Table Of ContentDiYANET iŞLERi BAŞKANLIGI
Dini Yayınlar Dairesi Başkanlığı
•
Cilt: 41 • Sayı: 4 • Ekim - Kasım - Aralık 2005
KURBAN İBADETİ
Tevhit A YENGiN*
Özet:
Kurban bütün Müslümanların belirli bir zaman içerisinde ortaklaşa icra
ettikleri önemli ibadetlerden birisidir. Müslümanlar tarihte ve günümüzde bu
ibadete büyük önem vermişler ve onu Müslümanlığın vazgeçilmez
özelliklerinden birisi olarak değerlendirmişlerdir. Dolayısıyla kurban ibadeti
yerine alternatif önerilerde bulunmak bu tarihi yaklaşımı görmezlikten
gelmek anlamına gelir. Bu makalede klasik fıkıh doktrini içerisinde kurbanın
geleneksel tartışma noktalarına değinildikten sonra, kurban yerine bedelinin
verilmesi önerisinin tutarsızlığına işaret edilmektedir. Makalenin sonunda
ise, kurban konusunda sosyal değişimin getirdiği yeni problemierin
çözümüne yönelik öneriler yer almaktadır.
Anahtar Kelimeler: Kurban, İbadet, Kurbanlık Hayvan,
Y ardımiaşma
Abstract:
The Ri tual of Sacrifice
The ritual of sacrifice (qurban/udhiyah) is one of the most important
worships which is observed by all Muslims together at a certain period of
time. In the past and today, Muslims have attached a special importance to
the ritual of sacrifice and considered it as an essential sign of Islam.
Therefore to suggest alternative ways to replace actual sacrifice of animals
means to ignore this histarical reality. This article deals with traditional
topics about sacrifice in classical Islamic jurispnıdence (jiqlı) and then
argues inconsistency of the idea that value of sacrifice animal is to be given
to the needy people. Finally some solutions are suggested to the new
problems arising from social change.
Keywords: Sacrifice (qurban/udhiyah), Worship, The Sacrificial
Animal, Charity
* Yrd. Doç. Dr., Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyar Fakültesi
7
DİY ANET İLMİ DERGi. CİLT: 41 . SAYI: 4
Giriş
İslam, kişinin kendisi ve toplumuyla barışık bir hayat yaşamasını
sağlamak amacıyla Allah tarafından bütün insanlığa gönderilmiş olan son
ilahi dini n adıdır. İslam' ın gönderiliş amacı, tarihsel ve sosyolojik bir
gerçeklik olarak ferdi ve toplumsal hayatta var olan yanlışlıkların
düzeltilmesine ilişkin önerilerde bulunmak ve muhtemel sapmaların ortaya
çıkmasına engel olabilecek çözümler oluşturmaktır. Kendisiyle aynı inancı
paylaşan veya paylaşmayanlada bir arada ortak bir hayat sürdürmek
durumunda olan insanın, toplumsal hayatın gerçeklerine ve gereklerine
uymayan davranışları dini ve toplumsal normlarla kontrol altına alınmaya
çalışılmaktadır. Öte yandan, ferdi ve toplumsal hayata ilişkin ilahi talepleri
içeren dinin inananiarına yüklediği sorumluluklar yanında vazgeçilmez ve
devredilmez kabul ettiği temel hak ve özgürlükler, bu dinin gönderiliş
gayesinin ve sosyolojik ve tarihi olarak varoluşunun ifadesidir.
İslam'ın gönderiliş ve varoluş amacına bu açıdan baktığımızda, onun
inananlarından inançlarındaki samirniyetlerini ortaya çıkaran ve onların
manevi yönünü geliştirmeyi temin eden bir takım ibadetleri talep ettiğini
görmekteyiz. Bu tür taleplerin icrası bazı durumlarda bireysel boyutu
aşmaktadır. Bu bağlamda konumuz olan Kurban İbadeti'nin icrasındaki
toplumsal yön, bireysel boyutu büyük oranda aşmakta ve böylece
Müslümanların yanı sıra onlarla aynı inancı paylaşmayanları da
ilgilendirebilmektedir. ibadet özgürlüğü ve başkalarını rahatsız etmeme
sorumluluğu şeklinde çift yönü ve etki alanı olan bu uygulama biçiminin
dengeli bir şekilde yürütülmesi toplumsal hayatın sağlıklı bir biçimde
sürdürülmesinin ön şartıdır.
