Table Of ContentEKONOMİ EL KİTABI
(TÜRKİYE EKONOMİSİNDEN ÖRNEKLERLE)
PROF. SADUN AREN
10.
BASKI
GERCEK«YAYINEVİ
100 SORUDA EKONOMİ EL KİTABI
(Türkiye Ekonomisinden Örneklerle)
Prof. Sadun Aren
100 SORUDA DİZİSİ: 1
î. basta: Ekim 1968 / 2 . baskı: Aralık 1969 / 3.
baskı: Mart 1972 / 4. baskı: Eylül 1973 / 5. bas
kı: Kasım 1374 / 6. baskı: Ocak 1978 / 7. baskı:
Ocak 1980 / Baştan Başa Yeniden Yazılmış 8.
baskı: Şubat 1986 / 9. baskı: Ekim 1987 / 10.
baskı: Ekim 1990
Kapak: Sait Maden
Kapak Baskısı: Reyo Basımevi
İç Baskı: Tekriografik Matbaacılık A.Ş.
Cilt: Güven Mücellithanesi
90.34.Y.0091.21
PROF. SADUN AREN
100 SORUDA
EKONOMİ EL KİTABI
(TÜRKİYE EKONOMİSİNDEN ÖRNEKLERLE)
geiçek!Bwinevi
Cağoloğlu Yokuşu. Saadet iş Hanı, Kot 4
İstanbul
ÖNSÖZ
24 Ocak 1980'den beri uygulanmakta olan ve serbest pi
yasa ekonomisi temelinde dışa açılma olarak özetleyebile
ceğimiz yeni ekonomi politikası, bu kitabın son baskısııu
dan beri geçen S yılı aşkın süre içinde ekonomik yaşamı
mızda bazı önemli değişiklikler yapmıştır. Bunun doğal bir
sonucu olarak bazı konular güncelliklerini yitirmiş, diğer
bazı konular da yeni bir güncellik ve önem kazanmışlar
dır.
Bu durum karşısında ben de, bu 8. baskısında, kitapta
bazı önemli değişiklikler yapmak zorunluluğunu duydum.
Bu değişiklikler, esas olarak, piyasa ekonomisiyle ilgili üç
yeni bölümün eklenmesi ve azgelişmişlik konusuna daha
fazla ağırlık verilmesi biçiminde olmuştur. Boylece, daha
önceki baskılarda bulunan 61 soru kitaptan çıkarılmış, bun
ların yerine yeni baştan 61 soru yazılmış, öbür sorular da
gözden geçirilmiştir; yani, adı dışında, kitap hemen hemen
yeniden yazılmıştır. Bunlara karşılık, kitabı eski hacminde
tutabilmek için, bazı bölümleri de çıkarmak zorunda kal
dım
Para ve dış ticaretle ilgili bölümü, güncelliği ve Önemi
azaldığı için değil —çünkü tersine artmıştır— fakat bu ko
nuda geçen yü, bu dizide, ayn bir kitap yazmış olduğum
için çıkarmak gereğini duydum.
Ekonomik yaşamımızın bugünkü koşullarında, kitabın
bu yeni yapısı ve sorulan ile okuyucularım için daha ya
rarlı olacağını düşünüyorum.
Kitabın hazırlanmasında çok çeşitli yardımlarından
ötürü eşim Munise'ye ve her zamanki titiz ve özenli editör
lüğünden ötürü değerli dostum Fethi Naci'ye teşekkür edi
yorum.
Ocak 1986. Ankara Sadun A ren
I. BÖLÜM
BAZI TEMEL KAVRAMLAR
Soru 1: Tüketim nedir?
İnsanların, gereksinimlerini doğrudan karşılamak (tat
min etmek) için, bir m^l ya da hizmetin faydasından ya
rarlanması tüketim demektir. Bir malın tüketilmesi mutla
ka o malm yok edilmesi anlamına gelmez; malın fayda
sından azar azar ve sürekli olarak yararlanmak da tüke
tim sayılır. Bazı mallar vardır ki. bunların faydalan bir
tek kullanışta tükenir, yani yok olurlar. Örneğin, ekmek, et
yenilince, kömür yakılınca maddi varlıklarıyla birlikte fay
dalan da yok olur. Bunlar, ömürsüz dediğimiz mallardır.
Ama diğer bazı mallar vardır ki, bunlar bir kullanışta yok
olmadıklarından, faydalarından uzun bir süre yararlana
biliriz. Ev, halı, mobilya, buzdolabı, radyo, TV gibi mal
lar böyledir. Bunlara ömürlü (dayanıklı) mallar diyoruz,
ömürlü malların faydalan bir kullanışta bitmez, fakat her
kullanışta biraz azalır.
Tüketim, ekonomik faaliyetlerin amacı ve son aşaması
dır. Tüketim sonunda mallann faydalan tamamiyle ya da
—ömürlü iseler— tüketilen miktarlan kadar yok olurlar.
