Table Of Content1
AGRT Yayıncılar Derneği
www.agrt.net
2
BİRİNCİ DÜNYA HARBİ’NDEN KURTULUŞ SAVAŞI’NA
Tarihimizin en uzun, en karanlık ve en sıkıntılı yılları. 1914-1918
tarihleri arasında dört yıl süren Birinci Dünya Savaşı’nda ölüm kalım mü-
cadelesi verilmiş, Osmanlı Devleti İttifak devletleri yanında yer almış ve
savaşta ağır yenilgiye uğramıştır.
Yedi düvele karşı on cephede milyonlarca şehit verdiğimiz Birinci
Dünya Harbi cephelerde kazanılsa da müttefikimiz Almanlar yenildiği için
masa başında kaybedilmiştir. 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mon-
dros Ateşkes Antlaşması ağır şartlar içermektedir. Taksimatı çok önceden
yapılan sinsi plan devreye girmiş, son kale Anadolu düşmek üzeredir.
1919 yılında bir oldubitti ile 14. Bizans Konstantin’i olma hayali ile
Yunan Kralı Venizelos’un orduları İzmir’i işgal eder. Yunan ordusu iki farklı
koldan Anadolu’nun içlerinde ilerlemeye başlamıştır. İşgal ettikleri yerleri
yakıp yıkmakta, Anadolu’da büyük bir mezalim ve vahşet yaşanmaktadır.
19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, bu kötü gidişe
dur diyerek bağımsızlık meşalesini yakmış, Türk milletini de peşinden
sürüklemiştir. Onun önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı bütün dünyaya
Türk milletinin haysiyetiyle ve şerefiyle yaşamak istediğini göstermiştir. Er-
zurum ve Sivas Kongrelerinde ise Kurtuluş Savaşı’nın yol haritası ortaya
çıkmıştır. Takvim yaprakları 27 Aralık 1919’u gösterdiğinde Mustafa Kemal
Paşa ve kurmayları Ankara’dadır. Artık mücadele buradan devam ede-
cektir.
23 Nisan 1920, Türk tarihinin dönüm noktalarından biridir. Büyük Mil-
let Meclisi’nin açılmasıyla artık yeni Türk devletinin de temelleri atılmıştır.
Bu sırada ağır harp koşullarında büyük yara almış Türk ordusu da topar-
lanma sürecine girmiştir. 6-11 Ocak 1921 tarihleri arasında Garp cephesi
kumandanı İsmet Paşa komutasında yapılan Birinci İnönü ve 23 Mart - 1
Nisan 1921 tarihleri arasındaki İkinci İnönü muharebeleriyle Türk Ordusu
işgalci Yunan kuvvetlerini yenerek moral bulmuştur. Ancak 10-24 Temmuz
1921 tarihleri arasında yapılan Kütahya - Eskişehir Muharebelerinde Türk
ordusu yenilgiye uğramıştır.
3
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ NEREDE YAPILDI ?
Yunan ordusu başkent Ankara yakınlarına kadar gelmiş. Polatlı, Hay-
mana ve Sakarya nehri boyları Yunan orduları tarafından işgal edilmiştir.
İşgal yıllarının canlı şahidi Sakarya nehri dile gelse o karanlık günlerden
acaba bize ne söyler. Ne anlatır. Kim bilir…
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya’nın, Türk tarihi vurulur.
Sakarya Nehrinden sadece su akmaz. Zaferler tarihimizde akar.
Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Sakarya Nehri kuruluş ve kurtuluş
destanımıza canlı şahitlikte yapmıştır. Sakarya Nehri, işgaller yaşamış,
zaferlere görmüş, hainliklere şahit olmuştur.
4
4
TARİHİN EN UZUN SÜREN MEYDAN MUHAREBESİ
Artık toparlanma vakti gelmiştir. Ordunun tüm ihtiyaçları için 7 ve 8
Ağustos 1921 günlerinde Tekâlif-i Milliye adında bir dizi harp yükümlül-
ükleri çıkarıldı. Türk milletinin karakterini çok iyi bilen Başkomutan Musta-
fa Kemal Paşa, herkesi orduya hizmet etmek için yükümlü kılıyordu. Tekâ-
lif-i Milliye emirleri ile tüm halk elinde yiyecek, giyecek, yakacak, araç,
gereç ne varsa yüzde kırkına yakın bir oranını Türk ordusuna verecekti.
