Table Of ContentAydökümü
Bilim ve Gelecek Rousseau ile Goethe’yi karıştırırsan…
Aylık bilim, kültür, politika dergisi
SAYI: 104 / EKİM 2012 Geçtiğimiz sayı öyle bir hata yaptık ki, ekşisözlüklere düştük, rakı sof-
GENEL YAYIN YÖNETMENİ
ralarında meze olduk. Dostlardan acı acı mailler mi dersiniz, bıyık altın-
Ender Helvacıoğlu
YAYIN YÖNETMEN YARDIMCILARI dan gülen telefonlar mı… Fakat diyecek hiçbir şeyimiz yok. Sen kalkıp
Nalân Mahsereci
Rousseau’yu konu yaptığın dergi kapağına Rousseau yerine Goethe görseli-
Baha Okar
İDARİ İŞLER YAZIİŞLERİ ni basarsan, millet de dalgasını geçer.
Deniz Karakaş Şule Dede
Bu hatanın faturası kime kesilecek? En başta genel yayın yönetmenine.
GRAFİK-TASARIM
Eren Taymaz Gerek kapak dosyasındaki yazılara gerekse ön kapağa girecek görselleri
ADRES o tespit etti. O fotoğrafı nereden buldu, hem içerde hem de kapakta kulla-
Caferağa Mah. Moda Cad. Zuhal Sk. 9/1
Kadıköy / İstanbul nırken nasıl fark etmedi, sanırız artık yaşlanıyor. Zaten kendisi de bunu
TEL: (0216) 345 26 14 / 349 71 72 (faks) bahane edip, “Bu benim yayıncılık yaşamımın en büyük hatası. Rousseau
www.bilimvegelecek.com.tr
ile Goethe’yi birbirine karıştıran adam bilim dergisine yayın yönetmenliği
E-posta: [email protected]
Internet grubumuza üye olmak için yapamaz” diyerek istifa etmek istedi ama, sırtını sıvazlayıp “Olur böyle
[email protected] şeyler Ender Abi, ama bir daha olmasın” deyip kabul etmedik.
adresine eposta göndermeniz yeterlidir.
Nasıl böyle bir hata yaptık? Tam bir basiret bağlanması! Oysa aynı gör-
YURTİÇİ ABONE KOŞULLARI
1 yıllık: 100 TL / 6 aylık: 50 TL seli, daha önce Goethe’yi konu alan yazılarda iki kere kullanmıştık. Yani
(Bilgi almak için dergi büromuzu arayınız)
Kurumsal abonelik: 1 yıllık 120 TL bilmediğimiz bir fotoğraf değil. Dergi kapağını matbaaya yollamadan önce,
YURTDIŞI ABONELİK KOŞULLARI hepimiz, “şurası şu renk olsun, çizgi şuradan geçsin” diye saatlerce ince
Avrupa ve Ortadoğu için 75 Euro
Amerika ve Uzakdoğu için 150 Dolar ince tartışırken, ortada nal gibi duran Goethe görselini fark edemedik. Sev-
e-ABONELİK KOŞULLARI gili grafikerimiz de sağ olsun, kapak düzenlemesi için kendisine verdiğimiz
1 yıllık: 25 TL / 6 aylık: 15 TL
(Bilgi almak için: www.bilimvegelecek.com.tr ) onca Rousseau görselinin içinden gidip Goethe olanını seçiverdi; ama tabii
7 RENK BASIM YAYIM FİLMCİLİK suç onun değil…
LTD. ŞTİ. ADINA SAHİBİ
Ender Helvacıoğlu Neyse, “bir daha olmasın” diyelim ve tüm okurlarımızdan özür dileyelim.
SORUMLU YAZIİŞLERİ MÜDÜRÜ ***
Deniz Karakaş
Elinizdeki sayı özel bir dosya içeriyor. Türkiye’nin rektör haritasını
BASILDIĞI YER
Ezgi Matbaacılık çıkardık. 100 küsur devlet üniversitesinin rektörlerinin Dincilik/İslamcı-
Sanayi Cad. Altay Sok. No: 10, Çobançeşme lık açısından düşünsel yapılarını tek tek ortaya serdik. Söylentilere değil,
Yenibosna / İstanbul Tel: (0212) 452 23 02
DAĞITIM: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama tamamen kendi uygulamalarına dayanarak. Ortaya çıkan tablo gerçekten
YAYIN TÜRÜ: Yerel - Süreli (Aylık) ibretlik! Birer bilim kurumu olması gereken üniversitelerimizin yöneticile-
ISSN: 1304-6756 DİLİ: Türkçe
rinin neredeyse yüzde 80’inin kafa yapısı şu manşeti hak ediyor: ‘Gül’ ko-
TEMSİLCİLERİMİZ
ANKARA: Uğur Erözkan / Tel: (0501) 202 07 78 / kulu rektörler: Takunyalı Üniversite!
[email protected] Dosyayı hazırlarken ortaya çıkan bir başka olgu da ilerici, laik, aydın-
BARTIN: Barbaros Yaman / (0506) 601 64 50 /
lanmacı fikirlere sahip, bilimsel düşünceyi savunan üniversite elemanları-
[email protected]
İSKENDERUN: Bahar Işık / (0533) 217 71 96 / nın büyük baskı gördüğü, kenara itildiği ve istifaya zorlandığı. Örneğin,
[email protected] Ege Üniversitesi öğretim üyesi ve dergimizin yazarı Prof. Dr. Rennan Pe-
İZMİR: Levent Gedizlioğlu / (0232) 463 98 57
künlü, okuldan uzaklaşmak zorunda bırakılmanın yanı sıra 2 yıl da ha-
Osman Altun / (0541) 695 19 97
pis cezasına çarptırıldı. Bir başka bilinen örnek Prof. Dr. Sevinç Özer’in
SAMSUN: Hasan Aydın / (0505) 310 47 60 /
[email protected] Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nde başına gelenler. Pekünlü ve Özer’in
TARSUS: Uğur Pişmanlık / (0533) 723 47 89 / makalelerini dosyamız çok uzadığı için gelecek sayımıza bıraktık. Bu bas-
[email protected]
kının Pekünlü ve Özer’le sınırlı olmadığını, çok sayıda ilerici öğretim ü-
ALMANYA: Çetin M. Akçı / [email protected]
BELÇİKA: Emre Sevinç / [email protected] yesinin benzer yaptırımlarla karşılaştığını biliyoruz. Hepsine bir çağrımız
İTALYA: Aslı Kayabal / [email protected] var: Bilim ve Gelecek sizin kürsünüzdür. Üniversitenizdeki gerici uygula-
KANADA: Erdem Erinç / [email protected] maları, karşı karşıya kaldığınız dayatmaları ve baskıları bize yazın. Bu
ANADOLU ÜNİV. TEMSİLCİSİ: Ekin Can Alıcı dosya bir başlangıçtır. Durum bizim yansıttığımızdan çok daha vahim ve
(0549) 430 72 53 / [email protected]
BİLGİ ÜNİV. TEMSİLCİSİ: Nazan Mahsereci konu çok daha can yakıcı, bunu biliyoruz. Bu konuyu farklı yönleriyle ele
(0532) 485 63 63 / [email protected] alan dosyalarımız gelecek sayılarımızda da devam edecek. Elbirliğiyle bu
DOKUZ EYLÜL ÜNİV. TEMSİLCİSİ: Buse Zorlu
gerici rüzgârı tersine çevireceğiz.