Bundan da öte, kurban ibadeti sadece insanları ilgilendirmemektedir.
İcrası belirli özelliklere sahip hayvanları kurban etmekle gerçekleştiğinden,
hayvanları ilgilendiren yönünün de etraflıca ele alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla bu noktada dikkate alınması gereken hususlardan birisi, belki de
en önemlisi, kurbanlık hayvanıara iyi davranmanın dini boyutunun
irdelenmesidir. Kesim işlemi esnasında ve öncesinde alınacak önlemler,
hayvanların ilave acı ve ıstırap çekmelerine ve bununla bağlantılı olarak
insanların psikolojik olarak olumsuz etkilenmelerine engel olacaktır. Bu
hususlarla alakah İslami kaynaklarda yer
?.!-:l:! y~kl0.ş~o.u yciıideıı gUzdeü geçirınek ve uygulaınilk Olııl ve- a.hl-ftki
soru:rJuluğu~1 Git'-ldarı ka.ikü1CiSH11 sagla.yacdktü.
Konunun insani hak ve sorumluluklar cephesi ve hayvanları ilgilendiren
yönünün yanında yardımlaşma ve dayanışma boyutu da önem taşımaktadır.
Toplum bir bütün olarak incelendiğinde, içerisinde farklı gelir düzeyine
KURBAN İBADETİ
sahip insanların var olduğu görülür. Farklı gelir düzeyine sahip insanlar
arasında kardeşlik ve dayanışma duygusunu geliştiren ve buna bağlı olarak
sosyal dengeyi sağlayan önemli dinamiklerden biri de çeşitli şekillerde icra
edilen ve sosyal dayanışmayı gerçekleştirmesi beklenen ibadetlerdir; nitekim
kurban, bu amacı en iyi şekilde yerine getirebilecek ibadetlerden birisidir.
Ülkemizde özellikle son yıllarda gerçekleşen hızlı nüfus artışı ve
beraberinde getirdiği köyden kente göçle birlikte, büyük yerleşim
alanlarındaki kurban talebinde önemli artışlar olmuştur. Talepteki bu artışın
getirdiği yoğunluk, beraberinde bir takım istenmeyen ve hoş olmayan
görüntülerin ve problemierin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu
problemierin çözümü sosyal dayanışmada büyük bir boşluğu dolduran
kurban ibadetinin özünden sapmadan ancak içinde bulunulan zaman ve
mekanın gerekleri de ihmal edilmeden nasıl icra edilmesi gerektiği hususunu
yeniden gözden geçirmek ve eğer varsa mevcut aksaklıkları gidermekle
mümkün olacaktır. Çünkü gayesi problemleri çözmek olan İslam'ın herhangi
bir pratiğinin bizzat kendisini sosyal bir problem haline getirmek, bu dinin
gönderiliş amacı ile bağdaşmaz.
Kurban ibadetiyle ilgili olarak ortaya çıkan çağdaş olumsuzluklar
sebebiyle her yıl kurban bayramı döneminde değişik tartışmalar gündeme
taşınmaktadır. Bu tartışmalardan en fazla dikkati çekenlerden birisi,
kurbanlık hayvanların kesilmeden bizzat kendisinin veya bedelinin fakiriere
verilmesi noktasında yoğunlaşmaktadır. Tartışmanın çıkış noktası, kurban
bayramı dönemlerinde ortaya çıkan bir takım hoş olmayan görüntüler ve
kurbanın sadece fakirierin ihtiyacını temine yönelik bir gelenek olduğu
varsayımıdır. Toplumsal boyutu olan dini pratiklerde ve sosyal olaylarda
bazen belirli oranlarda problemierin yaşanınası doğal bir durumdur. Ancak
uygulamada ortaya çıkan her yeni sosyal problem karşısında, söz konusu
uygulamayı değiştirmek veya kaldırmak şeklinde alternatif önerilerde
bulunmak, o sorunu çözmek anlamına gelmez. Çünkü hukuki çözüm
önerilerinin ya da genel anlamda hukukun varlık nedeni, mevcut
uygulamaları tamamen ortadan kaldırmak değil, onların bir düzen ve disiplin
içerisinde İcrasını kolaylaştıncı tedbirler almaktır. Konuya kurban ibadeti
açısından baktığımızda mantık! olanın, bu uygulama için alternatif üretmek
değil, uygulamadaki aksaklıkları giderici mahiyette önlemler almak ve
bozuklukları disipline etmek olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Çalışmamızda bu soruları ve sorunları merkeze alarak kurban ibadetinin
islami geleneğe göre bazı tartışma noktalarına değinilecek ve daha sonra
günümüzdeki uygulamaların dinin ve ibadetin amacıyla örtüşen veya çelişen
9
DİYANET iLMI DERGİ ·CİLT: 41 ·SAY!: 4
yönlerine işaret edilecektir. Sonuçta ise, çözüme yönelik önerilerde
bulunulacaktır.