Bu emrin yayınlanmasından itibaren en fakirinden zenginine kadar herkes
tüm varını yoğunu orduya vermiştir. Ordumuz artık savaşa hazırdır…
Yaklaşık 80 kilometrelik bir cephe üzerinde, 23 Ağustos 1921’de
başlayıp 13 Eylül günü sona eren Sakarya Meydan Muharebesi aynı za-
manda “Her Türk asker doğar” sözünün bir klişe olmadığının ispatıdır. Sa-
karya meydan muharebesinden Bir buçuk ay önce Kütahya - Eskişehir
muharebelerinde 45.000 kişilik mevcudunun yarısını kaybeden ve boz-
guna uğrayan Türk ordusunun mevcudu bu süre içerisinde tarlasından,
sürüsünün başından, okulundan koşup vatanını savunmaya gel-
en yurttaşlarla yeniden aynı seviyeye getirilebilmiştir. Sakarya Meydan
Muharebesi’nde dövüşen doğrudan doğruya halkın kendisidir.
5
6
O yıllarda Trabzon’a bağlı küçük bir ilçe merkezi olan Giresun 42
ve 47. Gönüllü Giresun alayları ile Mangal dağında destanlar yazmış,
Kayseri lisesi öğrencileri gönüllü olarak Sakarya Meydan Muharebes-
ine katıldıkları için o yıl mezun vermemiş. Anadolu topyekün Kurtuluş
Savaşı’na katılmayı kutsal bir görev bilmiş, Sakarya Nehri gibi coşkulu bir
şekilde vatanı kurtarmaya koşmuştu.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Zaferler tarihimize altın harflerle geçecek Sakarya meydan mu-
harebesi için ordumuz hazırlık yapar. 22 gün 22 gece sürecek tarihin
en uzun meydan muharebesi için Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın
önderliğinde devlet ve millet Kuva-i Milliye ruhu ile tek yürek olur. Viya-
na bozgunundan sonra çekilme duracak taarruz başlayacak düşmana
dur denecekti. Sakarya Meydan Muharebesi’nin önemini anlamak için
Yunanlıların neden İzmir’den çıkarma yaptıklarını anlamak gerekir.
7
YUNANLILAR NEDEN İZMİR’E ÇIKTILAR?
Yunanların Anadolu’yu işgal etmek üzere İzmir’den çıkarma
yapmaları tesadüf değildir. Yunanlılar Megalo İdea yani Büyük Yunani-
stan İmparatorluğu kurma hayaline kapılır. Fatih, İstanbul’u fethettiğinde
13. Konstantin Bizans İmparatoruydu. Yunan Kralı, 14. Bizans imparatoru
olma hayali ile Haçlıların Anadolu’ ya ilk ayak bastıkları İzmir’den işgale
başlar. Yunan Kralı, İzmir üzerinden Sakarya Meydan Muharebesine sah-
ne olan Polatlı yakınlarındaki Yassı Höyük’te bulunan Gordion düğümünü
çözmek üzere Anadolu’yu işgal edip tüm Asya’ya hâkim olmak istiyordu.
8
GORDİON DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZEN ASYA’YA HÂKİM OLUR
Yunanlıların kültüründe “Gordion düğümünü çözenler tüm
Asya’ya hâkim olurlar.” felsefesi ve idealleri vardır. Yunan Kralı Polatlı
yakınlarındaki Sakarya nehri kenarında bulunan Gordion düğümünü çöz-
erek Ankara’yı işgal ettikten sonra 14. Konstantin olarak Bizans tahtına
oturmak üzere İstanbul’a geçip Büyük Yunanistan İmparatorluğu arzusunu
gerçekleştirmeyi planlıyordu.
Çoğu Subay ve gönüllü mürettep alaylardan oluşan, binlerce şehit,
yaralı ve esir verdiğimiz Sakarya Meydan Muharebesinin önemini daha iyi
anlamak için işgal yıllarını hatırlamakta yarar var.