(0506) 472 73 84 / [email protected]
HACETTEPE ÜNİV. TEMSİLCİSİ: Selim E. Arkaç ***
(0506) 663 84 12 / [email protected] “Bilim ve Gelecek abonesi olan herkese 60 TL’lik Bilim Ansiklopedisi”
İTÜ TEMSİLCİSİ: Deniz Şahin
kampanyası bu ay da devam ediyor. Özellikle çocukların bilimle tanışma-
(0530) 655 82 26 / [email protected]
İÜ (BEYAZIT) TEMSİLCİSİ: Ezgi Altınışık sı, gençlerin de derli toplu bir kaynak edinmesi için bulunmaz bir fırsat.
(0555) 481 64 38 / [email protected] Okurlarımızın ilgisinin devam edeceğini umuyoruz.
MUĞLA ÜNİV. TEMSİLCİSİ: Deniz Ali Gür
Bu sayının kapak görselini arkadaşımız Barış Mengütay yaptı. Kendisi-
(0536) 419 84 00 / [email protected]
ODTÜ TEMSİLCİSİ: Çağlar Kılınç ne teşekkür ediyoruz.
(0553) 267 38 11 / [email protected]
Dostlukla kalın…
SİNOP ÜNİVERSİTESİ TEMSİLCİSİ: Özkan Kalfa Bilim ve Gelecek
(0541) 814 16 32 / [email protected]
1
6
İçindekiler
KAPAK DOSYASI
PARANTEZ / Ender Helvacıoğlu
AKP için sonun başlangıcı.......................................4 ‘Gül’ kokulu rektörler
KAPAK DOSYASI
TAKUNYALI
Şule Dede
“Gül” kokulu rektörler
Takunyalı üniversite................................................6
ÜNİVERSİTE
Türkiye’nin rektör haritası......................................8
Bazı üniversitelerdeki uygulamalar.......................31
Alâeddin Şenel
“İnançlara saygı”...........................................................46 Bu dosya, AKP ve cemaatlerin
üniversitelerde gerici ideolojiyi nasıl
Prof. Dr. H. Tuğrul Atasoy
Beynimiz ne kadar “uygarlaştı”?...................................55 hâkim kılmış olduğunu, değişimin
belirleyici unsuru olan rektörler
BİLİŞİM DÜNYASINDAN / İzlem Gözükeleş
aracılığıyla kanıtlama çabasının
Vikipedi’ye neden katkıda bulunmalıyız?.............64
ürünü. Ortaya çıkan tablo, epey
ANADOLU KÜLTÜRÜNDE AĞAÇLAR / Hasan Torlak
törpülenen şaşırma ve endişelenme
Bazen doğurganlığın bazen günahkârlığın sembolü:
duyularımızı bilemeye yetecek
Elma......................................................................70
BİLİM GÜNDEMİ / Deniz Şahin-Şule Dede........76 ölçüde malzeme sunuyor:
Aydın’da antik stadyum bulundu / Kas distrofisine Said Nursi
karşı savaşta önemli buluş / Dev virüsler çalışması anmaları, Kutlu
yaşam ağacını şarsıyor / Matematik becerisi
Doğum Haftası
neyi gerektirir? / Yüz şeklini belirleyen genler
etkinlikleri,
tanımlandı / Beynimiz biz şekerleme yaparken
dini bayram
bile öğreniyor / Yeni keşfedilen gezegen sistemi
mesajları…
bilinenleri alt üst etti / Yeni bir maymun türü
Abdullah Gül’ün
bulundu / Hint-Avrupa dilleri Anadolu kökenli /
atadığı rektörler,
Fikirlerimize hâkim olamıyoruz!
üniversitelerde “ilim”
GEÇMİŞE YOLCULUK / Aslı Kayabal
rüzgârları estiriyor.
Camaldoli’nin sessiz ormanlarında.......................82
EVRENLE SÖYLEŞİLER / Richard T. Hammond
Anti-madde ile söyleşi...........................................88 Türkiye’nin rektör
YAYIN DÜNYASI / Baha Okar.............................90 haritası
BRİÇ / Lütfi Erdoğan............................................92 Bazı
MATEMATİK SOHBETLERİ / Ali Törün üniversitelerdeki
Eğlencelik sorular..................................................93
uygulamalar
FORUM...............................................................94
BULMACA / Hikmet Uğurlu...............................96
2
46
Alâeddin Şenel
‘İnançlara saygı’ olur mu?
“İnançlara saygı” kavramının yanlışlığı kendini en
çok “inançların özneleştirilmesi” noktasında gösterir.
Burada sorun, saygının inançlara mı insana mı
gösterilmesi gerektiğinde düğümlenir. İnançlar,
hele inananlardan belli şeyleri yapmamaları ve belli
şeyleri yapmaları üzerine buyruklar biçimi verilmiş
olanlar, onlara saygı gösterilmesi beklentisiyle, özne
hatta aşkınözne konumuna yükseltilip yüceltilirler.
55
Prof. Dr. H. Tuğrul Atasoy
Beynimiz ne kadar ‘uygarlaştı’?
Beynimiz milyonlarca yıllık yaşam savaşında yaşanılan anı
kurtaran hızlı çözümlerle kendisinin var olmasını sağlar
ve evrim geçirir. Felsefe, mantık, yazı ve yazılı kültür bu
uzun sürecin son 5000 yıllık diliminde yeşermeye başlar.
Bu nedenle eski ve refleksif sistemlerimiz hâlâ aktif ve iş
başında. Çünkü beynimiz eski doğal şartların ürünü.