1. Kurbanın Tarihsel Seyri ve İslam Geleneğinde Ele Alınış Biçimi
Tarih boyunca bütün ilahi' dinlerde, yaratıcının emrini yerine getirmek
veya balışettiği nimetiere duyulan memnuniyeti ifade etmek amacıyla -farklı
biçim ve içerikler de olsa-kurban geleneğinin varolduğu bir gerçektir.1
Kur'an'da kurban takdim etmenin Hz. Adem'in oğulları tarafından
uygulandığına2 ve Hz. İbrahim'e oğlunun yerine kurban edilmesi amacıyla
Allah tarafından bir koç gönderildiğine3 işaret eden ayetler bulunmaktadır.
Hz. Peygamber de, kurban amacıyla "hayvan kesme" geleneğinin Hz.
İbrahim'le yeniden inşa edildiğinevurgu yapmaktadır.4 Böylece Hz. İbrahim
sahip olduğu kulluk bilinci ve oğlunun da desteği ile5 kurban geleneğini
yeniden inşa etmiş ve Allah'ın emrine mutlak itaat imtihanından başarıyla
çıkmıştır. Daha sonra bu gelenek, İslam öncesi Arap toplumunda zayıf da
olsa çocukların, köle ve esirlerin putlara kurban edilmesi şeklinde
uygulanmış ve Hz. Peygamber'le birlikte cinayet, şirk, israf, hayvana, eziyet
ve çevre kirliliği gibi olumsuz unsurlardan temizlenerek aslına uygun olarak
icra edilmeye başlamıştır.6
Özünde Allah'a şükür ve yakınlaşma (ku.rbet) olan kurban ibadeti, Hz.
Peygamber'in Medine'ye hicretinin ikinci yılında (miladi 624) meşru
kılınmış ve o yıldan zamanımıza kadar Müslümanlar bu uygulamayı devam
ettirmiştir. Hz. Peygamber'in, bu yıldan itibaren ölümüne kadar kurban
kestiği veya kestirdiği rivayet edilmektedir.7 O tarihten günümüze kadar
bütün Müslümanlar kurban ibadetine her zaman büyük önem vermişler ve
onu İslamiyet'in ayrılmaz bir parçası ve Müslümanlığın bir sembolü olarak
kabul etmişlerdir.
Kur'an'da kurban, Hac ibadeti esnasında kesilmesi istenen kurbanlar
çerçevesinde ele alınmıştır. Bu ayetler, İslamiyet'ten önceki topluluklara da
Kurbanın emredildiği, Allah'ın ismi anılarak kesilmesi gerektiği, kurban
1 Kurban geleneğinin farklı din ve inanç biçimlerindeki tarihsel seyri hakkında geniş bilgi için
bkz.Güç, Ahmet, Çeşitli Dinlerde ve İslam'da Kurban, Düşünce Kitabevi Yay., Bursa 2003:
Özkan. A R1fet,D!r!!~rc!c K:ı;-t;;;.:i K-ültü, Akçitğ Y&y. , Ankaı-a 2003; Sezen, Yiirhnı,
Antropo/ojiden Psikanalize Kurban ve Din. iz Y;ıy. , ista!1bu! 2004.
2 Mfiide, 5/27.
3 Siiffat, 37l l 07.
4 İbn Mace, es-Sünen, Çağrı Yay., istanbull992, 2. baskı, Edahl, 3.
5 saffiit, 37/102.
6 Bardakoğlu, Ali, "Kurban", Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA), Ankara 2002,
XXVI, 436.