Yunan Ordusu, Kütahya-Eskişehir muhaberelerinden sonra taar-
ruza başlar. 23 Ağustos 1921 sabahı Yunan Ordusu Sakarya ırmağının
doğusunda bulunan Türk savunma alanlarına saldırısı ile savaş 100 km’lik
bir alana yayılır. Düşmanın mevzi içindeki kritik hedefleri ele geçirme
isteğine Türk ordusu var gücü ile direnir. Sakarya ırmağının doğusunda
çok şiddetli çarpışmalar meydana gelir. Yunan saldırılarına karşı Türk
ordusu ağır kayıplar verir. Yunan kuvvetleri önemli mevzilerimizi bir bir
ele geçirerek Polatlı’ya kadar yaklaşırlar. Bazı yerlerde Türk savunma
hatları bölünür, askeri birlikler arasında bağlantı kopar. Yunanların şiddetli
taarruzlarına karşı ordumuz yer yer geri çekilmek zorunda kalır. Sakarya
ovası, Polatlı ve Haymana bölgesindeki köyler vadiler ve dağlar tarihin en
uzun süreli meydan savaşına sahne olurken, gönüllü alaylardan oluşan
ordumuz etten ve kemikten kaleler örer. Mehmetçik kanı ile zaferler tari-
himize altın harflerle geçecek Sakarya meydan muharebesi destanını
yazar. Vatan Şairi Mehmed Akif bu destanı İstiklal Marşı’nda şu mısralar
ile dile getirmekte.
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın
9
“HATTI MÜDAFA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR”
Tarihler 26 Ağustos 1921. Sakarya ovası ve Polatlı bölgesinde
savaşın en şiddetli yaşandığı günler. Mustafa Kemal Paşa Türk milletini
başarıya götüren, tarihimize altın harflerle geçecek şu sözleri söyler.
“Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır.”
“Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.
Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olu-
namaz. Onun için, küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir;
fakat küçük büyük her birlik ilk durabildiği noktada tekrar düşmana cephe
teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki birliğin çekilmeye mecbur
olduğunu gören birlikler ona tabi olamaz. Bulunduğu mevzide nihayete
kadar sebat ve mukavemete mecburdur”
Mustafa Kemal Paşa’nın söylediği bu söz vatanın her karış toprağı
için can vermeyi emrediyordu. Bu emri alan her birlik, her asker, va-
tan toprağını sonuna kadar savunmaya başlar. Küçük büyük her birlik
durabildiği mevzide yeniden düşmana karşı cephe oluşturup muhareb-
eye devam eder. Sakarya ovası, Polatlı ve Haymana’da ölüm kalım mü-
cadelesi verirken düşmanın başkent Ankara’ya ulaşma ihtimaline karşı
önlemler düşünülmekte. Büyük Millet Meclisi ve hükümetin Kayseri’ ye
taşınması için planlar yapılmakta.
10
SAKARYA ZAFERİ’NDE POLATLI VE HAYMANA
Polatlı ve Haymana’da çok çetin kanlı çarpışmalar yaşanmakta.
Cepheler sürekli el değiştirmekte. Sakarya ovası kanlı muharebelere
sahne olmakta. Karatepe bir gecede yedi kez el değiştirir. Mehmetçik
Mangal Dağı ve Haymana bölgesinde ölüm kalım mücadelesi verme-
kte. Allah Allah nidaları ile Sakarya ovası inlemekte. Bulunduğu mevzide
sonuna kadar direnen Mehmetçik bir gül bahçesine girercesine şehadet
şerbeti içmekte. Binlerce şehid verilen Sakarya ovası, Polatlı ve Haymana
dağlarında Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar
Genel Müdürlüğümüz toplu şehitlikleri tek tek tespit etmekte, şehitlikler
yaparak aziz şehitlerimize vefa borcumuzu ödemekte. Şehitliklerle genç
nesle milli tarih şuuru da verilmekte. Sakarya Meydan muharebesi tarihi
milli park alanı içindeki şehitlikleri gezen gençler Mehmet Akif’in nasiha-
tine kulak vermekte. Ecdadına sahip çıkarak asımın nesli olduğunu ispat
etmekte.
Bastığın yerleri ‘’toprak!’’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Description:yakıp yıkmakta, Anadolu'da büyük bir mezalim ve vahşet yaşanmaktadır. 19 Mayıs gereç ne varsa yüzde kırkına yakın bir oranını Türk ordusuna verecekti. Zaferler tarihimize altın harflerle geçecek Sakarya meydan mu- geri çekilmenin sona erdiği bir dönemeç, düşmanın Ege Den