64 BİLİŞİM DÜNYASINDAN ANADOLU KÜLTÜRÜNDE AĞAÇLAR 70
İzlem Gözükeleş Hasan Torlak
Vikipedi’ye neden Bazen doğurganlığın bazen
katkıda bulunmalıyız? günahkârlığın sembolü: Elma
Vikipedi’deki bilginin üzerinde özel mülkiyetin olmaması Sıcak ve nemli coğrafyada daha kof ve çabuk çürüyen
hem Vikipedi’nin kullanımını hem de gönüllülerin meyveler verdiği ve saklanma süresi kısa olduğu için
katkısını artırıyor. Herkesten yeteneğine göre, herkese genellikle mayalama ve şarapla ilişkilendirilen elma,
ihtiyacı kadar ilkesine göre işleyen Vikipedi’nin özellikle bozulmayla eşleştirilen günahla özdeşleştirilir. Serin ve
Türkçe sayfalarını zenginleştirecek yetenek Bilim ve kuru coğrafyalar olan step halklarında ise elmanın pozitif
Gelecek okurlarında fazlasıyla var. Buna çok fazla gencin bir nitelik taşıması, o şartlarda elmanın daha uzun süre
ihtiyacı olduğunu unutmayalım... dayanması ve sağlığa faydalı etkileri olabilir.
3
Parantez
AKP için sonun başlangıcı
AKP yapabileceklerinin sınırına gelmiş gibi görünüyor. Uzun iktidar döneminde belki
de ilk kez, yaptıklarından çok yapamadıkları konuşulmaya başlandı. Bundan 5-6 yıl
önce önünde geniş bir otoban vardı ve yürüdü gitti. Ama artık önünde uzun, ince ve
engebeli bir yol vardır. Kendisine yol veren toplumsal koşullar, bugün artık önüne
dikilmeye başlıyor. Rüzgâr ters yönden esiyor artık.
Ender Helvacıoğlu
AKP+Cemaat’in iktidara gelişinin ve iktidarda yap- sat doğmuştu. Fakat becerilemedi (bunun çok çeşitli
tıklarının bir sosyolojisi vardı. Bu 10 yıllık süreç nedenleri var; ama yazımızın konusu değil). Ulusal-
sadece bir komplo veya dış güçlerin dayatması de- cı akım kazanabilecekken kaybetti. O noktadan son-
ğildi, Türkiye’nin değişen toplumsal yapısından ra inisiyatifi alan AKP’nin karşı saldırısını yaşadık.
da güç almıştı (Zaten komplolar ve dayatmalar da 2008 başlarında Ergenekon, daha sonra Balyoz vb.
ancak gerçekleştirildikleri alanın toplumsal yapı- operasyonlarıyla ulusalcı akımın ileri gelenleri tu-
sı dikkate alınarak uygulamaya sokulabilir, yoksa tuklandı. Başta ordu, yargı ve üniversiteler olmak ü-
başarılı olamaz). AKP muhalifi bazı kesimler bunu zere sistem açısından belirleyici toplumsal kurumlar
fark edemediler; halktan (sosyolojiden) kopuk, a- AKP ve Cemaat tarafından ya ele geçirildi ya da etki-
celeci ve hatalı taktikler uyguladılar ve bunun be- sizleştirildi. Son 5 yılın özeti budur.
delini ödediler (ödüyorlar). Süreç hâlâ sıcak; bu Artık bu sürecin de sonuna geldik. AKP, Ergene-
hatalar daha sonra konuşulur, değerlendirilir ve kon operasyonunun başlarında bulduğu toplumsal
gerekli dersler çıkarılır. Günümüzün görevi ise desteği, Balyoz davasının sonuçlandığı günümüz-
yeniden radikal biçimde değişmeye başlayan ve de bulamıyor. Eskiden AKP “mazlum” idi, bugün
muhaliflere bazı olanaklar sunan toplumsal ko- ise “zalim”dir. Zalimler önümüzdeki dönemde de
şulları değerlendirebilecek politikaları üretmek ve bazı güç gösterilerinde bulunabilirler, ama kendi-
uygulamaya sokmaktır. lerine karşı muhalefetin giderek artmasını engelle-
AKP yapabileceklerinin sınırına gelmiş gibi gö- yemezler.
rünüyor. Uzun iktidar döneminde belki de ilk kez, Ulusalcılıkla hesaplaşma açısından, önümüzdeki
yaptıklarından çok yapamadıkları konuşulmaya süreçte, AKP’nin giderek zayıflayacağını, eskisi gibi
başlandı. Bundan 5-6 yıl önce önünde geniş bir o- rahat hareket edemeyeceğini, daha sert bir muhale-
toban vardı ve yürüdü gitti. Ama artık önünde u- fetle karşılaşacağını ve toplum nezdinde meşrulu-
zun, ince ve engebeli bir yol vardır. Kendisine yol ğunu yitirmeye başlayacağını göreceğiz. Bu en “ba-
veren toplumsal koşullar, bugün artık önüne dikil- şarılı” olduğu konuda dahi, AKP düşüşe geçmiştir.
meye başlıyor. Rüzgâr ters yönden esiyor artık. Önümüzdeki dönemde tabii ki esas çatışma u-
Güç, mevcut güce bakılarak tespit edilmez. As- lusalcılık ile AKP+Cemaat ittifakı arasında olma-
lolan, harekete geçirilebilecek potansiyellerin, ge- yacak. O süreç esas olarak bitti ve yeni bir süreç
leceğe dönük olanakların, seçenek zenginliğinin başlıyor (kaldı ki, eski çatışmanın iki tarafı da ar-
ne kadar olduğudur. Doruk, düşüşün başladığı tık eski konumlarında değildir ve değişmişlerdir).
noktadır. Gücünüzün doruğuna vardığınız an, i- Bu sürecin çelişkileri ve çatışan tarafları farklı ni-
lerleme anlamında seçeneklerinizin de sıfırlandığı telikte olacak. Fakat devlet içindeki dayanakla-
ve düşüşünüzün başladığı andır. AKP, sanıyoruz, rını yitirerek muhalefete düşen, büyük bir baskı
tam da bu durumu yaşıyor. Öne çıkan bazı politik gördüğü için istim üzerinde olan ve dolayısıyla
konular açısından gelinen noktayı kısa notlar ha- devrimcileşen ve halkçılaşan ulusalcılığın ve et-
linde inceleyelim. kilediği kitlelerin, önümüzdeki dönem gelişecek
muhalefet içinde önemli bir yer tutacağını da tes-
Ulusalcılıkla hesaplaşma
pit etmek gerekir. Aslında ulusalcı kitleler bugün
AKP’nin on yıllık iktidar süreci bir anlamda u-
-yeni- öncüsünü aramaktadır.