7 Tirmizi, es-Sünen, Çağrı Yay., İstanbul 1992, 2. baskı, Edahl, 11.
10
KURBAN İBADETİ
etlerinin kesenlerce yenilebileceği gibi ihtiyaç sahiplerine de yedirilebileceği
ve kurban kesmedeki asıl amacın et üretmek veya kan akıtmak değil aksine
Allah'ın hoşnutluğuna ulaştıracak iyi niyete sahip olmak olduğu noktalarına
8
yoğunlaşmıştır.
Kurban edilmesi uygun olan hayvanların cinsleri, yaşları, kurbanın
geçerliliğini engelleyen kusurlar, kesim zamanı, kesimde dikkat edilecek
hususlar gibi uygulamaya ilişkin düzenlemeler ise, Hz. Peygamber
tarafından açıklanmış ve uygulanmıştır. Müslüman bilginierin büyük
tartışmalar sonucu oluşturdukları klasik fıkıh doktrininde de kurban ibadeti
çeşitli yönleri ile ele alınmış ve tartışılmıştır. Tartışmaların özellikle şu
noktalarda yoğunlaştığını görmekteyiz:
a. Tanımı ve hükmü,
b. Kurban kesmesi gerekenler ve kesme vakti,
c. Kurbanlık hayvanların özellikleri (cinsleri, yaşları, sağlık ve bedensel
açıdan nitelikleri) ve kesim işlemi,
d. Etinin taksimi ve eti dışındaki organları hakkındaki işlemler.
Kurban · ibadeti fıkıh kaynaklarında genellikle bu başlıklar altında
tartışılmakta, görüşler ayet, hadis ve sahabe uygulamaları ile
desteklenmektedir. Kaynaklardaki bu bilgiler İslam alimleri tarafından
yaşamış oldukları dönemin sosyal ve kültürel gerçekleri ve birikimi ile
desteklenerek önemli ve zengin bir birikim meydana getirilmiştir. Bu değerli
birikimi yok saymak mümkün değildir. Dolayısıyla bu konuda yorum
yaparken öncelikli olarak bu bilgilerden yola çıkmak ve böylece İslam'ın
geçmişi ile geleceği arasında köprü oluşturmak gerekmektedir.
2. Kurban Nedir?
Türkçe'ınizde "kurban" şeklinde kullanılan ve sözlükte "insanı Allah'a
yaklaştıran şey" anlamına gelen9 bu kelimeyle, Allah rızası için belirli
°
özellikleri taşıyan hayvanların boğazlanması kastedilmektedir.1 Kurban
kelimesi genel anlamı itibariyle, değişik zamanlarda veya farklı sebeplerle,
özel anlamı açısından da Kurban Bayramı günlerinde boğazlanan hayvanları
ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bazen bu kelimenin başına akika
veya nezir (adak) gibi sıfatlar getirmek suretiyle bunların kurban bayramı
günlerinde icra edilen kurbandan farklı olduğuna işaret edilmektedir.
8 Hac, 22/33-37.
9 İbn Manzı1r, Lisiinu'l-Arab, "Karube" maddesi, Diiru's-Sadr. Beyrı1t 1994, 3. baskı. I, 662 vd.
10 Molla Hüsrev, Muhammed b. Feriimı1z, ed-Dürerii'l-Hükkam jf Şerhi Güreri'I-Aiıkam,
el-Matbaatu'ş-Şirketü's-Sehiifiyyetü'l-Osmiiniyye, yy. 13 ı 7 (hicr!). 2. baskı, I, 265; Zuhayli, Vehbe,
el-Fiklıu'l-İslamf ve Edilletulıu, Diiıu'l-Fikr, Dımeşk 1989, 3. baskı, lll, 594.
ll
DiYANET iLMi DERGi-CİLT: 41 -SA YI: 4
Kurban kelimesi Kur'an'da iki yerde geçmekte ve buralarda genel
anlamıyla bağlantılı olarak, "Allah' a yaklaştıran şey"
kastedilmektedir.11Yaratıcıya kulluğun bir göstergesi olarak boğazlanan
hayvanların kesim biçimlerini, bu kesimlerin vakitlerini ve hac ibadetiyle
bağlantısını ifade etmek için İslam! kaynaklarda; zebh, 12 na/ır, 13 kurban, 14
ud/ıiyye, 15 /ıed/6 ve mensek17 kavramları kullanılmaktadır. Bunlardan
udlıiyye kelimesi Hz. Peygamber tarafından kurban bayramı günlerinde
boğazlanan hayvanları ifade etmek amacıyla ağırlıklı olarak kullanılmıştır.
