetli çatışmalarda acı çekiyor. Bu çatış
malar, ırklar, etnik topluluklar, dini cemaatler ve siyasî grup
lar arşındaki düşmanlıkları pekiştiriyor. Hayatları farklı kül
tür, din, siyaset ve etnisite zemini üstünde geçen milyonlarca
kadın ve erkeği "kavga" içine hapsediyor. Başkalarıyla onları
"anlamak" için "konuşmak" ihtiyaçlarını zayıflatıyor.
İnsan gerçekliğinin bu karanlık yüzü karamsarlık verici.
Ama gene de, "ötekilerle konuşma", elimizde, bize daha iyi
bir dünya için ümit verebilecek, ahlâken kabul edilebilir ama
aynı zamanda pratik etkisi olan tek araç. "Onlar'Ta "biz"im
aramızda, dünya görüşlerimiz, yaşama üsluplarımız açısın
dan hangi farklar olursa olsun, "ötekiler"in de insan birey
leri olarak bizimle aynı moral değere sahip olduklarını açık
8
Önsöz
ve samimî bir şekilde kabul etmemiz temeli üstünde sürdü
rülecek "konuşma", farklı geleneklerin mensupları, farklı
kimliklerin sahipleri olarak yaşayan ama birbirlerini karşı
lıklı olarak anlayan ve kabul eden kişilerin beraber yaşama
larının mümkün kılacağı daha İnsanî bir dünyaya doğru
üstünde yürüyebileceğimiz tek yol.
Diğer uygarlık, kültür ve din geleneklerinde olduğu gibi,
İslam Dünyasında yaşanan bazı toplumsal, siyasî ve din3i
gelişmeler, yeni çatışmalara yol açmış bulunuyor. Bu çatış
malarda, ulusal toplumların içinde farklı alt-kimliklere sahip
gruplar, "kamusal alan"m doğası ve tâbî olması gereken
kurallar hakkında farklı talepler öne sürmekte ve, maalesef,
giderek artan bir şekilde birbirlerine yabancılaşmaktadır.
İnsanların, kendi değerlerini, görüşlerini, taleplerini ken
di "biz"lerinin dışında kalan dünyaya aktarmakta yaşa
dıkları engellenmeler, siyasî faaliyetlerini, kendi "dünya
tasarımları"nın "tartışılmaz doğruluğu" sanısını teyit ihtiya
cına, bu teyidi sağlamaya yönelik monologlara indirgeyen
süreçleri besliyor. Bu tek taraflı teyit alışkanlığı, "ötekilerin"
orada varlıklarını sürdüreceklerini, "biz"im onlarla beraber
yaşamaya mahkum olduğumuzu fark etme şansımızı zayıf
latıyor. "Öteki"lerin kim olduklarmı ve ne istediklerini an
lamayı aslî bir ihtiyaç gibi hissetmemize fırsat bırakmıyor.
İnsanların kendi "görüşlerini" tekrar ve tekrar teyit etme alış
kanlıkları, dünyanın sadece "biz"im yaşadığımız bir dünya
olmamasmın, bizim "görüş"ümüze meydan okuyan kendi
"görüşleri"ne sıkı sıkı sarılmakta kararlı "ötekiler"in de bu
dünyada var olmasının yol açtığı sorunları, barış içinde çöze
bilmemiz açısından bütünüyle yetersiz, etkisiz kalıyor.
Birbirinin rakibi gibi görünen "dünya görüşleri"nin sa
vunucuları arasında iyi bir iletişimin sağlanması, bu sorun
ların ağır baskısını azaltabilir. Düşünen ve duyarlı insanlar
9