lusalcı akım ile hesaplaşma sürecidir. İlk 5 yıl sert
çatışmaları içeren bir denge durumu vardı. 2007 Kürt sorunu
baharındaki cumhuriyet mitingleri çatışmanın do- AKP Kürt sorununu çözemedi; çözüm yolunda
ruğuydu. Mitingler bir iktidar yürüyüşüne dönüştü- bir adım bile atamadı. Bunu en güçlü olduğu dö-
rülebilir ve AKP iktidarı devrilebilirdi; o gün bu fır- nemde dahi başaramadı; düşüşe geçtiği bugün ba-
4
şarabilmesi tamamen olanaksız görünüyor. AKP bu ko- hemen hemen olanaksız. Daha ilk denklemde AKP’nin
nuda bir yol haritasından yoksundur ve tam anlamıyla duvara tosladığı görülüyor. Hem Suriye’de hem de içer-
“yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal” konumun-
de Hatay’da. Daha bunun Irak’ı var, Hizbullah Lübnan’ı
dadır. Uluslararası efendilerinin kendisine dayattığı bi-
var, İran’ı var, hatta Rusya’sı, Çin’i var… Tabii en önem-
çimde uzlaşamıyor; çünkü bu durumda içerde son dere-
lisi Türkiye’si var.
ce sert bir muhalefetle karşılaşacak ve büyük olasılıkla
AKP’nin ve Erdoğan’ın karşısında böyle muazzam
iktidarı kaybedecek. Savaşçı “çözüm”ü uygulayamıyor;
bir muhalefet bulunuyor. Kendinizi Amerikan satrancı-
çünkü hem Kürt sorunu (PKK sorunu da) çoktan bir iç
mesele olmaktan çıktı ve AKP (hatta efendileri de) tüm nın bir piyonu yaparsanız, karşınızda da böylesi bir gü-
“savaş alanı”na hakim değil, hem de AKP’nin -aslında cü bulursunuz. Ve bu acımasız satranç tahtasında her an
büyük felaketler getirebilecek- böylesi bir “çözüm”e yel- feda edilebilirsiniz…
tenebilecek ne gücü ne toplumsal desteği ne de olası bir
Toplumun İslamileştirilmesi
başarısızlık riskini göze alacak cesareti var.
Fakat Türkiye’de Kürt sorununa (hatta daha daral- Türkiye toplumu daha fazla İslamileştirilebilir mi?
tıp terör sorununa diyelim) -herhangi bir biçimde- çö- Ülkemizin bütün kadınları kara çarşafa sokulabilir mi?
züm getiremeyen bir iktidarın iktidarını sürdürmesine Bütün okullar İmam-Hatipleştirilebilir mi? Türkiye’nin
olanak yoktur. AKP’nin belki de en büyük çıkmazı bu-
tarihsel birikimi ve toplumsal yapısı daha ne kadar İsla-
radadır. Kürt sorununda tamamen Amerikancı olunarak
mileştirilmeyi kaldırabilir? AKP bu konuda da sınırları-
Türkiye’de iktidarda kalınamaz. Tamamen Amerikancı
na ulaşmıştır.
olunmaz ise (tabii bunu ABD desteğiyle iktidara gelmiş
Türkiye halkının muhafazakâr olduğu söylenir. Doğ-
AKP için söylüyoruz) iktidarın ABD açısından bir anlamı
rudur, halkımız evdeki bulgura fazlaca düşkündür, ko-
kalmaz. Kürt sorunu öyle girift bir hal aldı ki, mevcut sis-
tem içinde bir çözümü gözükmüyor. Kürt sorunu apaçık layca riske atamaz. Aslında halklar evdeki bulgur tehli-
bir devrim sorunudur. keye girdiği zaman ayaklanırlar. Ve o ayaklanma evdeki
Kısacası AKP Kürt sorununda da duvara toslamıştır bulguru garanti altına aldığı gibi, Dimyat’taki pirince git-
ve çıkışı yoktur. menin de zeminini hazırlar. Ancak evdeki bulguru kur-
Bölgede taşeronluk taranlar Dimyat’taki pirince gitme hakkını kazanabilir-
ler.
Küresel sermaye ve emperyalistler AKP’nin ve Tayyip
Erdoğan’ın önünü kara kaşı kara gözü için açmadılar. A- AKP uygulamaları şimdiye dek evdeki bulgura vurgu
ralarında bir gönül bağı yok; ast-üst ilişkisi var. AKP ba- yaparak başarıya ulaştı. Bulgur uğruna bir nebze İslam-
zı sözler vererek ve görev alarak iktidara geldi. Dikkat cılığa da “eyvallah” dedi halkımız. Fakat gelinen nokta-
edilirse AKP’nin on yıldır hedef aldığı kesimler sosya- da AKP uygulamaları artık evdeki bulguru tehdit ediyor.
listler ve solcular değildir; anti-emperyalistlerdir, daha
Türkiye halkı tutucudur ama İslamcı değildir. İslamcılık
geniş anlamıyla milli (ulusal) kuvvetlerdir. Solcular, bu
fazla ileri gittiği an Türkiye’nin toplumsal gerçeklerine
niteliğe etkin bir biçimde sahip oldukları ölçüde hede-
toslar. Önümüzdeki dönemde İslamileştirme politikala-
fe dahil oldular. Demek ki alınan görev “anti-komünist”
rının zorlanmaya başlayacağını ve laik, demokratik, ay-
bir görev değildi, “emperyalist” bir görevdi. AKP, em-
dınlanmacı muhalefetin güçleneceğini göreceğiz.
peryalistlerin (özellikle ABD’nin) bölgedeki taşeronluğu
görevini alarak (bu sözü vererek) iktidar oldu. Ya sonrası?
Şimdi patronlar, taşerondan bu sözünü tutmasını
İnişe geçen iktidarın muhalefeti bol ve çeşitli olur. Bir
bekliyorlar. Ama bu görevi ifa etmek hiç de kolay değil.
bakmışsınız, küresel sermaye ve ABD bile AKP’yi orta-
Beşar Esad’ı Ergenekon, Ahmedinejad’ı Balyoz operasyo-
nuna dahil edip bir gecede tutuklayamazsınız! Ama bu- da bırakıvermiş, yeni seçenekler gündeme gelivermiş.
nu bir şekilde yapmak zorundasınız; yoksa efendiler açı- Sorun tam da burada. AKP’nin üstlendiği ama yapmakta
sından bir anlamınız kalmaz. zorlandığı politikaları “daha iyi” yapabilecek taze bir se-
AKP kendisi açısından çok tehlikeli bir denkleme da- çeneğin emperyalistler tarafından gündeme sokulması-
hil olmak zorunda kaldı: Ya Esad ya Erdoğan. Kendinizi
nın önlenmesi gerek. Türkiye’nin emekçilerinin ve tüm
“BOP Eşbaşkanı” olarak ilan ederseniz, bu denklemin de
anti-emperyalist kesimlerinin bağımsız hareketini örgüt-
içine girersiniz. Diyelim ki, bir şekilde bu denklemi çöz-
leyecek ve seferber edecek bir politik odak acil ihtiyaç.
dünüz; kurtuluş yok, ardından hemen diğeri gelecek: Ya
Bu ihtiyacın açılımını başka bir makaleye bırakalım ve
Ahmedinejad ya Erdoğan. Taşeronların kaderidir bu!
yazımızı şu tespitle bitirelim: Türkiye’deki sınıf mücade-
AKP ve liderleri bu denklemleri çözebilir mi? Böl-
gedeki bu tür her denkleme dahil olan Kürt sorununu lesinin tarafları yavaş yavaş AKP sonrasını da analizleri-
da dikkate alarak düşünelim. ABD’nin gücüne rağmen, ne katarak politika üretmeye başlayacaklar.