Biz de bu çalışmada kurban kelimesini bu anlamda kullanacağız.
Kurbanla ilgili yapılan tanımlamalarda şu hususlar ön plana
çıkarılmaktadır:
Kurban,
a. Belirli günlere (bayram) özgü bir ibadettir,
b. Belirli cins ve nitelikteki hayvanları boğazlamakla icra edilir,
c. Allah'a itaatin göstergesidir,
lı Al-i iınriin, 3/183; Maide, 5/27. Bu ayetlerde kurban Allah'a yakınlığın işareti olarak takdim
edilen bir varlık olduğunu ve Allah 'ın bunu kabul ettiğini veya yakınlığın göstergesi olarak
etmesi gerektiğini anlatmak için kullanılmaktadır. Maide, 5/27'de Hz. Adem'in iki oğlunun
kurban takdim ettiği, birinden kurbanın kabul edildiğini diğerinden ise kabul edilmediğine işaret
edilirken, Al-i İıman, 3/183'de, bize ateşin yediği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye
inanmayalım ifadesiyle inkarcıların Peygamberin getirdiği şeylerin gerçekliğini kurbanın
kabulüyle ilişkilendirdiklerine değinilmektedir.
12 Kur'an'da insan veya hayvanı boğazlama yoluyla öldürme veya kurban etme karşılığında genelde
"zebh" kökünden
türetilen kelimeler kullanılmaktaı.lır. (B k. Bakara, 2/49, 67, 71; Mi\ide, 5/3; İbrahim, 14/6; Nemi,
27/21; Kasas, 28/4; Saffat, 37/102, 107.)
13 Nalır, kelime anlamı itibaıiyle "boyun damarlarını kesrrıek" demek olup, kurban edilirken deveyi
boğazlamayı ifade etmek için ku!lanılnnktadır. (Bk. İbn Manzilr, "Nclıara" maddesi, V, 195-197;
Kevser, l 08/2. ) Bazı hadislerde ineği kesme anlamında nalır mastanndan tü retilen kelimelerin
kullamldığı görülmektedir. (Mesela bk. Müslim, el-Camiu's-Sahlh, nşr: Muhammed Fuad
Abdulbakl, Çağrı Yay. , İstanbul 1992, 2. baskı, Hac, 357; 358; Nesil!, es-Sünen, Çağrı Yay. ,
istanbul 1992, 2. baskı, Dahay il, 3)
14 Kur'an'da kurban kelimesi, sözlük anlamına uygun olarak Allah'a "yaklaştıran şey" anlamında
kullanılmaktadır. (Bk. Al-i imran, 3/183; Maide, 5/27; Alıkaf, 46/28.)
15 Bu kelime ve türevleri Kııı'an'da kurban anlamında geçmemekle birlikte, hadis ve fıkıh
kitaplarında bölüm başlığı şeklinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Adı geçen kitaplardaki bu
kullanım, muhtemelen, diğer zamanlarda veya farklı amaçlarla i fa edilen kurbanlardan farklılığını
~8;;tc~·~::;:!\: i-çi~-i~iı:. İ.;!Jıü' nı iııdiği böigede kurban edilen hayvatüa6ıi~ ke-SildiklCri zainan ve KeSiliş
aınacıyla bağlantıJl olarBk l.~lrplf:'ndir!~~deri yaygın bir durtıllidu. O döncnıd~ki ku.ı:ban
uygulamaları için b k. Ahmet Güç, 30 I -308. Udhiye kelimesinin anlamı ve aynı kökten gelen diğer
kelimeler için b k. İbn Manzur, "Dahil" maddesi, XIV, 477.
16 Hac ibadetiyle bağlantılı olarak kullamlan bu kelime, hacibadetiiçin Kabe'yi ziyarete gidenleıin
Allah rızası için oraya sevk ettikleri kurbanlık hayvanlan ifade etmektedir. (Bk. Bakara, 2/196;
Milide, 5/2, 96, 97; Fetih, 48/25. )
I 7 Hac, 22/34.