•Bu nedenle, bir malın gereksinimleri dolaylı olarak karşıla
ması. yani başka bir mal üretimi için kullanılması, tüke
tim sayılmaz. Örneğin, kömürün bir fabrikayı işletmek, ya
ni başka bir mal üretmek için kullanılması tüketim değil
dir. Çünkü burada kömürün faydası yok edilmemiş, sade
7
ce nitelik değiştirerek, fabrikada üretilen diğer mallara
geçirilmiştir. Oysa kömür ısınmak için kullanıldığı yani
tüketildiği zaman faydası tamamiyle yok edilmiş olur.
Sora 2: Mal ne demektir ve çeşitleri nelerdir?
Gereksinimlerimizi gidermek niteliği olan maddi nes
nelere mal denir. Mallar, serbest ve ekonomik mallar ola
rak ikiye ayrılırlar. Serbest mallar hiçbir emek harcanma
dan elde edilebilen mallardır: Güneş ışığı, hava ve su gibi.
Bunlar, ekonominin konusu dışındadırlar. Zamanımızda
bunlan bile serbest mal saymak güçleşmiştir. Çünkü bun-
lardan yararlanabilmek, yani temiz hava, temiz su ve bol
güneşe kavuşabilmek için bile emek harcamak gerekmek
tedir. Ekonomik mallar emek harcanarak yani üretilerek
elde edilebilen mallardır. Mal denince bu sonuncuları an
lamak gerekir ve bunlar da iki gruba ayrılırlar:
a Gereksinimlerimizi doğrudan gideren mallar. Bunla
ra tüketim mallan diyoruz. Yiyecekler, giyecekler,
ev eşyalan ve gezinti yatlan, binek arabaları ve ko
nutlar gibi mallar bu gruba girerler,
b. Gereksinimlerimizi dolaylı olarak gideren mallar.
Bunlara üretim mallan, sermaye mallan ya da yatı
rım mallr.n diyoruz. Demir, çimento, makineler ve
fabrika binaları gibi mallar bu gruba girerler.
Bu her iki grup mal da, ömürlü (dayanıklı) olup olma
dıklarına göre, kendi içlerinde tekrar ikiye ayrılırlar. Tü
ketim mallarından, örneğin gıda ve yakacak maddeleri
ömürsüzdür. Bunlar bir kullanışta yok olurlar. Elbise, ayak
kabı ve kalem gibi mallann ömürleri de oldukça kısadır.
Buna karşılık, radyo, buzdolabı, çamaşır makinesi, araba
ve konut gibi mallar uzun yıllar kullanılabilirler. Bunlara
dayanıklı tüketim mallan denilir.
Üretim mallarından da. demir, kömür, çimento gibi
hammadde niteliğinde olanlar bir kullanışta yok olurlar;
daha doğrusu yeni üretilen mala geçerler. Bunlar, değiş
meyen sermayenin döner Vısmım oluştururlar. Buna karşı
lık. aletler, makineler, fabrika binaları uzun yıllar kullanı
labilirler. Bu tür dayanıklı üretim mallarına sabit sermaye-
denir.
Bazı mallar kullanılış yerlerine göre ya tüketim ya da
üretim malı olabilirler. Örneğin, kömür ısınmak için kulla
nılırsa tüketim malı, sanayide enerji ya da hammadde ola
rak kullanılırsa üretim malı olur. Sosyalist bir toplumda
yalnız üretim mallarının toplumsal mülkiyette olması söz
konusudur, tüketim mallarının özel mülkiyette olmaları,
serbesttir.
Soru 3: Hizmetler de mal sayılabilir mi?
Gereksinimlerimizi gideren nesnelere mal demiştik.
Oysa, bazı gereksinimlerimizi maddi mallar değil fakat hiz
metler giderirler. Örneğin, doktorların,. öğretmenlerin, sa
natkârların, avukatların, tüccarların, şoförlerin hizmetleri
böyledir. Bu durumda acaba hizmetleri de —maddi bir Var
lıkları olmadığı halde— mal saymamız gerekmez mi? Bu
sorunun yanıtı evettir. Ancak konuyu aydınlatmak bakı
mından. hizmetleri, üretim hizmetleri ve tüketim hizmet
leri olarak ikiye ayırmak ve bunlan ayn ayrı ele almak ya
rarlı olacaktır.
a. Üretim hizmetleri, üretim mallan gibi, insanların
gereksinimlerini doğrudan karşılamazlar. Bunlar, üretilr
m iş olan mallara, alıcılarının ellerine geçinceye kadar ya
pılması gerekli bütün hizmetleri kapsarlar. Yani bu hiz
metler ilişkili oldukları rrallann değerlerine girerler ve ay
rıca değil fakat o mallarla birlikte kullanılır ya da tüke
tilirler. Örneğin, malların üretildikleri yerlerden kullanıla-
9