5
Kapak Dosyası
‘Gül’ kokulu rektörler,
Takunyalı üniversite
AKP ve cemaatlerin üniversitelerde gerici ideolojiyi nasıl hâkim kılmış olduğunu,
değişimin belirleyici unsuru olan rektörler aracılığıyla kanıtlama çabasının ürünü.
Ortaya çıkan tablo, epey törpülenen şaşırma ve endişelenme duyularımızı bilemeye
yetecek ölçüde malzeme sunuyor.
Şule Dede
H
er yeni rektör atamasında medyada YÖK’ün tercihi ve siyasetçileri üniversiteye uğruyor. Bu ziyaretler ikti-
yapılan rektörlük seçimiyle ilgili çeşitli söylentiler o- darın üniversite ile organik bağını oluşturuyor ve bu
kuruz. Her defasında, Abdullah Gül’ün tercihinin ar- bağı güncel tutuyor. Dosyayı uzatmamak için ziyaret-
kasında, atanan rektörlerin iktidara yakınlıklarından lerin dökümünü AKP’nin ileri kadrolarıyla sınırladık.
dem vurulur. Üniversitelerdeki iktidar hegemonyası AKP’liler dışında cemaatlere yakın olan dernek, kuru-
her fırsatta dile getirilir. Ne var ki üniversitelerdeki luş ve okul temsilcilerini de listelere ekledik.
değişimi, hiçbir alanın iktidar hegemonyasından ka-
Şirketler araştırma ısmarlıyor
çamayacağından hareketle kurgulamamızı sağlayan,
medyada ve toplumda çokça konuşulan birkaç parça Rektörleri atandıktan sonra önce AKP’li siyaset-
örnekle desteklemeye çalıştığımız tümdengelimci a- çiler sonra işadamları ve çeşitli sanayi dernekleri-
kıl yürütme, yanlış olmasa da, güncellenmedikçe ku- nin temsilcileri ziyaret ediyor denilebilir; öyle ki,
ru kalıyor. Bunu öngörerek hazırlamaya giriştiğimiz bazı rektörler seçim öncesinde bu dernekleri ziya-
bu dosya, AKP ve cemaatlerin üniversitelerde geri- ret ediyor ve projelerini anlatıyor. Rektörlük se-
ci ideolojiyi nasıl hâkim kılmış olduğunu, değişimin çimlerinin akademisyenlerin iradesinin ötesinde
belirleyici unsuru olan rektörler aracılığıyla kanıtla- başka dinamiklerce yürütüldüğünün bir kanıtını
ma çabasının ürünü. Ortaya çıkan tablo, epey törpü- da bu durum oluşturuyor. Aynı zamanda, rektörle-
lenen şaşırma ve endişelenme duyularımızı bilemeye rin tutumları, üniversite-sanayi ortaklığının üniver-
yetecek ölçüde malzeme sunuyor. sitelerin şirketlere bağımlılığı haline dönüştüğünü
Rektörlerle ilgili bilgileri bazı kıstaslara göre gösteriyor. Üniversitelerin işinin bilim üretmek ol-
derledik. Bunların bir kısmı araştırma öncesi, bir duğu ve sanayinin bu bilimden işine yaradığı ölçü-
kısmı ise edindiğimiz bilgilerle birlikte belirlediği- de faydalanabileceği gerçeği, neredeyse üniversite-
miz unsurlar. lerin, şirketlerin ihtiyacı olduğu için var olduğuna
evrilmiş durumda. Adnan Menderes Üniversitesi
Türbana destek vermemişse
Rektörü şirketlere “Sizin için ne yapabiliriz?” diye
rektörlük zor
boşuna sormuyor. Tabii, MÜSİAD’ın memleketin
Dosyayı hazırlamaya giriştiğimizde, 2008 yılında tümünde olduğu gibi üniversitelerde de sanayi or-
başlatılan Türbana Özgürlük İmza Kampanyası’nın taklığının parlayan yıldızı olduğunu dosyada oku-
katılımcısı olmanın rektörlüğün yolunu açan unsur- yacağınız örneklerden görmek mümkün.
lardan biri olduğuna ilişkin bir yargımız vardı. U-
Rektörlerin yoğun programları
laştığımız sonuçlar bizi yalanlamadı. Elde ettiğimiz
bilgiler, 103 rektörden 31’inin kampanyada imzacı ol- Bir başka kıstas ise rektörlerin düzenledikleri ve
duğunu gösteriyor. Özellikle taşra üniversitelerinde katıldıkları etkinlikler. En ilginç ayrıntılar buradan
kampanya imzacısı olmak, neredeyse rektör atanmayı çıkıyor. Genellikle sadece yerel gazetelere yansımış
sağlıyor. Bu yıl Eylül ayında yapılan ve 2008 yılında olan bu bilgiler, rektörlerin ideolojik olarak nere-
AKP iktidarı eliyle açılan üniversitelerin rektörlerinin de durduklarının en açık kanıtlarını sunuyor. Ü-
belirlendiği atamada, imzacıların oranı yüzde elli. İk- niversite rektörlerinin, bir kısmı üniversite içinde
tidarın, geri kalan yüzdeye girenlerin atanması konu- yapılan, Kuran, peygamber, şeyh anmalarıyla do-
sunu şansa bırakmadığı da başka kıstaslarla sabit. lu, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin önemli yer
tuttuğu programlarına tanık oluyoruz.
Rektörlerin makamından AKP’liler ve
Cemaatçiler eksik olmuyor Evrim karşıtı Adem Tatlı
yeniden üniversitelerde
Araştırmada ikinci olarak gözümüze çarpan, rek-
törlerin ziyaretçileriydi. Hemen her üniversitede, ö- Bu etkinliklerden biri birkaç üniversitede ortak:
zellikle rektör atandıktan hemen sonra AKP’nin yerel Adem Tatlı tarafından verilen evrim konferansları.