KURBAN İBADETİ
d. Geçerliliği için niyet şarttır.
Bu özellikler dikkate alınarak kurban şu şekilde tanımlanmaktadır:
Kurban bayramı günlerinde Allah 'a yakınlaşma (kurbiyet) maksadıyla
belirli niteliklere sahip olan belirli hayvanları boğazlanıaktır.
3. Kurban Kesmenin Hükmü Nedir?
Kurban kesmenin dini hükmü konusunda, birisi vacib18 diğeri müekked
sünnetı9 olmak üzere iki temel görüş bulunmaktadır. Vacib olduğu
görüşünün Ebu Hanife'ye aidiyeti konusunda ittifak bulunmakta, diğer
Hanefi Mezhebi'ne mensup ~l.lirnlerden vacib veya sünnet olduğu şeklinde
iki farklı görüş aktarılmaktadır.20 Şafii, Maliki ve Hanbelller'deki yaygın
kanaate göre ise kurban kesrnek müekked sünnettir.2ı Hanefi fıkıh
kitaplarında, kurban kesmenin vacib veya sünnet olduğunu savunanların
metodolajik gerekçeleri tartışılırken vaciplik görüşünün gerekçelerine ağırlık
verilmesi, mezhepte vaciplik görüşünün ağır bastığım ve hatta tercih
edildiğini göstermektedir. Her iki görüşü savunanlar, düşüncelerini nakli ve
akli bir takım delillerle güçlendirmektedirler.
Kurban kesmenin sünnet olduğunu savunanların kullandıkları delillerden
bazıları şunlardır.22 ·
I 8 Rabia, en-Nehai, el-Evzi'tl, Ebu Hanife, Leys, Malikilerden bazıları, imanı Muhammed, imam
Züfer. Hasan b. Ziyiid ve iki rivayetten birisine göre Ebu Yusuf'un kurban kesmenin "vacib" bir
ibadet olduğu görüşünü benimsediği söylenmektedir. (Bk. Kasani, Alaaddin Ebu Bekr b. Mes'ud,
Bed{)iu's-Senôi fi Tertibi'ş-Şerüi. Mektebetü'l-İlmiye, Beyrut ts. , V, 62; Nevevi, Şerlıü Sahflıi
Miislim, Daru'l-Kütübi'l-İimiye, Beyrut ts, XIII, ı 10; İbn Kudaıne. Ebu Muhammed
Muvaffakuddin Abdullah, el-Muğni, Daru'l-Kütübi'l-Arabiyye, Kahire ts. , Vlll. 617: Şevkani,
Muhammed b. Ali b. Muhammed, Ney/ii'I-Evtar Şerlıii Miinteka'/-Aiıbôr, Diiru'l-Fikr, Beyrut ts.,
V, 198.)
I 9 Ebu Bekir, Ömer, Ebu Mes'ud el-Ensarl, Said b. Müseyyeb. Alkame, el-Esved, Ata. imitın Miilik,
Imam Şafii, Ahmed b. Hanbel, iki ıivayetten birisine göre Ebu Yusuf. ishiik, Ebu Sevr, el-Müzeni,
İbnü'l-Menzilr ve Davud'un kurban kesmenin sünnet bir ibadet olduğu görüşünü beniınsedikleri
söylenmektedir. (Bk. Kasiini, V, 62; Nevevi, Xlll, ı 10; İbn Kudiııne, Vlll, 617; Şevkani, V, 198.)
20 Hanefi mezhebi imamlarının kurbanın dini hükmü konusundaki görüşleri için bk. Merğlnani,
Burhiineddin Ebu'I-Hasan Ali b. Ebi Bekr, el-Hidôye Şerlıii Bidôyeti'l-Miibtedi, Kalıraman Yay .•
İstanbul I 986, I, 70; Kilsan i, V, 62; Molla Hüsrev, I, 267; Halebi. İbrahim b. Muhammed b.
İbrahim, Miilteka, Salil.h Bilici Kitabevi, istanbul ts., 419.
21 Diğer yandan İbn Rüşd, imam Malik'den de kurban kesmenin vacib olduğu yönünde bir görüşün
var oldugunu söyieınektedir. (Bk. ibn Rüşd, Ebil'l-Velld Muhammed b. Allmed i:ı. iviuiıaııııııcu Ü.