66
Adem Tatlı, evrime karşı yaratılış- yeni atanan rektörlerle ilgili söylen- alıyor. Üniversitelerde yasal olarak
çılığı savunduğu Evrim ve Yaratılış tileri, henüz somut hiçbir delilin ol- hâlâ uygulanması gereken fakat rek-
adlı kitabını yıllarca üniversiteler- maması nedeniyle yazmayı uygun törlerin katkılarıyla alttan ve yasadı-
de ders kitabı olarak okutan bir pro- görmedik. şı olarak kaldırılan türban yasağını
fesör. Kitapta yazdıkları nedeniyle, delenleri uyaran akademisyenlerin
Camiler:
2005 yılında YÖK tarafından hak- haklarında, mobbing uyguladıkları
Yeni yaşam alanları
kında soruşturma açılan Tatlı, so- gerekçesiyle disiplin soruşturmaları
ruşturma sonucunda üniversiteden Araştımanın sunduğu veriler de- açılıyor. Dosyamızda, bu uygulama-
ihraç edildi. Fakat bugün, Tatlı ye- ğerlendirildiğinde birkaç husus öne nın örneklerini bulacaksınız.
niden üniversitelere dönmüş du- çıkıyor: Bunlardan ilki üniversite-
Dönüşüm yeni
rumda. Tatlı’nın bilimi reddettiği lerde yaygınlaşan ilahiyat fakülteleri
üniversitelerde daha hızlı
konferansları üniversitelerin en bü- ve camiler. Geçtiğimiz dört ay için-
yük salonlarında, rektör eşliğinde de Bakanlar Kurulu, toplam on ila- Genel olarak değerlendirildiğinde,
gerçekleşiyor. Kendisine plaketler hiyat fakültesi kurulması kararı aldı. köklü bir geçmişe sahip, yapısı itiba-
sunuluyor ve yaratılışçı savları üni- Yeni açılan imam hatip okullarından riyle oturmuş üniversitelerde değişim
versitelerin internet sitelerinde du- doğacak talebi karşılamaya yönelik sürecinin daha sessizce ilerlediği söy-
yuruluyor. olsa gerek. Cami yapımı ise üniver- lenebilir. Bu üniversitelerin rektörle-
siteler için artık oldukça normal bir ri, siyaseten durdukları noktayı açık-
İnternet sitelerinden
durum. Özellikle işadamları ya da ça belli etmekten kaçınan ve iktidara
vaazlar
şirketlerin bağışlarıyla yapılan ca- mesafeli görünen adaylardan seçili-
Üniversitelerin internet siteleri miler, büyüklükleri bakımından da yor. Özellikle yeni açılan üniversite-
demişken… Bu siteler, araştırma bo- birbiriyle yarışıyor. Bu noktada Di- lerde ise, AKP ve cemaat hegemon-
yunca kullandığımız en verimli kay- yanet İşleri Başkanı’nın camilerin yası oldukça net. Bu üniversitelerin
naklarımızdan. Özellikle rektörlerin üniversite öğrencileri arasında bir rektörleri ise, üniversite içinde ya da
dini vesilelerle verdikleri mesajlara yaşam merkezi haline getirilmesi ge- dışında, dinci gericiliği ellerindeki
buralardan ulaşmak mümkün. Üni- rektiği sözünü unutmayalım. Artık tüm olanaklarla açıkça propaganda
versite tarafından dini mesajların pek çok üniversitede camiler sosyal etmekten çekinmiyor.
verilmesi bir yana, mesajların bir i- hayatın merkezinde olacak biçimde
Dosya katkılarınızla
mamın vaazından farksız olması ne- kurgulanıyor. Mehmet Akif Ersoy
tamamlanacak
deniyle, mesajların büyük kısmını Üniversitesi’nde yapımına başlanan
dosya içinde paylaştık. 70 bin metrekarelik külliye inşası Dosyaya geçmeden önce bir de
bunun bir örneği. Külliye, bugüne duyuru yapalım. Bütün bu çalışma
Fahri doktoralar
ait bir yapı kompleksi değil. Osman- internetin olanakları çerçevesinde
kimlere gidiyor?
lı döneminin önemli yapılarından o- yapıldı. İnternet ortamı bir dehliz;
Son olarak, Rektörlüklerin fahri lan külliyeler, merkezde cami olmak pek çok bilgiye ulaşmak mümkün.
doktora unvanı vermeyi uygun gör- üzere medrese, kütüphane, türbe, Fakat bu, aynı zamanda bir olum-
düğü kişileri de rektörlerle ilgili bil- hamam, tekke, zaviye gibi yaşam a- suzluk; çünkü verimli bir araştırma
gilere ekledik. Hatırlanacağı üzere, lanlarını barındıran yerleşkelerdir. yürütebilmek için bir önbilgiye sahip
İnönü Üniversitesi Rektörü üniver- Peki, bugün bir külliye yapmak ne olmak gerekiyor. Fakat yaklaşık yüz
siteye bağış yapan işadamı Mahmut anlama geliyor? Mehmet Akif Ersoy üniversitenin tamamında neler olup
Çalık’ın elini öpmüştü. “El öpmek” Üniversitesi’nde yapıldıktan sonra bittiği hakkında önbilgimizin nok-
her rektörün yapacağı iş değil; fa- göreceğiz. san olduğu kesin. Aynı zamanda ya-
kat fahri doktoraların içinde taşıdı- pılan aramaların büyük çoğunluğun-
Türban serbestliği için
ğı minnet duygusunu da en iyi bu da, iktidarın hâkim olduğu medya
“mobbing ofisleri”
görüntüyle anlıyoruz. Dosyada, rek- gruplarının bilgisine ulaşılabiliyor.
törlerin kimlere minnet duyduğunu, İkincisi, gerici dönüşüme dire- Dosya içinse çoğu zaman kenarda
fahri doktoraların alıcıları aracılığıy- nen akademisyenleri üniversiteler- köşede kalmış haberlere ulaşmak
la aktarmaya çalıştık. den uzak tutmanın aracı olarak açı- durumunda kaldık. Kenara köşeye
Tüm bunlarla birlikte, üniversi- lan “mobbing ofisleri”. İş yerlerinde her zaman temas edememiş, önemli
telerde yaşanan kadrolaşmayla ilgi- mobbing, kişi yada kişilerin göre- olan pek çok bilgiyi atlamış olabili-
li, çeşitli kaynaklardan öğrendiğimiz vinden ayrılması amacıyla uygula- riz. Bu nedenle dosya henüz tamam-
olaylara ve iddialara da dosya içinde nan psikolojik şiddet olarak tanım- lanmış değil. Sizlere sunduğumuz bu
yer verdik. lanabilir. Üniversitelerde yaygınlaşan ham halinin üzerine koymak ve dos-
Dosyada okuyacaklarınız dışın- ve iyi niyetli bir girişim gibi görünen yayı geliştirmek için konu ile ilgi-
da, yasal gerekçelerle yer veremedi- mobbing ofisleri, türban serbestliğine li aktaracakları olan okurlarımızdan
ğimiz pek çok söylenti var. Özellikle karşı duran akademisyenleri hedef katkılarını bekliyoruz.
7
Kapak Dosyası
TÜRKİYE’NİN REKTÖR HARİTASI
Abant İzzet Baysal
Adem Ersoy atandı. YÖK listesinde i- rincioğlu 101 oyla üçüncü sırada
Üniversitesi Rektörü
kinci sıradaydı. 2007 seçimlerinde yer aldı. YÖK listesinde ise ilk sıraya
Prof. Dr. Hayri Coşkun AKP Adana Milletvekilliği için aday yerleştirilen Birincioğlu, Gül tarafın-
AKP milletvekilleriyle adayı olmuştu ve Türbana Özgür- dan atanan isim oldu.
lük Kampanyası’nın imzacılarından- Seçimde MHP eğilimli öğretim
“destek” toplantısı
dı. Prof. Dr. Adem Ersoy, ABTÜ’nün üyelerinin desteğini aldığı belirti-
Rektörlük seçiminde Atilla Kı- Çukurova Üniversitesi’ne 9 km me- len Mustafa Birincioğlu (6), özellik-
lıç’tan 42 oy az almış olmasına rağ- safe ile kurulacak olmasına ilişkin le üniversite-sanayi işbirliği üzerin-
men YÖK listesinde ilk sıraya konan “Amerika’nın Boston şehrine gidin de duruyor. TGRT Haber’e verdiği
Prof. Dr. Hayri Coşkun, 2010 yılın- her durakta bir üniversite kurulu” a- bir röportajda Birincioğlu, bir işbir-
da Abdullah Gül tarafından rektör çıklamasını yapmıştı. (3) liğinden çok sanayi için eleman ye-
atandı. tiştiren bir üniversite kurguluyor:
Adıyaman Üniversitesi
Rektör seçildiği dönemde, Coş- “Jeotermal yatırımcılarıyla üniver-
Rektörü Prof. Dr.
kun hakkında profesörlüğe yüksel- sitemizin niyetini kullandık. Biz si-
Mustafa Talha Gönüllü
mesinde usulsüzlük yapıldığı gerek- ze eleman yetiştirelim, teknisyen
çesiyle bir soruşturma yürütüldüğü Referansı yetiştirelim, sizler için gezici labo-
hakkında haberler çıkmış, YÖK so- ratuvarlar oluşturalım. Sizin neye
İslam kültürü
ruşturmanın Coşkun’un çalışmaları- ihtiyacınız varsa, biz üniversite ola-
nı inceleyen profesörlük jürisine yö- Yapılan rektörlük seçiminde ve rak yanınızda olalım. Çünkü sizler
nelik yapıldığını açıklamıştı. (1) YÖK listesinde ikinci sırada yer alan bizim bölgemize milyonlarca dolar
Rektörlük seçimlerine siyase- Prof. Dr. M. Talha Gönüllü, 2011 yatırım yapan insanlarsınız. Sizler
tin karışmasından duyduğu endişe- yılında rektör atandı. Aynı dönem- bizim başımızın tacısınız. Biz sizin i-
yi belirtmek üzere Abdullah Gül’e de atanan rektörlerin içinde, YÖK çin ne yapabiliriz? Üniversite olarak
bir mektup yazan İzzet Baysal Vak- listesinde birinci sırada olmayıp Ab- bizim bakış açımız bu yönde.” (7)
fı Başkanı Ahmet Baysal, yaptığı ba- dullah Gül tarafından atanan tek
Afyon Kocatepe
sın açıklamasında, üniversite içinde rektördü. 2011-2012 akademik yı-
Üniversitesi Rektörü
AKP İl Başkanı ve iki AKP Bolu mil- lı açılış töreninde yaptığı konuşma-
Prof. Dr. Mustafa Solak
letvekilinin rektör adayı Prof. Dr. sında şöyle diyordu: “Özellikle İs-
Hayri Coşkun ile destek anlamında lam kültürü içinde üniversiteler, YÖK Başkanı
bir toplantı yaptığını söylemişti. (2) geleceği yönlendiren ilmin ve ahla- danışmanlığından
ki değerlerin üretildiği ve korundu-
Adana Bilim ve Teknoloji rektörlüğe
ğu merkezler olmuşlardır. Bu açıdan
Üniversitesi Rektörü
üniversiteyi bu manasıyla anlama- Yusuf Ziya Özcan’ın YÖK
Prof. Dr. Adem Ersoy
ya çalışmak gerekir.” Bu anlayışla Başkanlığı’na gelmesiyle birlik-
Milletvekili olamadı, İslami Bilimler Fakültesi’ni kurdu te Ocak 2008’de YÖK Başka-
ve Diyanet İşleri Başkanlığı, Diya- nı Danışmanlığı’na, Şubat 2008’de
rektör oldu
net Vakfı ve Adıyaman Üniversitesi Yükseköğretim Denetleme Kuru-
Binası ve öğrencisi olmayan, kam- Cami ve Külliye Yaptırma ve Yaşat- lu Üyeliği’ne, Kasım 2008’de ise
püsü için Çukurova Üniversitesi’nin ma Derneği ile ortaklaşa, üniversi- Yükseköğretim Denetleme Kurulu
Turunçgil Gen Bahçesi’ne göz koyu- te içinde 4 bin kişilik cami yapımını Başkanlığı’na atanan Mustafa Solak
lan bir üniversite olan ABTÜ’ye, 2011 başlattı. (4, 5) 2010’a kadar bu görevini sürdürdü.
yılında kurucu rektör olarak Prof. Dr. (8, 9) 2011’de rektör olarak atanan
Adnan Menderes
Prof. Dr. Mustafa Solak, yapılan se-
Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Üniversitesi Rektörü
Adem Ersoy, 2007 seçimlerinde AKP Adana çimlerde ve YÖK listesinde birinci
Milletvekilliği için aday adayı olmuştu. Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu adaydı.
‘Şirketler Bu, Mustafa Solak’ın ilk rektörlük
adaylığı değildi. 2008 yılında Yalova
başımızın tacı’
Üniversitesi rektörlüğü için YÖK lis-
2010 yılında yapılan seçimde tesinde birinci sıradaydı. Fakat Gül,
mevcut rektör Prof. Dr. Şükrü Boy- Türbana Özgürlük Kampanyası için
lu 130 oyla ilk sırada, Prof. Dr. H. imza veren ve listede üçüncü sırada
Sema Başak 122 oy ile ikinci, M. Bi- yer alan Niyazi Eruslu’yu atadı.