/\.brrled, Eidt:.r·c:~f'l-A1üc:dıid i.:c ı'Vilitiyc:[f'f-A1iiktesid, Kz..brurıiuö Yuy. , İ:;~:l!'!b!.!! ! 985, L 348
Ayrıca bk. İbn Kudame, VIII, 617.)
22 Görüşlerin dayanaklan için bk. İbn Kudaıne, VIII, 617 vd; Merğinani, IV, 70: Kil.siinl, V, 62;
Şevkil.n!, V, 198; Bardakoğlu, "Kurban", (DİA), XXVI, 437. Kurban ibadetinin dini hükmü
konusunda dayanak olarak kullanılan deliller ve bu delillerin değerlendiıilınesi hususunda geniş
bilgi için bk. Çalış, Halit, "Kurbanın Dini Hükmü ve Fert ya da Aile Adına Kesilmesi
Tartışmaları" İslam Hukuku Araştırınaları Dergisi, Sy. 3, Konya 2004, s. 211-230.
13
DİYANET iLMI DERGi. ClLT: 41. SAY!: 4
a) Kurban vacib olsaydı, sefer! olanlar da bununla sorumlu
olurlardı. mubuki sefer! olanları kapsamadığı ittifakla kabul
edilmektedir. Zekat ve fıtır sactakası gibi ınal!
sorumlulukların sefer! olanlardan düşmemesine karşın,
kurban sorumluğunun düşmesi bunun vacib oluşunu
engelleınektedir.
b) "Oç şey bana farz kılmdz, size değil: Vi tir namazı, kuşluk
namazz ve kurban ve Üç şey bana farz kılındı. Onlar sizin
için sünnettir" hadisleri. 23
c) "Sizden kim kurban kesrnek isterse, hayvanı kesmeden önce
yününden ve ttmağından hiçbir şeyi ~lma sm "24 hadi sinde,
'kesmek isterse' ifadesi, kurbanın iradeye (isteğe) bağlı bir
ibadet olduğunu göstermektedir.
d) Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer kendi halifelik dönemlerinde bir
veya iki yıl kurban kesmemişlerdir.
e) Ebu Mes'Gd Ukbe b. Amr el-Bedrl adlı sahabinin, bin koyunu
olmasına rağmen komşuları kurban kesmenin vacib olduğunu
düşünürler endişesiyle kurban kesmemiş olması.
t) Kurban kesmenin dini hükmünün vacib olduğunu
savunanların kullanmış oldukları delillerden bazıları ise
?5
şun ı ardır.-
g) Kevser Suresi'nin ikinci ayetinde geçmekte olan ~ emri
"(bayram) namazım kıl", ~~ emri ise "kurban kes"
anlarnma gelir. Ayette mutlak emir sigası kullanılmıştır ve bu
tür emirler vücub ifade ederler.
h) "Kurban kesiniz. Çünkü o, atamz İbrahim 'in sümıetidir"26
hadisinde mutlak emir sigası kullanılmıştır. Arneli
konulardaki bu tür emirler vücub ifade ederler.
23 Hadislerin farklı lafızlarla rivayetleıi için bk. Abdıın-ezzak b. Hemmiiın, ei-Musannef, el
Mektebetü'l-İslanıi, Beyrfit 1403, 2. baskı, III, 5; Ahmed b. Hanbel, Müsned, Çağrı Yay. ,
İstanbul 1992. 2. hA'b ı. 2' ı
24 Müslim, Eclahi, 39: İbn Mace. Eelahi. ı ı; Nesa!. DahaviL ı
25 Cessiıs, bbiı Bekr Ahmed b. Ali er-Razi, Ahkiinıu'I~Kur'an, nşr: Muhammed Saclık Kanıhiivi,
Diiru İhyiii't-Turiisi'l-Arabi, Beyrfit 1985, V, 375-376; Merğiniini, IV, 70; Kiisiini, V. 62; İbn
Hünıilm. Kemalücldin Muhammed b. Abclülviihicl, Şerhü Fethü'/-Kadfr. Daru'I-Fikr, Beyrfit ts., 2.
baskı, IX, 507; Şevkani, V, 198-199; Barclakoğlu, "Kurban", (DİA), XXV!, 437.
26 İbn Miice. Eclilhi, 3.
14
KURBAN İ BADETi
i) "Her bir aile için her yıl kurban ve atfre27 vardır" hadisi.
j) "Kim imkilm olduğu halde kurban kesmezse, bizim
~escidimize yaktaşmas ın "28 hadisindeki tehdit, ancak bir
vacibin terki durumunda söz konusu olabilir.
k) Sefer! olanlara vacib olmaması, kurbanın vacib olmadığını
göstermez. Çünkü Cuma namazı farz bir ibadet olmasına
rağmen, sefer! olanlardan farziyet düşmektedir.
1) "Bayram namazından önce kurbanuu kesenler iade etsinler,
kesmeyenler bismillah diyerek kessinler"29 hadisindeki
kurban kesme emri ve namazdan önce kesenlerden iade
etmelerinin istenmesi, bu ibadetin vacib olduğunu
göstermektedir.
Görüldüğü gibi kurban ibadetinin din! hükmü, üzerinde oldukça yoğun
tartışmaların yaşandığı hususlardan birisi olmuş ve her görüş sahibi bir takım
nakli ve akli delillerle görüşlerinin tutarlılığını ispat etmeye çalışmıştır. Bu
konudaki ihtilafın en önemli gerekçesi, hükmünün kendisinden doğrudan
çıkarılabileceği ve Müslümanların üzerinde anlaşmalarına sebep olabilecek
manaya delaleti açık ve kesin bir ayetin bulunmamasıdır. İslam alimleri bu
hükmü, Hz. Peygamber'in konuya ilişkin hadislerinden ve uygulamalarından
yola çıkarak belirlemeye çalışmışlardır. Bu hadisler ve uygulamaların
yorumu ve metodolojik sonuçları goruş ayrılıklarının temelini
oluşturmaktadır. Dolayısıyla Müslümanlar, bu uygulamanın din! bir emir
olduğu noktasında görüş birliği içerisinde olsalar da,30 bu emrin bağlayıcılık
derecesi konusunda farklı düşünmüşlerdir.3ı
27 Atire, cahiliye döneminde ve islam'ın ilk yıllarında Recep ayının ilk on gününde kesilınekte olan
kurban anlamına gelmektedir. Daha sonra bu kurbanın kesilmesi Hz. Peygamber tarafından
yasaklanınıştır. Buhari, el-Camiu's-Sahih, Çağrı Yay. , İstanbul 1992, 2. baskı, Akika, 3, 4;
Müsliın, Edilhi, 38; Ebu Davud, es-Sünen, Çağrı Yay .. istanbul 1992, 2. baskı, Dahil.ya, ı. Geniş
bilgi için bk. Ünal, Halit, "Atire", DİA, istanbull99l, !V, 79-80.
28 Ahmed b. Hanbel, II, 321; İbn Mace, Edahi, 2.,
29 Buhari, Edil.hi, 4, 12; Müslinı, Edahi, 1-16; Ebu Dilvud, Dahilyil, 3; Tirmizi, Ediihi, 12; Nesili,
Dahilyii, 17; İbn Mace, Edahi, 12.
50 ibn Kudaıne, V lll, o ı 1. ::;.ev Kanı, Kurban Kesıneııııı nuKınunun vacıb veya muekked sunnet
şu noktaları önemle vurgulamaktadır: "Bu konuda delil olarak kullanılan hadisler, kurban
kesmenin meşıuiyetini ve ayrıca bu meşruiyet hususunda ihtilaf olmadığım göstermektedir. "
(Şevkiini, V. ı 96) ve "Onun İslam Dini'nin hükümlerinden birisi olduğu konusunda görüş ayrılığı
yoktur. "(Şevkani, V, ı 98).
3 ı Kurbanın hükmüne esas olan deliller için bk. Bulıari, Edahi. ı; Müsliın, Edil.hi, 4; Ebu Dil.vud.
Dahil.yii, 3, 5; İbn Mace, Ediihi, 2, ı ı, 12; Merğinani, lV, 70-71.
15
Description:İslam'ın gönderiliş ve varoluş amacına bu açıdan baktığımızda, onun . 6 Bardakoğlu, Ali, "Kurban", Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA), Ankara . 21 Diğer yandan İbn Rüşd, imam Malik'den de kurban kesmenin vacib .. boynuz ve kulağındaki noksanlık içime sinmiyar d