88
Ağrı İbrahim Çeçen
“ilim erbabından öğrenmek, bu dona- Akaydın da atanmamasının ardından
Üniversitesi Rektörü nımı kazanmak, gerçekten mutluluk “Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ka-
Prof. Dr. İrfan Aslan verici” şeklinde konuştu. (14, 15) zanımlarını savunmam, bir kusur o-
Kutlu Doğum 2012 Eylül ayında gerçekleştiri- larak görüldü. Türbanın faturasını ö-
len seçimde ve YÖK listesinde ilk sı- düyorum” yorumunu yapmıştı. (19)
Haftası’ndan Vahyin
rada bulunan Prof. Dr. İrfan Aslan Bu yıl, Temmuz ayında yapılan
Işığında Evrim tekrar rektör atandı. seçimlerde ilk sırada bulunan İsrafil
Kurtcephe, YÖK listesinde Prof. Dr.
Konferansı’na… Ahi Evran Üniversitesi
İbrahim Demir’in ardından ikinci sı-
Rektörü Prof. Dr.
2008 yılında kurucu rektör ola- raya konuldu. Fakat Gül’ün tercihi
Sebati Kudret Saylam
rak atanan İrfan Aslan, Türbana Öz- Kurtcephe’den yana oldu.
gürlük Kampanyası’nın imzacıların- Kadın ve erkekler Kurtcephe göreve geldikten son-
dan biri. ra, Milli Savunma Bakanı Vecdi
birlikte havuza
İrfan Aslan, 3 Nisan 2011’de Gönül’le birlikte Aydınlar Ocağı,
“Ahmed-i Hani’nin Fikir Dünyası” i- giremez Birlik Vakfı, Resanet Vakfı yönetici-
simli konferansta konuşmacı olarak lerini makamında ağırladı. (20)
Rektörlük seçiminde ve YÖK lis-
yer aldı. (10) Ahmed-i Hani Kürt Not: Rektör Kurtcephe’nin icraat-
tesinde birinci sırada olan S. Kudret
Edebiyatının en bilinen eserlerin- ları hakkında geniş bilgiyi dosyamı-
Saylam, 2011 yılında rektör atandı.
den Mem û Zîn’in yazarı. Hanî ay- zın eklerinde okuyabilirsiniz.
Nisan 2011’de yapılan rektör-
nı zamanda mutasavvıf ve yaşadığı
lük seçiminden hemen önce Say- Aksaray Üniversitesi Rektörü
dönem olan 17. yüzyılda yerel halk
lam ve ekibi, 12 Haziran 2011 ge- Prof. Dr. Mustafa Acar
tarafından şeyh olarak biliniyordu.
nel seçimlerinde Kırşehir AKP ‘Üniversite yönetimini
(11) Risale-i Nur’da bu özellikle-
birinci sıra milletvekili adayı olan
ri ile adı geçen Ahmed-i Hani, hem akademisyenlere
Abdullah Çalışkan’a seçimlerde
Kürt kimliğini sahiplenmesi hem de
başarılar dilemek üzere ziyarette seçtirmek saçma’
dini kabulleri nedeniyle, AKP’nin
bulundu. (16)
Kürt halkını kazanmaya yönelik Acar, 2011’de atandı. Rektörlük
Üniversitenin internet sitesinden
söylemlerinde başvurulan kişiler- seçiminde, 60 oy alan Prof. Dr. Nec-
Saylam’ın icraatlarını takip etmek
den biri. Tayyip Erdoğan 2009 yı- det Sağlam ve 54 oy alan Prof. Dr.
mümkün. Sitede, Haziran ayında,
lında yapılan AKP 3. Olağan Büyük Ahmet Alıcılar’ın arkasından 46 oyla
yeni açılan yüzme havuzu müjdesi-
Kongresi’nde Ahmed-i Hani’yi, “Ah- üçüncü geldi. YÖK listesinde ise ilk
nin altında şu bilgi veriliyor: “Pazar-
medi Hani’siz, Bitlisli Said-i Nursi’siz sıradaydı ve Gül tarafından atandı.
tesi ve Perşembe günleri bayanlara,
bir Türkiye’nin maneviyatı noksan Mustafa Acar’ı kişisel internet si-
haftanın diğer günleri de erkeklere
kalır” sözleriyle hatırlatmıştı. (12) tesinde yazdığı güncel-politik yazıla-
hizmet verecektir.” (17)
İrfan Aslan 2011 yılında, düzenli rından bazı alıntılarla tanıyalım: (21)
aralıklarla işadamlarına üniversite- Akdeniz Üniversitesi Rektörü “(…) Devletin küçültülmesi, ik-
de konferans verdirme projesini ha- Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe tisadi faaliyetlerin piyasaya bıra-
yata geçirdi. Çağırılan ilk konuk ise Aydınlar Ocağı, kılması, milletin malının siyaset-
MÜSİAD Eski Başkanı Erol Yarar’dı. bürokrasi-çıkar grupları tarafından
Birlik Vakfı, Resanet
Aslan, 2011 yılında Ağrı İl Müftülü- yağmalanmasına son verilmesi ve
ğü tarafından Kutlu Doğum Haftası Vakfı yöneticileri kaynak israfının önüne geçilmesi
dolayısıyla düzenlenen “Peygamber demek olan özelleştirmenin ivedi-
rektörlük makamında
Efendimiz ve Merhamet” başlıklı likle bitirilmesi ekonomik ve politik
konferansta katılımcıydı. (13) 2008 yılında yapılan rektör- dönüşüm süreci için oldukça önem-
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, lük seçimlerinde Prof. Dr. Musta- li bir başarı olacaktır.” (Sevapları ve
2012 yılının Mayıs ayında ise, Vah- fa Akaydın’ın yerine geldi. Akaydın Günahlarıyla AK Parti İcraatları: E-
yin Işığında Evrim Konferansı’na ev seçimlerde ilk sırada yer almasına leştirel Bir Değerlendirme-1)
sahipliği yapan üniversiteler zincirine rağmen Abdullah Gül tarafından a- “(…) Örneğin bir Tapu Kadastro
katıldı. Konferansta, evrim karşıtlığıy- tanan İsrafil Kurtcephe oldu. Prof. Genel Müdürü’nü tapu dairesinde
la tanınan Prof. Dr. Adem Tatlı, eski Akaydın’ın AKP’nin türbana yöne- çalışan memurlara seçtirmek ne ka-
öğrencisi olan İrfan Aslan’ı rektör ola- lik Anayasa değişikliği, YÖK Başka- dar saçma ise, devlet üniversitesinin
rak görmekten dolayı gururlandığını, nı Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın rektör- üst yöneticisini de akademisyenlere
en güzel ve hoş konferanslardan biri- lere gönderdiği türban genelgesi ve seçtirmek o kadar saçmadır. Sadece
ni vermenin mutluluğunu yaşadığını Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde al- saçma değil, aynı zamanda çok da
söyledi. Aslan ise, Türkiye’de tartış- dığı muhalif tavır nedeniyle atanma- maliyetlidir.” (Evrensel düşünen ye-
malara neden olan evrim konusunu dığına yönelik haberler çıkmış, (18) reli gözeten bir üniversite)
9